Geçtiğimiz günlerde Gülistan Doku cinayetiyle ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Yıllardır intihar denilen, telefon kayıtlarının silindiği, delillerin karartıldığı ve cinayetin aydınlatılmadığı bir sürecin içindeydik. Bu gün yaşanan gelişmeler ise bize karşımızda nasıl bir karanlığın olduğunu, suçu gizlemek için birbirine kenetlenen, emniyetten valiliğe tüm mekanizmaları gözler önüne seriyor. Diğer bir yandan ise KYK’da asansör faciasında hayatını kaybeden Zeren Ertaş davası sonuçlandı. Kamu görevlilerinin yargılandığı davada yurttan ve asansörün bakımından sorumlu olup öğrencilerin tamir edilmesi talebini görmezden gelen herkes suçsuz bulundu. Geçtiğimiz aylarda ise üniversite kampüslerinde iki kadın katledilmişti. Ne sokaklarda ne kampüslerde güvenliğimiz sağlanmazken failler cezalandırılmazken kadınlar her gün katledilmeye devam ediyor.
Genç kadınlar olarak bu gelişmeleri takip ederken aynı zamanda pek çok sorunla mücadele ediyoruz. Üniversitelere ayrılan bütçe giderek azalıyor; yönetimler, öğrencilerin ihtiyaçları yerine ücretli otopark gibi gelir getirici projelere öncelik veriyor. KYK bursu yalnızca 4 bin liraya çıkarılmış durumda. Ekonomik zorluklar karşısında eğitime destek sağlanması gerekirken, kampüslere İŞKUR programları getirilerek öğrenciler çalışmaya yönlendiriliyor. Bu koşullarda bizler her gün yemeğimizi, kiramızı ve kredi borçlarımızı düşünmek zorunda kalıyoruz. Geleceğimizi kurmak bir yana, bugünü kurtarma telaşı içinde kayboluyor; yurtlarımıza ya da evlerimize kapanıyoruz.
Kampüslerde atanmış rektörlerin baskısı da devam ediyor. Yıldız Teknik Üniversitesinde (YTÜ) eğitim yılının başında pasife alınan Kadın Çalışmaları Topluluğu, yasal süre dolmasına ve gerekli koşulları sağlamasına rağmen çeşitli bahanelerle hâlâ açılmıyor. Kadın kulüpleri birçok üniversitede çeşitli baskı ve sansürlerle karşı karşıya kalıyorlar. Cinsel Tacizi Önleme Kurulu ise neredeyse hiçbir üniversitede aktif çalıştırılmıyor. Kadınların üniversitelerde yaşam koşulları değerlendirilmiyor, talepleri görmezden geliniyor. YTÜ kampüsüne yeterli ışıklandırma sağlanmıyor; ring seferleri gittikçe azaltılıyor; kadınların derslerde, laboratuvarlarda eşit bir eğitim alması ve aktif katılımı garanti altına alınmıyor. Yaşadığımız sorunlar karşısında kapısını çalabileceğimiz, taleplerimizi iletebileceğimiz hiçbir birim kalmamış durumda. Kadınlar her şeye rağmen çeşitli dayanışma gruplarıyla buluşmalarına devam ediyor ancak astıkları afişler bile iki saat sonra güvenlik birimi tarafından toplanıyor.
Ancak kampüslerden sokaklara yaşadığımız zorluklar, bizi hayattan koparmıyor. Aksine yaşama daha sıkı tutunmamıza; sıra arkadaşlarımıza, kız kardeşlerimize daha sıkı sarılmamıza yol açıyor. Çünkü yaşadığımız sorunların tekil olmadığını, sadece bizim başımıza gelmediğini biliyoruz.
Bu gün karşımızdaki zorluklar; süregelen cezasızlığın, bilerek genç kadınları göz ardı eden ekonomi programlarının, belediyelerden üniversitelere atanmışların baskılarının bir sonucudur. Bu düzeni kabul etmiyoruz. Eşit bir eğitim almadığımız sıralarımızdan, barınamadığımız yurtlarımızdan, kapının kilidini kontrol etmeden uyuyamadığımız evlerimizden sokaklara dökülüyoruz. 1 Mayıs’ta taleplerimizle, hayatımızın ve geleceğimizin güvence altına alınması için eşit ve özgür bir yaşamı beraber kurmak için şiddete ve yoksulluğa karşı, savaşlara karşı, bizi karanlığa mahkum etmeye çalışanlara karşı sıra arkadaşlarımızla alanlara çıkıyoruz. Kampüslerin ve yurtların güvenliğinin sağlanmasını, akademide eşitliği, cezasızlık politikalarının son bulmasını, CİTÖK ve benzeri mekanizmaların etkinleştirilmesini, aile yılı politikalarının son bulmasını talep ediyoruz! Kız kardeşlerimizi 1 Mayıs’ta alanlara beraber çıkmaya, taleplerimizi beraber haykırmaya çağırıyoruz.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Ergenekon okulu buluşmasından notlar:1 Mayıs’ta taleplerimizle alandayız
Okul mücadelesi sürecinde yan yana gelen kadınlar; güvenli eğitim, ücretsiz kreş ve insanca yaşam talepleriyle 1 Mayıs'ta alanlarda olma çağrısı yaptı.
8 Mart’ta yaptığımızı 1 Mayıs’ta da yapalım!
Samatya Ekmek ve Gül Grubundan sağlık emekçisi kadınlar 8 Mart’ta gerçekleştirdikleri birliği 1 Mayıs’a taşımaya hazırlanıyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
























