14 yaşında istismara uğradı, evlendirildi; 19’unda boşandı ve şikayetçi oldu
Diyarbakır’da 14 yaşında cinsel istismara uğrayan G.Ö, kendisini istismar eden A.Y. ile evlendirildi, 19 yaşına boşandı, Cinsel istismardan suç duyurusunda bulundu. G.Ö adalet mücadelesi veriyor.

Jinnews’ten Safiye Alagaş’ın haberine göre Diyarbakır’da yaşayan G.Ö, kadın mücadelesiyle umut ışığı olan kadınlardan biri. Henüz küçük yaşlarda babasını kaybedince babaannesi ile yaşamaya başlayan G.Ö, okumak istemesine rağmen sadece ilkokul 5’e kadar okutuldu. 14 yaşındayken o dönem 41 yaşında olan A.Y’nin cinsel istismarına maruz kalan G.Ö, daha sonra evlilik adı altında bu erkekle birlikte yaşamak zorunda bırakıldı. Sistematik cinsel istismar ve şiddet, evlilik adı altında yıllarca devam etti.

G. Ö. 18 yaşına girdiğinde A. Y. ile resmi olarak evlendirildi. 19’una geldiğinde ise boşandı. Boşanma davası sırasında mahkemede çocukken cinsel istismara uğradığını ve kendisini istismar eden A. Y. ile birlikte yaşamak zorunda kaldığını anlatarak, şikayetçi oldu.

Tüm bunları heyete anlatmasına rağmen mahkeme konuyla ilgili hiçbir hukuki girişimde bulunmadı. G.Ö, bir yıl önce çocuklarının velayetinin kendisinden alınmasının ardından yeniden savcılığa giderek cinsel istismara ilişkin suç duyurusunda bulundu. G.Ö., ayrıca çocuklarının velayetini alabilmek için yeniden dava açtı. Savcılık velayet davasını açtı ancak cinsel istismar suçunu işleyen A.Y.’yi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Açılan davanın ilk duruşması ağustos ayında görülecek. Velayet davası ise temmuz ayında.

ABLASI DA ÇOCUKKEN EVLENDİRİLDİ
Yaşadıklarını anlatırken aynı travmayı yeniden yaşayan G.Ö, “Bizi okutmadılar. Kız çocuğu okumaz dediler. Ablam evliydi o da küçük yaşta evlendirilmişti. A. Y. ablamın kaynıydı. Sürekli bize geliyordu. Babaannem yaşlıydı onun dışında kimsemiz yoktu. Ben 14 yaşındaydım. A.Y. o zaman benden 20 yaş büyüktü. Bana hep ‘Sen benimle evleneceksin, seni kimseye vermem benim olacaksın’ diyordu. Bana bir şeyler alıp kandırıyordu. Ben hem korkuyor hem de anlamadığım için kimseye bir şey anlatamıyordum” diyerek yaşadıklarını anlattı.

Bir gün evde yalnız iken A.Y.’nin eve gelerek kendisini ablasıyla tehdit ettiğini belirten G.Ö, şöyle devam etti: “Ablamı çok sevdiğim için bir şey diyemedim. Beni istismar etti. Evlenmek istemiyordum, daha çocuktum kimseye bir şey anlatamadım. Aradan birkaç gün geçti ailesiyle birlikte istemeye geldiler. Babaanneme anlatamadım. ‘Ben evlenmek istemiyorum’ dedim ama bir şey değişmedi. Kimse sesimi duymadı bile. Düğün öncesi tehditlerle defalarca tecavüz etti. Sonra evlendirdiler. Ben evliliğin ne olduğunu bile bilmiyordum.”


KIZ ÇOCUĞU DOĞURDUĞUM İÇİN HAKARET EDİP ŞİDDET UYGULADI
A.Y.’nin ailesinin yaşadığı köye götürülerek, burada ailesiyle aynı evde yaşamak zorunda bırakıldığını dile getiren G.Ö, sistematik şiddete maruz bırakıldığını anlatarak, “Geldiğinde de şiddet uyguluyordu. Ailesinin kölesi olduğumu söyleyip çalıştırıyordu. Sonra hamile kaldım. Çocuğun doğumuna dahi gelmedi. Doğumda ablam beni hastaneye götürdü. Ben de ablam da çocuktuk. Sürekli şiddet görmemize rağmen bir yere gidemiyorduk çünkü gidecek yerimiz yoktu. Bir kızım doğdu. Doğumdan sonra dinlenmeme dahi izin vermediler. Kız çocuğu doğurduğum için hakaret edip şiddet uyguladı. ‘Sanki erkek mi doğurmuşsun?’ deyip dinlenmeme izin vermediler. Aynı gün çalıştırdılar” diye konuştu.

Bir yıl sonra ikinci kızının doğduğunu belirten G.Ö, çocuklarını tek başına büyüttüğünü anlattı. Evlendirildiği erkekle hiçbir zaman anlaşamadığını, şiddet gördüğünü ve çocuklara bakılmadığı için amcasının evine sığındığını kaydeden G.Ö, “Ben amcamlardayken geldi. Öldüresiye dövdü. 18 yaşına girdiğimde resmi nikah kıymıştı. Sonra köyden Diyarbakır merkeze yerleştik. 19 yaşına girdiğimde boşanma davası açtım. Çocuklarıma tek başıma baktım. Benim çocuklarıma düşkünlüğümü görünce nafaka vermemek için 1 yıl önce çocuklarımı benden aldı” diye konuştu.

‘ÇOCUKLARIM DA ŞİDDETE GÖRÜYOR’
Çocuklarına bakabilmek için birçok işte çalıştığını anlatan G.Ö., çabaları sonucunda kendisine ait bir iş kurduğunu, ekonomik olarak kimseye ihtiyacı olmadığını söyledi.
Çocuklarını sadece hafta sonu ve yılda 15 gün görebildiğini anlatan G.Ö, şöyle devam etti: “Çocuklarımın üvey anneleri onlara şiddet uyguluyor. Çocuklara bakmıyorlar. Hakkım olduğu halde çocukları ancak icra yolu ile görebiliyorum. Çocukları bir hafta sonu aldım yanıma. Banyo yaptıracaktım. Vücutlarında morluk gördüm. ‘Ne oldu?’ diye sorduğumda şiddet gördüklerini söylediler. Çocuk şubeye götürdüm pedagog eşliğinde ifadeleri alındı. Darp raporu aldık. Çocuklarımın benim hayatımı yaşamalarını istemiyorum. Çocuklarımın tekrar bana verilmesini istiyorum. Şiddetten kurtulsunlar istiyorum. Onları düşünmekten uyuyamıyorum. Yemek vermiyorlar, köyde yaşıyorlar benden uzakta. Anneyim benim, en doğal hakkım onları görmek. Onlara hasret yaşıyorum.”
Çocuklarının tekrar kendisine verilmesi için mücadele eden G.Ö, kadınlardan da destek istedi. Kadınlara seslenen G.Ö, “Kadınlar kendilerini ezdirmesin. Zulme boyun eğmeyerek mücadele etsin” çağrısında bulundu.
İlgili haberler
Bir çocuk istismarı davasının anatomisi

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonundan Canan Güllü’nün bir vaka deneyimi üzerinden anlattıklarıyla...

Çocuk istismarı davası 4 yıl mı sürecek?

İzmir’de bir baba 7 yaşındaki kızının üvey abisi tarafından istismara maruz kaldığını anlattı. Davan...

Kayısı fabrikasında çocuk işçilerin ‘çocuk istisma...

Malatya’da bir kayısı fabrikasının paketleme bölümünde 16-20 yaş arası işçilerin makine gürültüsü ar...