Aile Bakanı’ndan müjde (2): Kadın Konukevleri yaygınlaşacak
Nüfusu 100 bini geçen belediyeler sığınmaevi açmak zorunda, ama açmıyorlar! Bakan da eksikliğe dikkat çekiyor, ‘açılsın diye mektup yazdım’ diyor.

Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin önlenmesi, cinsel taciz mağduru kadınların korunması için önemli adımlar atmaya hazırlandığını söyleyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Salman Kaya’nın projelerinden biri “Şiddete karşı elektronik kelepçenin yaygınlaştırılması”ydı.
Diğer uygulamalar ise “Kadın konukevlerinin yaygınlaştırılması, Kadın İzleme Merkezleri kurulması, tüm organize sanayi bölgelerinde kreşler açılması” olarak ifade edildi.
Dosyamızın bugünkü bölümünde bu uygulamalardan “kadın konukevlerinin yaygınlaştırılması”nı ele alıyoruz.

Aile Bakanı diyor ki;
“KADIN KONUKEVİ AÇILMASI İÇİN MEKTUP YAZDIM”
“Büyükşehir, il ve nüfusu 100 binin üzerinde olan ilçe belediyelerin şiddet gören kadınların çocukları ile birlikte barındığı sığınma evleri açma zorunluluğu bulunuyor. Söz konusu madde çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, yerel yönetimlere bağlı faaliyet yürüten 33 kadın konukevinden yalnızca 8'i büyükşehir belediyesi bünyesinde açılmış. İhtiyaç analizleri sonucunda, bünyesinde kadın konukevi bulunmayan, 22’si büyükşehir belediyesi olmak üzere nüfusu 100 binin olan 88 belediyenin öncelikli olarak kadın konukevi açması gerektiği tespit edildi. Bunun için İçişleri Bakanlığına mektup yazdım.”

Diyoruz ki;
MEKTUP YAZMAK YETMEZ, BÜTÇE VE PERSONEL LAZIM!
* Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2016-2020 Ulusal Eylem Planı, hükümetin şiddeti önleme planlarını açıkladığı üçüncü eylem planı; ilki 2007-2010, ikincisi 2012-2015 yılları arasını kapsıyordu. İlk eylem planı hazırlandığında o zamanki Belediye Kanunu, nüfusu 50 bini geçen belediyelere kadın ve çocuklar için sığınmaevi açma yükümlülüğü getiriyordu. 2005 yılında kanunda yapılan değişiklikle bu yükümlülük, nüfusu 100 bini geçen belediyeler olarak değiştirildi. Belediyelerin sığınmaevleri açması, her üç eylem planında da yer alıyor.
* Nüfusa ilişkin bu değişikliğe rağmen, üstelik kadına karşı şiddetin korkunç boyutlara vardığı bir ülkede, devlete ait sadece 101 sığınak olması bir skandal! Belediye Kanunu kapsamında, nüfusu 00 bini aşan belediyelerin sığınak açma yükümlülüğü varken, bu nüfustaki 201 belediyeden sadece 33’ünün sığınak açmış olması da bir başka dram. (Üstelik bunlar arasında tabelası bulunan ancak hizmet vermeyen, personeli atanmamış binalar da var.)
* Üstelik Bakanlık bütçe vermediği için Ankara’daki Kadın Dayanışma Vakfı’nın kadın insan ticareti mağdurlarına hizmet veren sığınağı 2016 sonunda kapanmak zorunda kaldı.
* Ayrıca yerel yönetimler kayyumların yönetimine bırakıldığından beri pek çok bölge belediyesindeki kadın sığınağı ve danışma merkezi işlevsiz hale getirildi. OHAL KHK’leriyle açığa alınanların, kamu görevinden çıkarılanların kadın sığınaklarını da etkilediği biliniyor. Yani rakam zaten az, son 1 yılda ise varolanlar daha da niteliksiz hale getirildi.
* Aile Bakanlığı 2016-2020 eylem planında, devletin ve yerel yönetimlerin açması gereken binlerce sığınak konusunda sadece temennilerden bahsediyordu, görünen o ki bakan ise şimdi “temenni mektupları” yazıyor. 

Kadına karşı şiddetle mücadelede yaşamsal önem taşıyan Alo Şiddet Hattı, AKP iktidarı döneminde, Alo 183 Sosyal Destek Hattı’na dönüştürüldü. Öyle bir hat ki bu aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı, şehit yakınları ile gaziler ve gazi yakınları bu hattı arayarak hizmet alıyor. Tam da bu kadar geniş bir sorunlar silsilesi nedeniyle “aradığınız hatta ulaşılamıyor”!


OHAL'le kadın kurumları kapatıldı, kadın merkezleri hedef haline geldi!
Belediyelerin kanuni yükümlülükleri gereği yeterli sayıda ve yeterli nitelikte sığınmaevi açmasını sağlamak, bütçe ayırmak, varolan sığınakların niteliklerinin artırılmasını sağlamak gerekir. Ancak görüyoruz ki varolanlar zaten yetersizken;  
- 11 Eylül 2016 tarihinden itibaren 86 DBP’li belediyeye kayyım atanmasıyla 52 kadın kurumunun faaliyetleri durduruldu. Kadın Politikaları Daire Başkanlığı, kadın müdürlükleri, kadın sığınmaevleri kapatıldı.
- Hükümetin 2016-2020 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planını açıkladığı gün, Van Belediyesi Kadın Yaşam Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren ve 2006 yılından itibaren şiddete maruz kalan, hayati tehlikesi olan kadınlara hizmet veren kadın sığınmaevinin, belediyeye atanan kayyım tarafından kapatıldığını öğrendik. Van Büyükşehir Belediyesinde kadınlara psikolojik ve sosyal destek veren “Alo Şiddet Hattı” da yok edildi.
- Akdeniz Belediyesi’ndeki kadın sığınmaevi piknik alanına çevrildi, İŞTAR Kadın Danışma Merkezi kayyım tarafından “yetkiniz yok” bahanesi ile kapatıldı. Diyarbakır Silvan Belediyesi Meya Kadın Merkezi “aile destek merkezine” dönüştürüldü.


Esaslı bir mesele daha var;
O da şiddet gören kadınların sığındıkları kurumların adına “konukevi, misafirhane” vs gibi isimler verilmesi.

Bugün bütün dünyada, kadına yönelik şiddetle mücadelenin en önemli kurumlarından birisi, "sığınak"tır ve bunun başka bir adı yoktur. "Kadın misafirhanesi", "kadın konukevi", "kadın koruma evi", "şefkat evi" gibi tanımlar, aile içi şiddet konusunda geri bir bakış açısını yansıtan kavramlar.
Bu isimlerle açılan kurumların fikri alt yapısında aile içi şiddeti geçici bir sorun olarak görmek; sadece öfkeli, alkolik, ruh hastası, sapık erkeklerin, az sayıda zavallı, kurban, hasta, mağdur kadına şiddet uyguladığı fikrini yaygınlaştırmak; bu mağdur kadınları bir süre konuk edip dinlenmelerini sağladıktan sonra aynı toplumsal ortama geri göndererek sorunun çözülebileceğine inanmak var!
Eğer bu bakış açısıyla bu kurumlar açılıyorsa kadınların hayatları değiştirilemez. Bugüne dek, devlete bağlı birçok kadın konukevinde görüldüğü gibi, konuya "basit bir hayırseverlik" ya da "oyları artırmak için kullanılan göstermelik bir sosyal hizmet" olarak bakılır.
Konukevi ya da misafirhane değil, sığınak istiyoruz!


Aile Bakanı’ndan müjde (3): Kadın İzleme Merkezi kuruyoruz
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’ni kadın kurumlarına ve uzmanlara sormadan apar topar açan hükümet, aynı yöntemle Kadın İzleme Merkezi açıyor. ŞÖNİM’lerde durum vahim, KİM’lerde neler olacak?

İlgili haberler
Aile Bakanı’ndan müjde (1): Elektronik kelepçe gel...

Daha önce pek çok kez gündeme gelen elektronik kelepçe, toplumsal bir sorun olan ve eşitsizlikten be...

Aile Bakanı’ndan müjde (3): Kadın İzleme Merkezi k...

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’ni kadın kurumlarına ve uzmanlara sormadan apar topar açan hüküme...

Şiddete karşı tabela kurumlar değil, işleyen mekan...

Aile Bakanı'nın şiddetle mücadele için 'müjde' olarak sunduğu uygulamalardan biri de Kadın İzleme Me...