Esenyalı Mahallesi

BUZDOLAPLARINI KADINLAR ANLATTI: Zaten içi boş dolaplarımızın…

İstanbul Pendik’ bağlı Esenyalı Mahallesinde kadınlar Erdoğan’ın buzdolabı ve ekonomi söylemini tartıştı: “150 liraya hurda buzdolabı aldım, aylardır dolabım sebze meyve görmedi.”

Yok mu çaresi dostlar…

Her yıl 8 bin çocuk istismara uğruyor. Yılda ortalama 17 bin istismar davası açılıyor. Bu davaların yüzde 45’i mahkumiyetle sonuçlanmıyor. Çocuklar evlendiriliyor. Böyle gelmiş, ama böyle gitmez…

Benim kurtulmam için cesaret verecek bir söz ve güven yeterliymiş

Yıllarca şiddet gördü, her seferinde elinde darp raporuyla eve geri döndü. Son dayakta böyle olmadı, çünkü ona cesaret veren kadınlar vardı. İşte bir kadının dayanışmayla değişen öyküsü…

İnşaat işçisinin eşi: ‘Korona öldürmese de biz zaten ölüyüz’

Hanima Kızıltaş’ın eşi inşaat işçisi. Bu süreçte ‘üç çocuğa nasıl bakacağız’ diye soruyor, ne kadar yorulmuş hissetse de dayanışmayı elden bırakmayan güçlü bir kadının cesaretle yazdığı bir mektup bu.

İşçi kadınlar adaletsizliğin en derinini yaşıyor!

Zahide Kiper, Esenyalı Mahallesi’nde işçi kadınların salgın sürecinde yaşadıklarını yansıtıyor: İşçi kadınlar adaletsizliğin en derinini yaşıyor!

Salgın, şiddetin önlenmesinin, koruyucu yasaların uygulanmasının önüne geçmemeli

“Zaten şiddet gören bir kadın şimdi evde iki katı şiddet görüyor bu süreçte, kuşlara yem verdiği bahanesiyle dahi kocasından şiddet görüyor bir kadın.”

Ben bu kadınlarla artık her yere yürüyeceğim!

Çocuklarının okulunun deprem nedeniyle hasar görmesiyle başlayan destek arayışı Hanıma’yı Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği ile tanıştırdı. Hanıma, artık bambaşka bir kadın… Neden mi?

Okul öncesi öğretmenleri neden hep kadın?

15 yıllık bir anaokulu öğretmeni soruyor: ‘Neden anaokulu öğretmenleri hep kadın? Neden üniversitede çok az sayıda erkek bu bölümü okumasına rağmen hep yöneticiler, müdürler erkek oluyor?’

Mahallelerde seçim havası

Bir kez daha size neden oy verelim? Mahalleyi yaşanmaz hale getirdiğiniz için mi, kadınları güçlendirmediğiniz için mi, söz verdiğiniz halde kadınlar, gençler için sosyal alanlar açmadığınız için mi?

‘O kadar emek verdik Ak Parti’ye, karşılığı bu mu?’

Elmas Çetintaş’ın, Pendik’te kızı ve oğluyla birlikte yaşadığı evi, adeta başına yıkıldı. Boşandığı kişinin isteğiyle, yasal hakları hiçe sayılarak evi yıkılan Çetintaş hiç kimseye sesini duyuramamış.

Yine gözaltına alındı, yine serbest kaldı, yine tehdit etti

Yaşadığı şiddete ve devletin duyarsızlığına isyan eden Arzu Maharramova’nın eski eşi Kenan Karakurt gözaltına alındı. Aynı gün serbest kalan Karakurt Maharramova’yı yine ölümle tehdit etti.

Çalışırken hangi haklarımızı kaybettik?

Geçim sıkıntısı artıyor. Siz de etrafınızda 40 yaşın üzerinde, daha önce hiç çalışmamış ev kadınlarının iş aradığına şahit olmuşsunuzdur. Kadınlar çalışma yaşamına giriyor. Ama hangi koşullarda?

Sıbyan mektebinin ‘korkunç’ dünyası!

Denetimden muaf sıbyan mektepleri çocukların hayatını kabusa çeviriyor. Çocuklar, ailelerine günahkar diye bakıyor, sanatı suç sayıyor, bir an önce gerçek saydıkları dünyaya göçmeyi hayal ediyor.

‘Eğreti Yaşamlar’ın mahalleli kadınlara gösterdiği

Kadınların içinde bulunduğu durumu gözler önüne seren ‘eğreti yaşamlar’ dosyası aslında dernek olarak nelerle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha gösterdi.

Yoksulluk, şiddet, istismar üçgeninde kadınlar ve çocuklar (2)

Esenyalı’da eczacı ve terzi anlatıyor: Dayak artık kanıksanmış, enseste değil gebeliğe çözüm arıyorlar, kadınlar bedenleriyle para kazanmaya çalışıyor. Kadınların yüzünde mutluluğun izi bile yok!

Yoksulluk, şiddet, istismar üçgeninde  kadınlar ve çocuklar (1)

Esenyalı’da ikisi bebek yedi kişinin yaşadığı bir evdeyiz. İstismarın, yoksulluğun, şiddetin, cehaletin ve umutsuzluğun anneden kızına bir ‘kadermiş’ gibi aktarıldığı hayatların hikayesini dinliyoruz.