Nisan yeli bu sene başka bir umutla esiyor evet. Yeni baharların umudu yeşeriyor. Bu umutla gidiyoruz 1 Mayıs’a. Hırs ve kâr uğruna günden güne soframızı boşaltanlara karşı gidiyoruz.

‘Maddeye erişimin önlenmesi, güvenli bir çevre oluşturulması kolluğu ve politikacıları ilgilendiren birinci halka önleyici çalışmalar arasındadır. Bu halka en önemli müdahale alanıdır.’

Bir kadın ve kızı tecavüz, gasp, dayağın ardından dağ başında yarı çıplak bırakılıyor. Kendi imkanlarıyla ulaştıkları karakolda ve hastanede yaşadıkları ise bu korkunç şiddete ayrı bir boyut katıyor!

Sağlık emekçisi kadınların İstanbul Sözleşmesi’ne dair bilgileri yetersiz. Bilgi aldıkça kadınlar Sözleşme’den çekilme kararına tepki gösteriyor ve ‘Şimdi ne olacak’ sorusunun cevabını arıyor.

Sendikal bürokrasi bir hastalık, şifası: stratejik ve planlı bir örgütleme. Peki, nedir örgütleme?

‘Çok sık elektrikleri kesiyorlar. Sonra ani ve yüksek voltajla gelen elektrik buzdolabını, televizyonu, her şeyi bozuyor.’

Geçtiğimiz aylarda ücret zammı, vergide adalet, insanca yaşam ve çalışma koşulları için ülkenin dört bir yanında işçi ve emekçiler harekete geçti.

Ben o gün yaşamın ne olduğunu anladım… Ama boyun eğmedim. Çevremdeki işçi kadınların, Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğindeki kadınların dayanışması, bana ve nice kadınlara umut olmaya devam edecek.

‘Güçlü bir kadının kızıyım, mücadeleye onunla başladım’ diyen Nihal, yıllar sonra liseyi bitirdi, şimdi üniversitede uçak bakım ve onarım okumaya hazırlanıyor. Azim ve umut dolu bir hikaye…

Ağır çalışma koşullarına karşı sendikalaşan ve işten atılan Barutçu Tekstil işçisi kadınlar direnişte “biz” olmanın ne kadar güçlendirici olduğunu öğrenmişler.

Bugün düne göre daha yoksulsak, daha fazla sömürülüyorsak ve bunun karşısında sesimizi yükselttiğimizde karşımıza dikilen devlet oluyorsa tekrar dönüp sormak lazım. Bu devlet kimin devleti?

Toplumdaki bu yargıları kadınlar olarak birlikte ses çıkartırsak ve tepkilerimizi birlikte güçlendirirsek değiştireceğiz. Bizlerin de bir insan olarak yaşama hakkımız olduğunu göstereceğiz.

Gülsuyu ve Gülensu Mahallelerinde yaşayan kadınlar, en yakıcı taleplerinden biri olan çocukların güvenli ve nitelikli bir biçimde okula ulaşabilmesi için kolları sıvadı!

‘Her birimiz farklı deneyimler yaşamış olsak da aynı duygularla ve aynı amaçla bir araya gelmiştik. Oradaki mücadele ruhunu hissetmek tarif edilmez bir duyguydu.’

Van’ın ilk kadın dengbêji olarak bilinen Gazin’in de dediği gibi ‘Kadınlar söylemiş erkeklere mahal olmuş’ olsa da Gazin, bu durumu tersine çevirmek için çabalayan ve söyleyişiyle var olan bir kadındı

‘Asgari ücrete zam yapılmayacağını öğrenir öğrenmez sıkıntı ve yaşadığımız ekonomik dar boğazı dillendirdik. Bize kibarca(!) kapı gösterildi.’

'8 Mart’a giderken işçi ve emekçi kadınların anlattıkları “artık değiştirmeliyiz” arzusunu örgütlülükle birleştirmeye yol gösteriyor.'

Polis kayıtlarına geçemeyen yüzlerce şiddet vakası var. Çünkü, kadınların artık sisteme ve yasalarına güveni kalmadı. Son infaz yasasıyla da bu güvensizlik daha pekişmiş durumda.

Görünen o ki 2019 bize daha fazla oranda iktidarın yarattığı o toz ve gaz bulutunu dağıtma, gerçekleri gösterme sorumluluğu yüklüyor...

‘Geçinememek Vecihe gibi kadınları her geçen gün daha fazla çıkmaza sürüklerken engelli aylıkları kesintiye uğratılarak engelliler ve aileleri yoksulluk kıskacına sıkıştırılıyor.’

Editörden