Bugün fabrikalarda, depolarda ve diğer çalışma yerlerinde bir sürü kız kardeşimiz eşitsizliğe maruz kalıyor. Bu tür olaylara biz susarsak herkes susar. Susmayalım.
Devlet sadece yandaşlarını koruyor ve önceliği onlara veriyor. Bizlerse yine küllerimizden doğmaya çalışıyoruz...
Kocaeli’de kadınlar bir araya geldikleri etkinlikte, İstanbul Sözleşmesi, 6284, Çocuk istismarına evlilikle af, ve nafaka hakkına saldırılara ilişkin konuştu.
Ankara’dan Eczacı Ezgi Kaya yazdı: Çöp toplayarak geçimini sağlayan ve üç çocuğu olan bir kadın, 2 kilo doğan ve beslenemediğinden 1 buçuk kiloya düşen bebeği için mama alamadan eczaneden çıktı!
Milyonlarca kadına dayatılan seçenek bu ikisi arasında; Ölüm mü, sıtma mı? Seçim manifestolarında ve bildirgelerinde sunulan da bu; allanıp pullanmış ‘sıtma’lar.
Şimdi milyonlardan aldığımız ve güçle 1 Mayıs’ı örgütleme zamanı, taleplerimizle alanlardan dolup taşmak, insanca, şiddetsiz ve özgürce bir yaşamı birlikte kurma zamanı.
Her iki genç kadından biri işsiz. Çeşitli hayaller ve gelecek planlarıyla okunan diplomalar nereye gidiyor? Diplomalı işsizler anlatıyor…
İfade ve düşünce özgürlüğünüze kim ne yaptı? Düşünün siz kendi halinizde. Evinizde çayınızı filan içerken ifade etmek neyinize yetmiyor? Ekonomi okudunuz da atamanız mı yapılmadı. Böyle atarlar işte.
Neredeyse 365 gün çalışıp bir hafta tatil yapamadan, hastalansak yeterli sağlık hizmeti alamadan ölüp gidiyoruz. Aynı 1900’lü yıllar gibi emeğimizin karşılığını alamadan sömürülüyor ve eziliyoruz.
Estha ve ikiz kardeşi Rahel’in etrafında dönen anlatıda, anneleri Ammu aracılığı ile kadın olmanın zorlukları her bakımdan gösterilir.
TÜSİAD ve TÜRKONFED’in pandemi sürecinden çalışan kadınların daha çok etkilendiğine dair yayımlanan araştırmasını TÜSİAD’a bağlı Koç şirketlerinde çalışan metal işçisi kadınlarla konuştuk.
Küçükçekmece’den Suna kadınların yoksullukla boğuşurken ruhsal ve bedensel olarak nasıl çöktüğünü, dayanışmanın yaralara nasıl merhem olduğunu anlatıyor.
2022 yılı kadınların öfkeleriyle korkuyu yırtıp attığını gösterdi. 2023 yılının ilk Ekmek ve Gül’ünü de kadınların 2023’e bıraktığı öfke, cesaret ve tartışmalar ile dolduruyoruz.
Nar Sanat Derneği ve Antep Ekmek ve Gül’ün 8 Mart etkinliğinde buluşan depremzede kadınlar drama etkinliği yaptı. Etkinlikte kadınlar yan yana gelmenin önemini vurguladı.
Pandemi döneminde ev işlerine itilen, evlendirilen ve başkaca sorunlar nedeniyle eğitimden uzaklaştırılın kız çocukları için daha gür bir sesle eğitim hakkı talep etmeliyiz.
Asgari ücretlinin hali: Sadece barınma ve hayatta kalma ihtiyacımızı karşılıyoruz. Çocuğum kaynanamda diye evde ne doğal gaz ne elektrik kullanıyoruz.
Eve ekmek götüremeyen babanın, ocağına yemek koyamayan annenin evinde kriz var; çantasına defteri koyamayan çocuğun evinde kriz var; kriz bizim patronun evinde değil.
‘Sözde sendikaların hayallerimizle nasıl oynadığını, esas gücün biz olduğumuzu ve toplu iş görüşmeleri süreçlerine dahil olmak için hep birlikte mücadele etmemiz gerektiğini gösteren bir süreç oldu.’
Boşanmış ve boşanma sürecindeki kadınlar fabrikalarda, mahallelerde taciz ile mücadele etmek zorunda kalıyor. Ancak bu süreçte yalnız değiller, diğer kadınlarla dayanışmayı sürdürmeye çalışıyorlar.
Bugün gelinen noktada direnişlerine devam ediyor işçiler. Jandarma baskılarına, gözaltı, tehditlere rağmen kararlılıkla direniş alanında mücadele etmeye devam ediyor ve birleşerek kazanmayı öğretiyor
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















