Babasını çok küçük yaşta kaybeden ve çocuk işçi olarak çalışan Seher görücü usulü ile evlenmek üzere. Daha 25 yaşında Seher. Ve bir seçim yapmaya çalışıyor.

Kadınlar, sırf giyim kuşamları, oturuş kalkışları nedeniyle şiddete maruz kaldıkları bir dönemde bu taslağın ardındaki niyete ve gerici anlayışa geçit vermeyecek.

Bir haftalık sistematik ve örgütlü çalışmamızın sonunda çocuklarımıza iki çadır ve tam teşekküllü bir oyun, sanat ve öğretici alanı yaratmış olduk. Gökyüzü Çadırı hepimize umut olsun istedik.

‘Kadının özgürleşmesi, cinsel ve sınıfsal baskılardan kurtulması’ tüp bebek poliklinik sırası beklerken de karşımızdadır, çocuğumuzun adını koyarken de...

Küçük yaşlarda istismara uğrayan, çocukları için ayakta kalmaya çalışan genç bir kadın o. Tanıştığı insanlar ve yolunun kesiştiği kadın derneği sayesinde güçlenmiş. Şimdi o güç veriyor başka kadınlara

14 yaşındaki Merve’nin hikayesini okuyacağız bugün. Polisin, okulun ve devletin her kademesinin ihmalleri sonucunda şiddet dolu bir aileye sıkıştırılmış, buradan kurtulmaya çalışan bir çocuk Merve.

İstanbul Küçükçekmece’de kadınlar Türkiye’de ve dünyada gündemden düşmeyen savaşları yorumladı. Gündemlerin onların hayatlarını nasıl etkilediğini anlattı.

Yaşamı boyunca pek çok kadın gibi türlü haksızlıklara ve ayrımcılığa uğrayan Elif, ne kadar sorun yaşarsa yaşasın yaralarını sarıp tekrar ayağa kalkıyor, her zaman umudunu koruyor.

Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmayışı hayatın her yerinde olduğu gibi eğitim ve çocuk bakım hizmetleri alanında da karşımıza çıkıyor.

Son yıllarda kadın meclisi, kadın bütçesi tartışmaları ise hâlâ sürüyor. Ancak bu politika ve kararlar, sendika üyesi kadın emekçilerin ortak talebi ve önerisi olarak sendika içinden alınmıyor.

Markette çalışan bir işçi kadın, çalışma koşullarını ve hamileliğinde yaşadıklarını anlatıyor ve diyor ki: ‘Hakkımızı savunmazsak ömür boyu eziliriz’.

Sendikalaşma hakkı ve işten çıkarılan arkadaşları için günlerce Salcomp Xiomi’de fabrika önünde direnen bir kadın işçi mücadelelerinin ona hissettirdiklerini kaleme aldı.

İktidardaki varoluşun yavaş yavaş değişiyor olması umarım beraberinde işsizlik ve ekonomik krize ışık tutar çünkü bizim bu ışığa ihtiyacımız var.

Son günlerde kadın işçiler arasında ‘Keşke asgari ücret şu kadar olsa...’ yönlü konuşmalar sık duyulur oldu. Bütün sohbetler gelip geçim derdi ve asgari ücrete dayanıyor.

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği çevrelerindeki kadınlarla okulların açılmasını ve açık kalması için yapılması gerekip yapılmayanları konuştu.

Çok kısa zaman içinde şlak diye yüzümüze patlatılacak, hayatımızın orta yerine hak gaspı yağdıracak bir sürpriz konfeti elinde bekliyor tek adam ve ekibi; adı da Anayasa değişikliği.

Dilan Polat ve milyonlarca emekçi kadının ‘enerci’sinin kaynağı da farklı, ait olduğu dünyalar da. Peki ya nasıl birikiyor bu ‘enerci’?

‘Krize, şiddete, eşitsizliğe ve savaşa karşı Gücümüz Birliğimiz’ diyen Pendikli kadınlar 8 Mart’ta Pazar günü 10.00’da kahvaltıda buluşuyor.

2022’de bir dileğimiz olacaksa bu dilek eşit bir hayat talebindeki ısrarımızdır. Öldürülmediğimiz bir dünyadır ve çocuklarımızın kahkahalarının eksik olmayacağı geleceği inşa etmedeki inadımızdır.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Hollanda’da yaşananlar üzerine gündeme oturdu, ‘kahraman’ ilan edildi. Peki, Kaya gerçekten kahraman mı?

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden