Mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan kadınlar çalışma ve yaşama koşullarının zorluğunu anlatırken, gelecek hayali kurmaktan da çok uzak.

Bugün bizler de Petrograd’daki işçiler gibi ‘Sömürüye, yoksulluğa, savaşa, şiddete ve yıkıma artık yeter!’ demeye hazırlanıyoruz, hedefimiz belli.

İşsizlik, çocuk bakımı, yoksulluk içinde eğitimden yararlanma çabası… Adana’da Fatma ve Esra’nın yaşamı memleket tablosu gibi…

KYK bursları ve kredileri açıklandı açıklanmasına da kaç kişi burs alabildi? Burs/kredi miktarı öğrencilerin okumaları, yaşayabilmeleri için yeterli mi? Adıyaman Üniversitesi öğrencileri anlatıyor…

8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü yaklaşırken yoksulluk ve eşitsizlikleri yeniden üreten, sömürü çarkına çomak sokacak ve o çarkı kırıp dağıtacak birlikleri kurmak için mücadelemiz var!

Neden kadınlar evliliklerinde mutlu olabilmek adına kendim ve istediklerim dedikleri şeyden bu denli taviz vermek zorunda kalıyor?

Binlerce tekstil işçisinin yaşadığı ama sendikalı işçi sayısının çok az olduğu Denizli’de kadın işçilerle yaptığımız görüşmeler kadınların iş ve geçim kaygısının nasıl derinleştiğini gösteriyor.

Antik Yunan’dan, günümüze süregelen, türlü yollara başvurulan, kimi kabilelerde utanç kimisinde kutlama unsuru yaratan adet dönemi ve fiyatları el yakar hijyenik pedlerin tarihine bakalım.

8 Martımızı gücümüzü, birliğimizi güçlendirmiş, umudumuzu direncimizi büyütmüş olarak seninle birlikte kutlamak dileğiyle...

ODTÜ yönetimi, her platformda ODTÜ’nün özgürlükçü ve eşitlikçi bir yönetime sahip olduğu algısı yaratırken iş bunu pratikte göstermeye geldiğinde tam tersi şekilde hareket ediyor.

Kadınlar, bütün bu olup bitenlerden son derece üzgün ve öfkeliler. Emek emek yaptıkları evlerinin, yetiştirdikleri hayvanlarının, bostanlarının, asırlık çamların yanıp kül olmasına isyan ediyorlar...

İstanbul Kartal'da Karlıktepe Mahallesi, Esentepe Mahallesi ve Kurfalı Mahallesinden kadınlarınlarla kahvaltıda buluştuk.

Bu zor zamanların faturasını işçilere ödetmek isteyen sermaye ve onun sözcülerinin işi bu defa zor görünüyor. Görünen o ki, emekçiler güç biriktiriyor ve birbirilerini daha iyi anlamaya başlıyor.

Gebze’de bulunan Tayaş Gıda işçisi bir kadın: Müdürler hazır su içerken bize sözde arıtılmış çeşme suyu veriliyor. Etrafı kirli ve su birikintisiyle dolan bu çeşmeden su içmek zorunda kalıyoruz.

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneğinde aşure günü gerçekleştiren kadınlar müftülük yasasını ve arabuluculuğu tartıştı.

Halkın gerçek iradesinin her adımda kendini gösterebilmesi, bu iradenin ülkenin yönetiminin her kademesinde belirleyici olabilmesine zemin oluşturacak bir özgürlük ve eşitlik ortamı lazım.

Gerçek özgürlük ve nihai kurtuluş yerli ve göçmen kadınların antiemperyalist mücadelede onları ezenlere ve sömürenlere karşı birleşmesindedir.

Asgari ücret hatta daha altında ücretlerle ev geçindirmeye çalışanların yoğun yaşadığı Tuzluçayır gibi mahallelerde geçinmek büyük sorun. Her sohbet faturalara, geçim derdine bağlanıyor.

Arşiv araştırmasında işçinin yakınları ya da akrabaları nedeniyle kadroya geçişinin engellenmesi hukuka aykırıdır. İşçiler muhakkak itiraz etmeli ve gerekirse yargıya gitmelidir.

İşçi kadınlar çalıştıkları yerlerde insanların ekonomik gidişata tepkili olduklarını, ancak güvensizlik nedeniyle ve işten atılma korkusuyla sessiz kaldıklarını anlattılar.

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden