‘Biz kadın öğrenciler, bu süreçte iç içe geçmiş iki hisle mücadele ediyoruz: Derin bir korku ve büyük bir öfke.’

‘Barışı getirecek olan şey, tüm kadınların içinde bulunduğu enternasyonal ve anti-emperyalist bir kadın mücadelesidir.’

‘Ekonomiyi düzeltebilecek bir planı yok bu hükümetin. Düşük ücretlere ve zamlara karşı tüm halk karşı durmalı.’

‘Mahallemizde, okulumuzda, iş yerimizde bizimle aynı kabusu görenlerle birleşmek ve bu kabusu da bu karabasanları da ortadan kaldırmak için harekete geçmenin tam vakti.’

Sendikal haklarının tanınmaması, patronun baskısı, mobbing ve ağır çalışma koşulları nedeniyle greve çıkan Temel Conta işçisi Sinem’den mektubumuz var!

Siyasi hesaplara göre şekillenmeyen, bilimsel, laik, ana dilinde ve parasız bir eğitim anlayışı hayata geçirilmeli. Bu gerçekleşmediği sürece bu sorun bir çığ gibi büyümeye devam edecek.

“Mücadele etmeliyiz, çalışmalıyız, üretmeliyiz. Toplumun her alanında olmalı ve kendimizi ifade edebilmeliyiz. Düzene boyun eğmemeli ve haklarımızı bilmeliyiz.”

Darbe ve türlü hilelerle Dominik Cumhuriyeti’nin başkanı olan Rafael Trujillo, seçmen sayısından daha çok oy alarak başkanlık koltuğuna oturdu . Ülkenin gelir getiren neyi varsa ya kendisinindi...

Yüzlerce işçinin çalıştığı İMES’te kadın işçilerle asgari ücret beklentilerini ve bu süreçte ne yapılması gerektiğini konuştuk.

Sorunların derinleşerek yeni yıla taşındığının farkındayız. Ama dertlerimizle birlikte, dermanımızı, bir arada olmanın gücünü ve dayanışmanın iyileştiriciliğini de taşıyoruz yeni yıla...

Bu ay sık görülen ve birbirini tetikleyen hastalıklar grubuna dahil olan rinit ve astımı tanıyalım.

Çalıştıkları işyerleri ya da alanları farklı olsa da işçi kadınların hepsi aynı ortak sorunu yaşıyor: Örgütsüzlü, hayat pahalılığı, sözlü ve fiziksel taciz, krizle birlikte kötüleşen çalışma koşulları

‘Seçimi çok az bir farkla kaybettik ama mahallede çok fazla kadına ulaştık, onlarla yan yana geldik ve desteklerini sağladık...’

22 Kasım'da Boğaziçili kadın ve LGBTİ'ler "kampüslerden sokaklara çıktık, erkek devlet şiddetine, yoksulluğa, savaşa, gericiliğe, LGBTİ+fobiye karşı yaşamak istiyoruz!" sloganıyla buluşuyor!

6 yıl önce Suriye’deki savaştan kaçarak Adana’ya gelmiş çocuklarıyla Hena. Korku dolu olsa da geçmişi hiç unutmuyor, ama en büyük hayali kendisi ve çocukları için güzel bir gelecek kurmak.

Çeşitli işkollarında çalışan kadınlar, işyerlerinde karşılaştıkları mobbingi ve bunun hayatlarını nasıl etkilediğini Ekmek ve Gül’e anlattılar.

Magarsus, toprak üzerindeki mülkiyetin kime ait olduğu sorusunu işlerken emeğin kim tarafından üretildiğini ve kim tarafından gasbedildiğini de sergiliyor.

Hiç kitap okumadığını, tatile gitmediğini, tiyatro ve sinema salonu görmediğini söylüyor: 'Kendim için, Hamdiye için bu yaşa kadar hiçbir şey yapmadım.'

İnsanlığın öfkesini, aşkını, müstehcenliğini ifade ettiği en eski yollardan biri duvar yazıları. Filiz Gür, duvar yazılarını, insanın öfkesini ve arzularını yazdı.

Yaşanabilir kentler, kentte yaşayanların ihtiyaçlarını temel alan yerel yönetimler ile mümkün olacak.Bunu da hayatın her alanında kurduğumuz, kuracağımız örgütlülüklerle başarabiliriz ancak...

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden