İkinci baharı bu kadınlarda buldum...
Önce çekinerek girmiş kapıdan içeri, ama sonra dayanışmanın tam ortasında bulmuş kendini. İşte bu, Elif’in ikinci baharının ve kendini keşfinin hikayesi...

Yıllarca hayalini kurduğum emekliliğe sonunda kavuştum. Bir süre sonra canım sıkılmaya başladı. Kendi kendime sordum, neden kadınların mahallelerinde uğraşacak, birlikte bir şeyler yapacak yerleri yok? Şehir merkezlerinde birçok yer var, kurslar falan... Ama mahalleden dışarıya çıkmak hem zaman alıyor hem de yol parası falan derken gitmek zorlaşıyor.
Bir gün yürüyüşten dönerken yol üstünde Kızkardeşim Kadın Dayanışma Derneğinin tabelasını gördüm. İçeri girdim, dernektekiler beni öyle karşıladılar ki sanki hepsini daha önceden tanıyormuşum gibi hissettim. Biraz çekinmiştim girerken; kimdi bu kadınlar, neden burayı açmışlardı... Tanıdıkça çok sevdim, dedikodu yok, yarış yok, hep “Neler yapabiliriz birlikte?” diye düşünüyor ve konuşuyorlardı. Derneğin kirasını ödemek için de çeşitli işler yapıyorlardı. Mantı yapıyorlardı, ben de yardıma gittim, türkülerle, şarkılarla, dertleşerek mantı yapıyorduk.
Bir hoca eşliğinde koro çalışması yapıyorlardı, ben de katıldım. Türküler söylemek ayrı bir duygu, dinlendiriyor, dertlerini unutturuyor. “Müzik ruhun gıdasıdır” derlerdi, doğruymuş.
Sonra “Drama kursumuz var, gel” dediler gittik arkadaşlarla. Drama neydi bilmiyordum, hocamız önce anlattı, sonra çalışmaya başladık. Çok zevkliydi birlikte oynamak. Kendimizi ifade etmek zormuş meğer. Dramada kendimizi ifade ettiğimizi fark ettim.
Drama hocası “Bir tiyatro grubu kuralım” dedi, bizi seçti ama ben hiç yapacağımı düşünmüyordum. Her hafta çalışmalarımız devam ediyordu. Çok tiyatroya da gitmemiştik.

KADINLAR KENDİ SAHNESİNİ KURDU 
Sahne yoktu. Dernekteki arkadaşlarımız “Derneğe sahne kuralım” dediler. Tahta paletler buldular, altına tahta koydurttular, üstüne halı serdiler, “İşte size sahne” dediler. Ev havası verdik ve orada çalışma yapıyorduk. Yeter ki kadınlar istesin, mutlaka gerçekleştirir. Bunun doğru olduğunu daha çok anladım.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü yaklaşıyordu, o gün bu oyunu dernekte oynayalım, günün anlamını da anlatan bir konuşmayla pekiştirelim istedik.
Hazırlıklarımızı yaptık heyecanla. 25 Kasım akşamı heyecandan titriyorduk. Derneğe kadınlar gelmeye başlamıştı, eşlerimiz de geldi izlemeye. Elli kişi sığmıştı derneğimizin küçük salonuna. Ve oynadık. Çok beğenildi oyunumuz, ayakta alkışladılar ve kutladılar.
Dernek yönetimindeki arkadaşlar bu oyunu bir tiyatro salonunda oynamamızı istediler ve bir tiyatro salonu tuttular. Şubat 2018’de oynayacağız “Kozalar” oyununu. Şimdiden heyecan bastı bizi, tabii dernekteki arkadaşları da. Hepsi ayrı ayrı güzel arkadaşlarımın, onlarla çok mutluyum bu derneğe emek veren ve kuran kız kardeşlerime teşekkür ediyorum.
İyi ki varlar.


İlgili haberler
GÜNÜN KAVRAMI: Kızkardeşlik

Kız kardeşlik... Paylaşma ediminin de adıdır; öfkeyi, cesareti ve mücadeleyi paylaşma ediminin. Orta...

GÜNÜN ALFABESİ: Ebedi kızkardeşlerin dili

Dünya üzerinde yalnızca kadınların kullandığı bir dil olduğunu biliyor muydunuz? En az bin yıllık bi...

GÜNÜN OYUNU: Bi’Şey Anlatıcam. Eee, Kurtulduk mu?

KHK’yle öğretmenlikten ihraç edilen Duygu Şahlar’ın oyun masalları çocukları uyutuyor, büyükleri uya...