Sosyal medyanın etkilerine bir bakalım mı? Instagram’ın genç kadınlar arasında kendilerini “gerçekçi olmayan, düzenlenmiş, filtrelenmiş kopyaları ile karşılaştırma” eğilimi olduğu belirtiliyor.
A101 markette çalışan bir kadın anlatıyor: ‘Ekstra performans harcamamızı bekliyorlar fakat bizim virüsten korunmamız için yöneticilerin hiçbir performans yok.’
Oya hemşire anlatıyor: ‘Mesleğimiz dışındaki işlere bile biz koşturuyoruz, üç kişilik işi yapıyoruz, iş yükü ağır, ne enerjimiz ne vaktimiz kalıyor kendimize...’
‘Zeren Ertaş’ın arkasından yükselen sesler sadece onun hesabını sormuyordu, o güne kadar birikerek gelen temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılan öğrencilerin taleplerini yükseltiyordu.’
Bilim kadınlarının yaptıkları çalışmalara verilmesi gerekenden daha az kredi verildiğini tanımlamak için kullanılıyor ‘Matilda etkisi. Peki kim bu Matilda?
‘2015’te ödenmeyen nafakalar için açtığım dava hâlâ devam ediyor. Çocuğun ihtiyaçlarına bekle mi diyeceğim?’
‘Bunu yaşayan sadece bizler de değiliz. Bu mektubu okuyan kız kardeşlerimiz, siz de benzer şeyleri yaşıyorsunuz. Görüyoruz.’
Ülkede siyasetin yaymaya çalıştığı ırkçılık en yoğun şeklinde kendini okullarda gösteriyor. Mülteci çocuklar günden güne daha ağır koşullarda okumaya devam ediyor.
Büyük bir baskı rejimi kurarak, ses çıkaranı sansür yasasıyla susturarak, tüm örgütlenme, ifade etme haklarını kısıtlayarak çalmaya çalıştıkları maya, tutmuyor.
Maryam ürkütücü sakallara sahip olan bir adamın geç işareti yapmasıyla yaşamının başlangıç noktasına yeniden dönerken Afgan bir bebek daha göç yolculuğuna çıkamadan izdihamda ezilerek ölebiliyor.
Bu ay dergimizde de ormanımızla, toprağımızla, toplumsal hayatımızla bizleri gerici bir karanlığa sürüklemek isteyenlere karşı yükselttiğimiz sesimiz var.
Medya, spor, sağlık... Üçü de cinsiyetçiliğin neredeyse “kural” olduğu alanlar. Ama istenirse kurallar tersine dönebilir!
İzmir’de kurulu Akar Tekstil fabrikası örgütlü bir iş yeri. Akar Tekstil işçisi kadınlarla pandemiden tatile, zamlardan sendikaların haline ahvaline kadar pek çok konuda sohbet ettik.
Tepki ver ki insan olduğumuzu unutmayalım. Çünkü unutarak unuttuğumuz yerden tekrar vuruluyor ya da başkasının aynı mağduriyete maruz kalmasına zemin hazırlıyoruz.
Kocaeli’den bir kadın, eşitsizliğin yansımalarına dair gözlemlerini kaleme aldı.
“İş kazaları ilk defa yaşanmıyor, son da değil ama işçilerin örgütlü olması yan yana gelmesi gerekiyor. Şimdi bu sıkıntılar içerinde düşünüyorum, acaba tekrar çalışabilecek miyim?”
O küçük kafeste, erkek baskısından uzak, çukulata tadına sigara kokusunu harmanlar, vatanımızın tadını çıkarmaya çalışırdık.
Şiddete karşı sözümüzü söylemekten, bu sözleri diğer kadın seslerine katmaktan, birbirimize tutunmaktan başka yolumuz yok.
‘Biz kadınlara bu toplumda “güçsüz” dayatması yapılırken engelli kadın olmak daha da zor. Benim bugün tek işim anneliğim. Oysa ben çok daha fazlasıyım’
‘Kahloizim’ diye bir akım var da bizim mi haberimiz yok. Memleketin her bir yanını sarmış müridleri var da hepimizden gizli mi çalışıyorlar?
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















