DERGİMİZDEN

2023’ü geride bırakırken dünyada öne çıkan olayların ve umut veren direnişlerin bazılarını hatırlayalım.

Biz işçi ve emekçi kadınlar, dünyanın her yerinde yoksulluğa, baskıya, eşitsizliğe, savaşa, şiddete ses çıkaran biz kadınlar... Sınır tanımayan, dil tanımayan, ırk tanımayan ittifakımız var bizim.

Yaşamak için, eşitlik için, şiddetsiz bir yaşam için müttefiklerimiz var.

Dünyada bu tabloyla ilerliyoruz 25 Kasım’a. Bir yandan dünyada halkları sarıp sarmalayan yoksulluk, onun peşinden yükselen savaş ve eşitsizlik ve bunları doğurduğu haddi hesabı olmayan şiddet türleri.

25 Kasım’da dünyanın dört bir yanındaki kadınlarla sesimiz bir olacak ve yaşadığımız sorunlar karşısında yalnız olmadığımızı o kalabalıkla bir kere daha hatırlayacağız.

‘21 metre kare alanda, en çok da birbirimizin sırdaşı olduk. Evlerde gizli kalabilen veya kimseye anlatılmayan sorunlar burada daha çok gün yüzüne çıktı’

25 Kasım yaklaşırken işçi ve emekçi kadınlar sorunlarını anlatarak hangi taleplerle 25 Kasım’a hazırlandıklarını anlatıyor.

Mahalle aralarında giderek çoğalan tekstil atölyelerinde yaşları 14 ile 17 arasında yüzlerce çocuk çalışıyor. Bu çocukların dertleri, yaşadıkları sorunlar hem boylarını hem de yaşlarını aşıyor.

Bakanlık hangi kriterlere göre nafaka düzenlemesi yapmak istiyor! Zaten hem maddi hem manevi olarak yıkım yaşadığımız bu dönemde, bir yıkım da devletin kendisinden geliyor.

‘Ha bir akşam karanlıkta bir sokakta giderken öldürülmek, ha savaşta evinin kapısına gelip öldürülmek, bu sistemde kadınlara hep ölüm var.’

Açlık sınırının altında yaşadığımız bir dönemde, insanca yaşanacak bir ücret mücadelesi verirken, kadın cinayetleri durdurulsun, çocuk istismarı son bulsun derken tüm gündemimiz savaş oldu.

Bugün İsrail- Filistin arasında olan savaşlara hayır demek için toplandık, günler öncesinden duyurular yapıldı, sağır sultan duydu bu duyuruları ama öğretmenlerin yüzde 95’i duymadı.

Daha ne yapabiliriz ya ne yapılmalı? Bu soruları Temelli/ Başkent Organize sanayi bölgesinde bir metal fabrikasında çalışan kadınlar ile konuştuk.

‘Savaş dönemleri radyodan yayınlanan kasıtlı ses frekanslarından, kilisenin kitleleri korkutmak için geliştirdiği org tınılarına kadar geniş bir yelpaze bu…’

‘En azından kendi okulumuzda fiziksel şiddete karşı güvenli bir alan oluşturmak, yalnız olmadığımızı hissettirmek gerekiyor. Yaşadıklarımızın ortaklaştığını herkese göstermemiz gerekiyor.’

‘Ölen bir kız kardeşimiz için bir araya geldiğimizde karşımızda duran polisin tacize uğradığımızda kılını kıpırdatmaması da kulüplerimizi kapatmaları da tesadüf olamaz.’

Aydın'da KYK Kız Öğrenci Yurdunda Zeren Ertaş’ın asansör ihmaliyle hayatını kaybetmesinin ardından Türkiye genelinde öğrenciler tepkilerini Ekmek ve Gül'e yazdı:

Nermin Yıldırım, her birini gözlerimizin önünde canlandırıveren bu romanıyla, bir yandan bizleri tarihin sayfalarında gezdirirken, bir yandan da son satırlara dek heyecanımızı diri tutarak ilerliyor.

Öykü bir kısa yol değil en zor ve engebeli yollara çıkıyor. Yoksulluğa, cehalete, varlıklı burjuva sınıfın yaşam tarzına özentiler arasında kaybolmama direncini görüyoruz.

12. Kalkınma Planı, OVP’si ve bütçesiyle haklarımıza ve hayatlarımıza kasteden bunu da bizim üstümüzden hayata geçirmeyi amaçlayan bir plandır.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.