Ekmek ve Gül’ün çağrısıyla başlayan “Okullarda 1 öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı” kampanyası kapsamında bir hukuk mücadelesi sürdürüldü. Çocukların gelişimi devletin sorumluluğundayken ve eğitim ile sağlık hakkının birlikte düşünülmesi gerekirken, Milli Eğitim Bakanlığına açılan davalarda mahkeme aynı gerekçeye yaslandı: Bütçenin nereye harcanacağı idarenin takdiridir.
“Eğitime aslan payı” diye reklam edilen bütçe ne güvenceli personel çalıştırmaya ne okulların niteliğini artırmaya ne de eğitim için gerekli masrafları karşılamaya ayrıldı. Bugün, eğitimin tüm yükü velilerin ve öğretmenlerin üzerindeyken bu yükün altında çocuklar kalıyor. Devletin bütçeyi kendi takdirinde belli önceliklere göre kullanma yetkisi var diyorlar.
2024-2025 eğitim-öğretim dönemine ait milli eğitim istatistiklerine göre; Türkiye’de zorunlu eğitimde olması gereken 611 bin 612 çocuk okul dışında. Ortaokul ve ortaöğretimde net okullaşma oranı önceki yıllara göre azalıyor. Genel ücretleri asgari ücret bandında sabitleyen orta vadeli program, artan gıda, barınma, ısınma masrafları, kamusal hizmetlerin tasarruf tedbirleri adı altında kuşa döndürülmesi, eğitim-sağlık gibi temel hizmetlerin parça parça özelleştirilmesi, esnek ve güvencesiz çalışmanın bir çalışma rejimi haline getirilmesi... Tüm bunlar işçi ve emekçilerin hayatını gittikçe zorlaştırırken çocukların, çocuk olma haklarını da elinden alıyor. Beslenme çantaları besleyiciliği zayıf karbonhidratlarla dolarken, kimi beslenme çantaları okula değil atölye tezgahına giderken taşınıyor. Yani devletin takdiri çocukları eğitimde tutmaktan yana gibi görünmüyor.
Peki devletin takdiri kimden yana?
Yakın zamanda halkın vergileriyle toplanan devlet kasasından nerelere para aktarıldığına bakmak bu sorunun yanıtı için yeterli olacaktır.
- Çeşitli İŞKUR ve “meslek eğitimi/meslek edindirme” programları kapsamında devlet, iş yerlerine bedava çalıştırmaları üzerine işçi gönderiyor. “Güvenceli esneklik” adı altında bu programlara yönlendirme artıyor, kadrolu çalışan sayısı da azaltılıyor. Örneğin yakın zamanda Cumhurbaşkanının gençlere istihdam müjdesinin içinden patronlara teşvik çıktı. İşe ilk adım programı ile 18-25 yaş arası gençlerin ilk 6 aylık ücretini devlet ödeyecek.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 4 enerji şirketine 120 milyon dolar teşvik verilecek.
- İşçilerin ücretlerinin bir kısmından oluşturulan İşsizlik Fonu; işçinin cebinden alıp patronun cebine koymanın aracı yapıldı: 2016-2025 döneminde fondan işçiye ayrılan pay yüzde 31.7’ye gerilerken, patron teşviklerinin payı rekor artışla yüzde 49.2’ye yükseldi. Bu noktada her 100 işsizden 84’ü ödenekten yararlanamıyor.
- Yıllık bütçelerde sanayi patronlarına verilecek teşvik miktarları yıldan yıla artıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2024’te sanayi patronlarına verdiği teşvik miktarını yüzde 245 artırmıştı. 2025 ve 2026 yılı bütçelerinde “sanayinin geliştirilmesi ve desteklenmesi” kalemine ayrılan bütçe sırayla yüzde 81 ve yüzde 56 arttı. Bu sırada 2025’ten 2026’ya temel eğitim ve ortaöğretime ayrılan toplam bütçe sadece yüzde 33 arttı.
Şu açıkça söylenebilir ki bugün takdir yetkisinin çocuklardan yana kullanılmamasının çok açık bir sebebi var: Devlet, ucuz iş gücü ihtiyacı olan patronların yanında. Bu ucuz iş gücünü yaratmanın koşulları da “kendiliğinden” oluşmuyor. Resmi çocuk işçilik için MESEM programı oluşturuluyor, çocukların okullaşması teşviki için bir öğün ücretsiz yemek verilmiyor, okulda olmayan yüz binlerce çocuğun durumu denetlenmiyor, sosyal destekler budanıyor, kamusal hizmetler parça parça tasfiye ediliyor, yoksullaşma artıyor, ücret zamları alındığı gün eriyor. Eğitim, sağlık ve beslenme birer “harcama kalemi” olarak görülüyor. Okulda bir öğün yemeğe kaynak bulamadığını söyleyen devlet, çocukların çalışmak zorunda kalacağı bir hayatın zeminini bizzat hazırlıyor. Bugün “takdir yetkisi” denilen şey, yarın çocuk işçiliği olarak karşımıza çıkıyor.
Fotoğraflar: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Suçu sadece velilere-bireylere yıkmak başka çocukları nasıl koruyacak?
Eskişehir'de altı yaşında bir çocuğun yetersiz beslenmeden kaynaklı ölümü, çocuk koruma sisteminin yokluğuna bir kere daha dikkat çekti.
MEB sağlıklı beslenmeyi ranta çevirdi
Çocuklara bir öğün ücretsiz yemek vermeyen MEB, okullarda “sağlıklı beslenme” etkinliği düzenliyor. Ama parası olana.
Bu dava tüm kadınların davası | 1 öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek
Dergimizin çağrısıyla örgütlenen 1 öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek kampanyası için kadınlar mücadeleye devam ediyor. 1 öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek için dava açan Nejla Göçer ile konuşuyoruz.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























