Adile Doğan

Nafaka hakkına göz diken devlet bu tabloyu normalleştirmek istiyor

5 kadın, 5 farklı hikaye ama ortak bir nihayet... Boşanmak istedikleri kocalarının baskı ve şiddetinden kurtulmaya çalışan kadınlar tüm haklarından feragat etmeyi kabul etmek zorunda kalıyor.

Bu yoksulluk ve şiddete karşı bi şey yapmalı!

Kadınlar krizle birlikte sadece daha da yoksullaşmıyor aynı zamanda şiddetin her türlüsüne daha fazla maruz kalır hale geliyor.

GÜNÜN DERNEĞİ: Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği

Bundan tam 5 yıl önce bu mahallede kadınların yaşadıkları tüm sorunlara karşı bir talep ve çözüm oluşturmak için bir dernek kuruldu: Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği.

Kadına şiddetin dik alasını yaşarken...

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinden Adile Doğan: Şiddet, yoksulluk, işsizlik kadınların hayatının orta yerinde dururken iktidar koltuk derdinden başka bir şey görmüyor.

8 Mart hediye beğenme günü değil

Sendikalı fabrikalarda hediyeler dağıtarak yapılan kutlamalar kadınları beklentiye sokuyor. Kadınlar hediye seçer hale geldi. 8 Mart, sendikalar eliyle ‘Kadınlar Günü’ne çevriliyor.

Biz aç kalabiliriz ama çocuklarımızı aç bırakmayız

İşçi kadınlar krizin kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor; ‘Patronların lüksü değişmedi ama ben işten atıldım, evdeki 3 peteği kapattım, ekmeği evde yapıyorum, kış başından beri ayakkabım delik...

Depremi bekler gibi bekleyecek miyiz?

“Beni krizi bahane ederek işten attılar. Samimi olduğum dört kişiyi de çıkardılar. Sonradan duydum ki ustabaşı, ‘Önümüzde kötü günler var. Bunun gibi düzen bozucuları barındırmamız lazım’ demiş.”

Okul servislerine zam: Kadınlara okul yolu göründü

Okul servisi ücretleri İstanbul’da yüzde 12, Ankara’da yüzde 13, İzmir’de yüzde 29 arttı.

Çare kimde?

Umutsuzluğun sürekli pompalandığı bu dönemde, sürekli birlik olmak gerektiğinden bahsedip elini taşın altına sokmaktan imtina etmek bir şeylerin değişeceğine olan inancı da zayıflatıyor.

Belediye olanakları işte böyle seçim rantı olarak kullanılıyor

Pazar tezgahı, belediyenin yardım kuyruğu, kışın defalarca kömür yardımı için başvuran kadının evine daha yeni gönderilen kömür... Bunlar seçimle geçimin nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.

Esenyalı’da kadınlar AKP’den neden kopuyor?

Esenyalı’da faaliyet yürüten Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Yöneticisi Adile Doğan, seçimlere ilişkin gözlemlerini anlattı.

24 Haziran’a doğru: İşçi kadınlar ne istiyor, ne tartışıyor?

8 Mart’tan 1 Mayıs’a kadınlarla yürüttüğümüz tartışmalar kadınların çözümsüz kalan bunca sorun karşısında ciddi bir tepki biriktirdiğini ortaya serdi. 24 Haziran bu tepkiler için önemli bir tarih!

Birlikte bir çay bile içemeyecek miyiz!

Az önce hep birlikte güle oynaya sofrayı kuran, hem bir şeyler yiyip hem de sohbet eden, her konuda birbirlerine hak veren kadınlar, birden ‘koyun-hain’ diyerek kavga etmeye başladı.

Yoksulluk, şiddet, istismar üçgeninde kadınlar ve çocuklar (4)

Günlerdir sorunlarını anlattığımız Esenyalı’da çözümü Kadın Dayanışma Derneğinden kadınlarla konuştuk. “Kadınların bu hayata mahkûm edilmesini istemeyen herkese sesleniyoruz; Birlikte değiştirelim!”

Sadaka ya da yardım değil, Dayanışma ve mücadele çözer

Kadınlar yoksulluk, şiddet, çaresizlik ve yalnızlık sarmalında boğuşuyor. Tablonun sadece Esenyalı’dan gördüğümüz kadarı bile bize kadınların ortak sorunları ve taleplerinin aciliyetini gösteriyor.

İçimizdeki düşman sandığın değil

İşçi kadınların aralarındaki sohbetlerden, yaşamlarından, çalışma koşullarından, evlerinden, yoksul mahallelerinden 1 yıllık OHAL tablosu: Herkes düşman diyor, peki gerçek düşman kim?

Bir arada olmak artık daha önemli

Esenyalı’da kadınlar buluştu, kadına yönelik saldırılara ve hükümetin Nüfus Kanununda yapmak istedikleri değişikliğe ilişkin sohbet etti. Kadınlar yan yana durmanın önemini vurguladı.

GÜNÜN ÇAĞRISI: Melisa Sağlam İçin kadın dayanışması

Minibüste giydiği şort gerekçesiyle saldırıya uğrayan Melisa Sağlam için kadınlar bugün saat 19.00’da Pendik minibüs duraklarında buluşacak.

KADEM hangi günleri geride bırakmış?

Sizce inançlar arasında gerçek eşitlik olmadan, kadınların geleceğe korkuyla bakmadığı, eşitliğin lafta değil yasalarda ve yaşamda karşılık bulduğu bir yaşam inşa edilmeden o günler geride kalır mı?