Esenyalı’da işçi kadınlar buluştu: Hep birlikte hareket edelim!
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinin düzenlediği işçi kadın buluşmasına katılan işçi kadınlar yaptıkları konuşmada derneğin ve kadın dayanışmasının hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlattı.

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinin çağrı yaparak düzenlediği işçi kadın buluşmasına çok sayıda kadın katıldı. Buluşmanın açılış konuşmasını yapan divan şöyle seslendi kız kardeşlerine: “Kriz var bahanesi ile insani yaşam ve çalışma koşullarımızın gasp edilmesini konuşmak üzere bir araya geldik. Her geçen gün kötüleşen yaşam şartlarının faturası biz kadınlara kesiliyor. Ekonomik sıkıntıların açlık ve yoksulluk getirdiği yetmezmiş gibi beraberinde şiddet ve sömürü de getiriyor. Evde eşimiz, babamız, abimiz tarafından şiddete maruz bırakılıyor uyguladığımız ev içi emek yok sayılıyor. Aynı durum iş yerlerinde patronlarımız ve usta başlarımız tarafından şiddet ve taciz olarak bize geri dönüyor. Bu yaşananlar hepimizin kaderiymiş gibi gösterilmeye kabullendirilmeye çalışılıyor. Son zamanlarda yaşanan intiharların tesadüf değil patron ve sermaye eli ile işlenilmiş cinayetler olduğunu hepimiz biliyor ve sözümüzü söylemekten geri durmuyoruz. 6 yıldır bu mahallede kadınların sesi olabilmek, dertlerine ortak olabilmek, problemlerine çözüm üretebilmek için yan yana gelip çalışma yürütmeye uğraşıyoruz. Bu 6 yıllık süreçte bizi yalnız bırakmayan siz kız kardeşlerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor bu kız kardeşlik halkasının çoğalmasını murad ediyoruz.” 

Etkinliğe Pendik Belediyesinin yer vermediğini hatırlatan divan, şöyle devam etti: “Hiçbir gerekçe yapılmadan başvurumuz reddedildi ama biz sözümüzü söylemekten geri durmuyoruz bugün burada 6 yıldır yaptığımız gibi kendi kürsümüzde kendi alanlarımızda sesimizi sözümüzü söylüyor şiddete baskılara boyun eğmiyoruz.”
Etkinliğe katılan kadınlar arasında ev emekçisi, fabrika işçisi ve çeşitli kurumlardan temsilci kadınlar katıldı. 


‘NASIL YOL ALACAĞIMIZI YİNE BİRLİKTE KARAR VERELİM İSTİYORUZ’
Sözü alan dernek başkanı Adile Doğan ise şöyle seslendi: “Bir 8 Mart vesilesi ile yeniden bir buluşmadayız aslında. Bu tartışmaya neden ihtiyaç duyduk, bu toplantıya niye ihtiyaç duyduk? 6 yıldır bu birlikteliklerimiz var ve biz yıllardır bu mahallede kadınlar olarak; kadına yönelik her türlü şiddetle, istismarla, sömürüyle mücadele etmeye çalışıyoruz. Bugün derneğimizin güçlü, istikrarlı ve sürekli biriktiren bir dernek halini alması kadınların bu mücadeleye sahip çıkması ile gerçekleşti. Şimdi daha ileriden adımlar atabilmek için, her gün giderek artan kadına yönelik şiddete, yoksulluğa, yaşadığımız tüm zorluklara karşı biz kadınların sözünü daha ileriden kurması gerekiyor.
İşçi kadınların sorunu giderek büyüyor daha kaç gün önce Gebze’deki bir fabrikada bir kız kardeşimiz intihara kalkıştı.
Geçim sıkıntısı, ekonomik kriz biz kadınların hayatındaki şiddeti de derinleştiriyor. Yoksullukla beraber işsizlik artıyor o da yine biz kadınların yükü haline geliyor, daha birkaç gün önce birlik olarak bir kız kardeşimizin hayatını kurtardık, yani bu derneğin bir de böyle bir anlamı var. Biz bunlara çözüm aramak istiyoruz ama ‘birlikte’ çözüm aramak istiyoruz. 6 yılı birlikte getirdik, bir 6 yıl daha çoğalarak, büyüyerek, sözümüzü daha ileriden söyleyebilmemiz için sadece Esenyalı değil, bütün kadınların bu mücadeleye omuz vermesi gerektiğini düşünüyoruz, o yüzden bu tartışmayı hep birlikte sürdüreceğiz.” 

Doğan, dernek olarak engeller ve saldırıların hedefinde de olduklarını ifade ederek, Pendik Belediyesi’nin engeline ilişkin; “Bizim vergilerimizle var olan kültür merkezinden bile faydalanamıyoruz. Bu bir kadın düşmanlığı, çünkü bize vermedikleri alanda her türlü toplantı yapılıyorken, kültür merkezlerimiz yerel yönetimlerimiz tarafından biz kadınlara kapatılıyor. Hangi alanda yan yana gelsek, hangi alanla birlikte yol yürümeye çalışsak bir sürü engelle karşı karşıya kalıyoruz. O yüzden hem bu engelleri aşan hem bu engeller ile mücadele eden hem de görmezden geldikleri sözümüzü daha yüksek sesle söylememiz ve çığlıklarımızı birleştirmemiz gerekiyor” dedi. 


Etkinlik sinevizyon gösterimi ve kadınların kürsüye çıkarak konuşmalarıyla devam etti.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ DE YAŞADIKLARI TACİZİ ANLATTI
Konuşma yapan Piri Reis Üniversitesi ögrencisi Ayşe okulda yaşadıkları tacizlerden bahsetti. Denizcilik bölümünde kadınların çok az olduğunu ve işe alınmadıklarını, sözlü ve fiziksel tacize maruz kaldıklarını anlatan Ayşe, “Kadın hocalar bile erkek akademisyenler tarafından tacize uğruyor" dedi.
Okulda yaşadıkları sorunlara karşı bir kadın topluluğu kurduklarını söyleyen Ayşe, 75 kişi olduklarını ve ilk iş olarak da derste akademisyenlerin tacizine ve cinsiyetçi, ayrımcı tutumlara karşı mücadele edeceklerini anlattı.

METAL İŞÇİSİ: KREŞ MÜCADELESİ VERİYORUZ
Bir metal fabrikasında çalışan işçi kadın ise konuşmasında kreş sorununa dikkat çekti: Doğum izni bittikten sonra mahallemizde ve fabrikada kreş olmaması sebebiyle oğlumu Eskişehir’deki ablamın yanına göndermek zorunda kaldım. Ben çocuğumu 1 senedir görmüyorum. Çok zor şartlarda iş yerimize sendika getirdik. Kreş yapsınlar diye baskılarımız çok yoğun. Mahallemize de ‘kreş yapacağız’ deyip hiçbir şey yapmıyorlar. Hep birlikte hareket edelim” dedi.

‘2014 YILINDA İLK YÜRÜYÜŞLERİNİ BENİM İÇİN YAPTILAR’
2014 yılında boşandığı kocası tarafından şiddet gören Gönül Çalışkan eski eşinin şu anda hapiste 20 yıl ceza aldığını söyledi. Çalışkan “Benim 3 çocuğum var. Şiddet benim çocuklarıma gelince boşanmaya karar verdim. Beni benzin dökerek yaktı, öldüreceğini söyledi. Şimdi ise liseyi bitirdim ve üniversite sınavına gireceğim. Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği ilk olarak 2014'de benim için uzun bir yürüyüş yaptı. Her zaman güçlü olmak lazım. Tek başına değil, hep beraber...” dedi.

‘EVLENDİĞİMDEN BERİ HEP ŞİDDET GÖRDÜM’
Evlendiğinden beri şiddet gören ve daha sonra Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği'ne ile yolları kesişen bir kadın ise “Buraya taşınalı 1 yıl oldu. Eşimden hep şiddet gördüm. Dövdüğünde kaçtım. Ama yine geri döndüm. Eşim en son bana şiddet uyguladığında bu sefer yanımda Adile abla vardı. Doğru kararlar vermeme yardımcı oldu. Destek oldular” diye konuştu.

BİRLİKTE MÜCADELE TACİZCİ MÜDÜRÜ İŞTEN ATMAYA YETTİ
Sendika sayesinde 20 senelik bir müdürün tacizden işten atıldığını söyleyen bir başka işçi kadın ise “Çoğu kadınlar adım çıkmasın diye söylemiyorlar. Hepimiz sendikalı olalım. 93 gündür direnenlerin de yanına gidelim” diyerek VİP işçileriyle de dayanışma içerisinde olma çağrısı yaptı.

‘NE ÇAY, NE SERVİS, NE SENDİKA...’
“Kurtköy’de 350 kişilik bir cam fabrikasında çalışıyorum. Sendikamız yok, çayın parasını cebimizden ödüyoruz, yol parasını cebinizden veriyoruz. Çok yoğun mesailerimiz var. Sendikalaşma mücadelesi başlattık. Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinden haklarını öğrendiğini söyleyen bir çocuk annesi ise, “Okul için eylem yapacaktık. 23 kişi vardı ve herkes vazgeçti. Adile abla ise yılmadı. ‘Yapacağız’ dedi ve 200 kişiden fazla kişi eyleme katıldı. Sesimizi Milli Eğitim Bakanlığı'na duyurduk. Bu bacaklar bu bedeni taşıdığı sürece ben burada yürüyeceğim” diye konuştu.

OTİZMLİ OĞLUNU KAYBEDEN KADRİYE DE KONUŞTU
Geçen sayı, Ekmek ve Gül dergimize ölen otizmli oğlu ve yaşadıkları hakkında yazan Kadriye Koç da konuşma yaptı. Oğlunun yaşadıklarını yazdığını ve yakında kitabının çıkacağını aktarırken şöyle konuştu: Oğlumun ihmaller sonucu ölümünün ardından 3 yıl geçti. Bu sırada kızım da ağır bir depresyona girdi, liseye giden kızım 23 kiloya düştü. Şu an 3 yıl oldu ve iyileşiyoruz” dedi.

‘BU DERNEK BİNLERCE KADINA YOL GÖSTERİYOR’
Etkinlikte bir konuşma da Ekmek ve Gül editörümüz Şengül Karadağ yaptı: “Bu derneğin bizim için şu anlamı var; sanmayın ki bir mahallede şu kadar kadına ulaşıyor, hayır binlerce kadına yol gösteriyor sizin deneyimleriniz. Her şeye ve herkese dokunan bir birlik var. Güçlü, istikrarlı, birlikte nasıl yürüneceğinin bir örneği. Herkes buraya çıkıp şunu söyledi; ‘iyi ki gelmişim buraya, güçlü hissettim, dayanışma buldum’ diye. Bunlar sanki soyut şeylermiş gibi konuşulur ya hani; öyle olmadığını; bunların kadınların hayatını nasıl değiştirdiğini görüyoruz somut olarak aslında. Burada yaptığınız şey sadece bu mahalle için değil, her yerdeki kadınlar için bu birliğin çok önemli olduğunu, bunun bir parçası olmaktan da çok mutlu olduğumuzu söylemek istiyorum. 

1 Mart'ta bu birliğin bir parçası olan İstanbul'daki kadınlarla bir Ekmek ve Gül buluşması yapacağız. Hepinizi bekliyoruz.”

İlgili haberler
Eyüplü kadınlar kahvaltıda buluştu: Sorunlarımız d...

Alibeyköy’de kahvaltıda buluşan kadınlar hem sorunlarını anlattı hem çözüm yollarını tartıştı. Bu tü...

Güzeltepe’den kadınlar: Evde 3 kişi çalışıyoruz, y...

Güzeltepe Mahallesi’nde 1 Mart Ekmek ve Gül buluşması öncesi bir evde bir araya gelen kadınlar, ekon...

Kartal’da kadınlar buluştu: Bir şeyler yapmak zoru...

Kartal’da bir araya gelen kadınlar, yaşamlarındaki zorluk ve çözüm yollarını konuştu. Birlikte olman...