‘Anlayacağınız Türkiye’de işverenler kadınları ucuz iş gücü olarak görüyor ve sömürmek için de elinden geleni yapıyor. Bu politikalar özellikle hükümetin kadınlara biçtiği rollerle şekilleniyor.’
Malatya’dan bir sağlık emekçisi anlatıyor: Serum bile bulunmayan hastaneler, kötü yemekler, liyakatsiz yöneticiler, ödenmeyen haklar ve tükenen sağlıkçılar...
'Her yer karanlık olunca hemen aileden birini arayıp yola çıkmalarını, eve varana kadar telefonu kapatmamalarını istiyorum ve hızlı hızlı eve varmaya çalışıyorum.'
AVM işçisi bir kadın: Anayasal hakkımızı kullanarak sendikalaşıyoruz. İşten atmalara, mobbinge karşı ve çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi için haklara sahip olup güvenceli yaşamak istiyoruz.
Yeşim'le tanıştıktan sonra oturmak için sözleştik. Bebek bakımı, ev işleri ve kaynanasının izin vermemesinden kaynaklı buluşmamız hep ertelendi.
Toplumsal kazanımları, örgütlülüğü, değişim, özgürlük talebini bozguna uğratmaya çalışırken, bir yandan da yükselttikleri nefret söylemleri ve hak gasplarıyla LGBTİ’lerin yaşam haklarını yok ettiler.
Ne yalnızız, ne çaresiz. En büyük dayanağımız dayanışmamız ve kız kardeşliğimiz. Dayanışmamızı daha da büyüttüğümüz dirençli, umutlu, sağlıklı bir yıl olsun 2022.
Kadınların hamilelikleri sırasında proteinsizlik yüzünden yaşamını yitirdiği Hindistan’da hükümet, kadınlardan et, yumurta yemekten ve sevişmekten kaçınmalarını istiyor.
‘Biz ki doğarken babamızın soyadını alan, evlenince eşimizin soyadını alan bireyleriz. Bizim sadece ismimiz var. Ama biz bütün bunlara karşı savaşacak ve kazanacak dirence sahibiz.’
İktidarın karşısında kadınlar artık kendini özne ve değiştirici güç olarak görecektir. Önümüzdeki 1 Mayıs bu nedenle işçilerin birliği ve mücadelesi için dönüm noktası olacağı çok açıktır.
'Bizim fabrikada kadın erkek eşitliliği yok. Hâlâ işçi kadınların aldığı maaş yan gelir olarak hesaplanıyor ve bunun için erkek işçilerden daha az ücret veriliyor.'
‘Asgari ücretle geçinmeye çalışmanın bu kadar zor olduğu bir dönemde dul ve yetim maaşıyla geçinebilmek ya da bu parayla geçinenleri düşünen yok’
Hep birlikte soralım Milli Eğitimin bütçesi nerelere harcandı! Neredeyse 2 yıl boyunca ne yaptı Milli Eğitim Bakanlığı ve neden yapmadı?
‘Her Kadının Bilmesi Gereken 20 Görgü Kuralı’ diye bir video gördüm. Merak edip açtım, ağzım açık izledim ve birkaç şey yazamadan geçemedim.
Antalya’da yaşayan ve eşi İtalya’da tır şoförü olan Çiğdem: Her görüşmemizde eşim ‘Cenaze arabalarını görmekten psikolojim yerle bir oluyor’ diyor.
“Çok iş, az para ve az işçi üçgeninden asla çıkamıyoruz.”
Öykü bir kısa yol değil en zor ve engebeli yollara çıkıyor. Yoksulluğa, cehalete, varlıklı burjuva sınıfın yaşam tarzına özentiler arasında kaybolmama direncini görüyoruz.
İkilem basit: Sürünerek hayatta kalmak mı, insanca yaşamak mı? İlk seçenek her gün daha fazla yoksulluğa ve giderek açlığa adapte olma kabiliyeti gerektiriyor. İnsan bedeni, insan gibi yaşamak istiyor
İnfluenza okul dönemlerinde, kışlalarda, yurtlarda, yatılı okullarda, kalabalık çalışma ortamlarında hijyen kurallarının bozulduğu ve soğuk etkisiyle vücut direncinin azaldığı kış aylarında pik yapar.
'Val’in hayatı mutfak ve bir sürü ıvır zıvırla dolu küçük yatak odasıyla sınırlı. Patronların yaşam alanlarının ise sadece içinden geçiyor, oraları sadece yarım kapı aralıklarından deneyimliyor.'
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















