Araştırıyorum, hiç mi işçiden yana bir şey çıkmayacak! Devlet düşünmesin, patron düşünmesin, kıdem tazminatımızın da elimize geçmesine engel olsunlar, peki biz işçiler artık ne yapacağız?

‘Artık kime güveneceğimizi şaşırdık. Çocuklar da çok tedirgin. Devlet buna bir el atsın, en ağır cezaları versin. İki takım elbise giyip kravat takınca iyi hal indirimi uyguluyorlar. Böyle olmamalı!’

Sendikalı fabrikalarda hediyeler dağıtarak yapılan kutlamalar kadınları beklentiye sokuyor. Kadınlar hediye seçer hale geldi. 8 Mart, sendikalar eliyle ‘Kadınlar Günü’ne çevriliyor.

Çocuklarımızın okulda aç kalmaması lütuf değil devletin birincil sorumluluğu. Bu hakkı ilkokuldan üniversiteye herkes için söke söke alacak olan da yine biziz biliyoruz.

‘Verilmeyen mesailerimize, düşük ücrete, Kod 29’a karşı direnmemiz gerekiyor. Açlıkla, yoksullukla bizi terbiye edenler mutlaka kaybedecektir. Kazanan biz işçiler olacağız’.

‘Ben et yemeği çıkınca ya da sütlaç çıkınca paketleyip ya da ekmeğin içine koyarak eve götürüp kardeşlerime yediriyorum. Bu bana çok dokunuyor.’

Metal işçisi kadınların sözleşmeden beklentileri nedir? Özgün talepleri yok mu? Yoksa neden yok?.. Yanıtını işçi kadınlardan dinleyelim.

Eğitimde ‘reform' süslemesiyle sunulan müfredat değişiklikleri aileleri endişelendiriyor. Çocuklarıysa küçük yaşlardan itibaren gelecek stresiyle baş başa bırakıyor.

‘Yine o ıslık sesi geldi. Takip edildiği hissi onu gittikçe ürkütüyordu. Eve daha on dakika vardı tahminine göre. Belediye otobüsleri ara mahallelerden geçmediği için yürümek zorundaydı.’

Kadınlar şiddet sarmalının o kadar ortasında bırakılmış ki sohbet kıdeme gelemiyor bile.

Eskiden sus pus olan işçilerle her fırsatta kıdem tazminatını konuşuyoruz. Bir an önce harekete geçip bir şeyler yapmayı planlıyoruz.

Yurtta yetişen, devlete emanet edilen çocukların kaderi hep mi aynı olur? Lale de Aleyna da ölmeyebilirdi. Yanı başımızdaki Lale’nin hikayesinden biliyoruz; kurumların da bu cinayetler de payı var.

Kampüs içerisinde konuştuğumuz kadın öğrenciler akademide yaşanan tacize karşı bir an önce önlem alınmasını talep ediyor.

“Ben hayalini kurduğum hiçbir şeyi yaşamadım. Küçük bir çocukken hayalim gelinlik tasarımcısı olmaktı. Tasarımcı olmayı bırak ilkokula bile gidemedim. Okula gitmek için çok ağladım ama göndermediler.”

Aile Bakanlığının 25 Kasım için yayınladığı kamu spotu, devletin kadınları şiddete karşı nasıl koruduğunu anlatıyor. Kadınlar Aile Bakanlığının ‘masalını’ yaşadıklarıyla çürütüyor.

Mecliste bütçe tartışılırken Bursa’dan kadınlarla bütçeden taleplerinin neler olduğunu konuştuk.

'Deniz Feneri eseriyle kitap yolculuğumuz biraz çocukluğumuza, aile ilişkilerimize, yaşayıp görüp de anlamlandıramadığımız, sonradan üzerini kapattığımız anılarımıza...'

“Geçen yıl muhtardan fakirlik belgesi aldım, aidat vermedim ama bu yıl nasıl alırım, alabilir miyim bilmiyorum”

Kimya mühendisliğinden mezun olunca iş bulamayan, garsonluk, kasiyerlik gibi işlerde çalışan, 1500 gün sigortası olunca da sadece 180 saatlik eğitimle iş güvenliği uzmanı olmuş.

Bakırköy Belediyesi, deprem bölgesiyle dayanışma gösterdiğini söylerken Bakırköy’de ihtiyaç sahiplerine, engellilere, yaşlılara, kreşlere verdiği hizmeti aşevi hizmetini kesti.

Editörden