MEKTUP

‘Emeklilerin gidip rahatça oturup çay içebileceği, sosyalleşip, sohbet edebileceği sıcak, uygun mekanlar olsun istiyoruz.’

'Bu ülkede her 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandığında kadınlar sorumluların, onların sesi olmasını istedi. Peki sesimizi duyuyor musunuz?'

'Normal zamanda bile katlanılamayan bir ağrı yaşarken bu durumlarda çok daha zorlanıyoruz. Bu yüzden reglin ilk günü hafta sonuna denk gelsin diye dua eden arkadaşlarım bile oluyor'

'Birlikte çalıştığımız birçok sağlık emekçisi arkadaşımız mutsuz, tükenmiş durumda. Bu durum domino etkisi ile tüm çalışanları etkiliyor.'

'Bizim özlük haklarımız ve zam talebimiz umurlarında değil ama bizden beklentileri hep aynıdır: hassasiyet ve fedakârlık'

ODTÜ Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Topluluğu'ndan İrem, 8 Mart'a giderken kampüslerinde yaşanan sorunları ve kadınların taleplerini Ekmek ve Gül'e yazdı.

‘Hukuka ve adalete güvenin zedelendiği, belirsizliğin, güvencesizliğin ve korku ikliminin palazlandırılmaya çalışıldığı bir hengâmede avukatlık sadece teknisyenliğe indirgeniyor.’

'Kürt kentlerinde devletin güvenlik güçlerinin kadına yönelik şiddet ve tacizinin önlenmesi ve faillerin devlet tarafından korunmasının önüne geçilmesi gerekiyor.'

Güzeltepe Mahallesi'nde oturan Saniye, yerel seçimlere giderken Nurtepe ve Güzeltepeli kadınların kendi talepleri için bir araya geldiğini anlattı.

'Son, balık öldüğünde, son deniz kuruduğunda, insan paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak'. O günleri görmeden gerçekleri anlamak ve doğaya sahip çıkmak umuduyla!

'Hâlâ kalabalık içinde, birkaç aile bir arada yaşayan; hâlâ sorunu çözülemeyen insanlarımız var bu ülkede. Onlar biziz, biz halkız. Birlik olmazsak, yeniden yıkılırız.'

'Çalıştığım yıllarda hep hayal kurardım. Emekli olunca sinemaya, tiyatroya gideceğim diye. Bırak sinemayı, bir arkadaşla çay içmeye gidemiyoruz.'

'Korkmak hep susmayı yanında taşımıyormuş. Bazen korka korka umuda koşulabiliyormuş. Tüm mecburiyetlere, zorluğa ve sorumluluklara rağmen...'

Balçova ve Narlıdere Ekmek ve Gül'den Özak Tekstil işçileriyle dayanışma: Sizleri mahallemizde, sokağımızda, iş yerlerimizde gururla anlatıyoruz.

'Ben iş yerimden de şehrimden de keyfimden ayrılmamıştım. Onca baskıya, zor çalışma koşullarına rağmen beş yılımı geçirdiğim iş yerinden böyle bir tavır görmek çok ağırdı.'

Tekstil atölyesinden içeri girdiğimde yerdeki kesilmiş kumaş parçaları, iplik parçaları, havayı kaplayan toz daha önce çalışmış olduğum tekstil atölyelerini anımsattı.

'Bazen insanların hayatında yapacağımız küçük bir dokunuş büyük mutluluklara vesile oluyor.'

Kazanacağınıza inancımız tam, gözümüz kulağımız sizde, direnen Özak işçilerine İstanbul'daki kız kardeşlerinden binlerce selam ve dayanışma gönderiyoruz.

‘Evlatları ile tehdit edilen, dayak yiyen kadınlar mahkemede kendini ifade etme fırsatı bulacak sanıyor. Haykıracağım, anlatacağım her şeyi diyor.' Ama gerçeklik bu şekilde işlemiyor.

‘Yıllardır verdiğim yaşam mücadelesinin küçük bir kısmını Ekmek ve Gül dergisinde paylaşmak istiyorum. Belki de birçok kadına umut olur hikayem.’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.