İstanbul’da 8 Mart Kadın Platformu, bir günde altı kadının erkekler tarafından katledilmesine karşı bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasının ardından üç kişi, polis tarafından “devlete hakaret” gerekçesiyle gözaltına alındı.
8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar bu akşam saat 19.30’da Süreyya Operası önünde kadın cinayetlerine karşı bir araya geldi. Platform adına okunan basın açıklamasında, bir günde altı kadının katledilmesinin “anlık bir öfke” ya da “rastlantı” olmadığı, kadınlara yönelik sistematik olarak örgütlenen şiddetin bir sonucu olduğu vurgulandı.
Açıklamada öldürülen kadınlar tek tek anıldı. İstanbul Arnavutköy’de boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından, koruma kararı aldırmış olmasına ve sığınma evine gitmesine rağmen katledilen Filiz Şağbangül; Kocaeli’de hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı bir erkek tarafından Gebze’de katledilen Aylin Polat; Van’da yine hakkında uzaklaştırma kararı bulunan bir erkek tarafından öldürülen Gönül Alkan; Osmaniye’de boşandığı erkek tarafından öldürülen İlknur Kor; Aksaray’da bir erkek tarafından silahla öldürülen Kübra Kılıç ve Zeynep Ayaz anıldı.
Açıklamada isimlerin tek tek anılmasının nedeni ise şu sözlerle ifade edildi: “Çünkü bu düzen, kadınları önce öldürüyor, sonra sayılaştırıyor, sonra unutturmaya çalışıyor. Biz unutmuyoruz.”
2025’te yüzlerce kadın öldürüldü
Açıklamada, yalnızca Ocak ayında 22 kadın cinayeti işlendiği, 14 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğu bilgisine yer verildi. 2025 yılı boyunca ise en az 294 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, 297 kadının ölümünün şüpheli olarak kayda geçtiği belirtildi.
Öldürülen kadınların önemli bir bölümünün; boşanmak isteme, barışmayı ya da evliliği reddetme gibi kendi hayatlarına dair kararlar almak istemeleri nedeniyle hedef alındığı vurgulandı. Kadınların yüzde 61’inin kendi evlerinde öldürüldüğü, en az 23 kadının ise koruma kararına rağmen yaşamını yitirdiği ifade edildi. Ayrıca 17 kadının kolluk görevlileri tarafından öldürüldüğü belirtildi.
Son beş yılda en az 1.267 şüpheli kadın ölümünün kayda geçtiği ve bu dosyaların büyük bölümünün aydınlatılmadığı aktarıldı. Şüpheli ölümün cezasızlık anlamına geldiğini belirten kadınlar, “Daha geçtiğimiz hafta hiçbir sağlık problemi yokken Muğla’da şüpheli şekilde ölü bulunan Bahar’a ne oldu demeye; Nadira’ya, Hande’ye, Dina’ya, Rojin’e, Narin’e ne oldu, Gülistan nerede diye sormaya devam edeceğiz” dedi.
Faillerin, cezasızlık politikaları ve iyi hâl indirimleri gibi uygulamalarla cesaretlendirildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Geçtiğimiz kasım ayında Dilovası’nda ruhsatsız faaliyet gösteren bir fabrikada 3’ü kadın, 3’ü kız çocuğu ve 1 erkek işçi yanarak öldü. Ruhsatsız ve hiçbir iş güvenliği önlemi alınmadan fabrika çalıştırılıyor, devlet kadın işçileri öldüren patronları aklıyor. Erkekler tarafından öldürülmeyi de, sömürü düzeni içinde ucuz iş gücü olarak görülüp iş yerlerinde ölmeyi de kabul etmiyoruz.”
Kadınlar öfkelerini şu sözlerle dile getirdi: “Öfkeliyiz. Kadınları öldüren, cezasızlık politikalarıyla failleri ödüllendiren bu sisteme öfkeliyiz. Öldürülen her bir kadının adını hafızamızda taşıyoruz. Emine Bulut’u unutmadık. Şebnem Şirin’i, Hande Kader’i, kanıyla ‘Beni Ragıp vurdu’ yazan Nurtaç Canan’ı unutmadık. Filiz’i, Aylin’i, Gönül’ü, İlknur’u, Kübra’yı, Zeynep’i unutmayacağız. Koruyamadıkları değil, korumadıkları kadınların öfkesini taşıyoruz yanımızda.”
Hayatlarını savunmak için bir araya geldiklerini belirten kadınlar; Filistin’de, Rojava’da, İran’da, Afganistan’da ve Hindistan’da direnen kadınların mücadelesini sahiplendiklerini ifade ederek, 8 Mart günü saat 13.00’te bu mücadeleyi büyütmek için Kadıköy Rıhtım’da olacaklarını duyurdu.
Basın açıklamasının ardından, kalabalık dağıldıktan sonra polis, basın açıklamasının parçası olan üç kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan kadınlar saatler sonra serbest bırakıldı.
Videolar: 8 Mart Kadın Platformu
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















