2026 yılı için 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücret açlık sınırının 2 bin 68 lira altında kaldı. Zamlı ücret henüz işçinin cebine girmemişken biz de asgari ücret alarak iki çocuğu ile geçinmeye çalışan bir kadın işçinin evine konuk oluyoruz.
Üç yıl önce eşinden ayrılarak Bayraklı’da büyüdüğü mahalleye geri dönen Aylin, iki yıldır bir zincir hamburgercide çalışıyor.
Birisi 23, diğeri 19 yaşında iki oğlu ile yaşayan Aylin’in büyük oğlu İzmir’de üniversite son sınıfta okuyor. Liseyi bitiren küçük oğlu ise üniversite sınavına kadar çalışmak üzere üç ay önce aynı hamburgercinin başka bir şubesine girmiş. O da asgari ücret alıyor. Küçüğün çalışmaması durumunda geçinmekte çok zorlanacaklarını belirten Aylin, maaşı yetmediği için her gün gönüllü olarak fazla mesaiye kaldığını söylüyor.
Aylin’in ev sahibi uzun yıllardır komşusu. Bu yüzden şu an zamlı hali ile 4 bin lira kira veriyor. Evinde bir oturma, bir de yatak odası var. Yatak odasını çocuklarla ortak kullanmak zorunda. Evde bir oda daha var ama rutubetli olduğu için kiler olarak kullanıyorlar. Yattıkları odada geceleri soba yakıyorlar. Oturma odasında da elektrik sobası var. Bu ay 1400 lira gelmiş fatura. Zaten onu da çocuklar banyo yaparsa açıp kapatıyorlarmış.
Büyük oğlu yaz tatilinde bir restoranda çalışmış. Şimdi de yoğun günlerde ya da birisi izin kullanacağı zaman oğlunu çağırıyorlarmış. “Bazen haftada iki üç gün gidiyor. Buna rağmen harçlık alması gerekiyor” diyor.
Ayda bir kere marketten kuru erzak gibi ürünleri topluca aldıklarını belirten Aylin, tüm temel harcamalar bittikten sonra elinde iki bin lira kaldığını söylüyor. Asgari ücrete yapılan zammı sorduğumuzda, “Olmasaydı da olurdu. Söylediler hiçbir tepkim olmadı. Önce kaç olacak acaba diye bekliyorduk. Zaten birçok şeye zam geldi, önümüzdeki ay elektriğe zam geleceği söyleniyor. 22 binden 28 bine çıkmasının bir etkisi olmadı” diyor.
‘İş yerinde karnımızı doyuruyoruz’
Yeterli beslenebildiklerini düşünmediğini dile getiren Aylin, “Et, kıyma gibi şeyleri eve almıyoruz. İş yerinde de fırında pişirilmiş ürünlerden yiyorum evde yiyemiyoruz diyerek. Puan sistemi ile yemek yiyoruz. Seçtiğimiz şeyi yiyebiliyoruz ve doyabiliyoruz. Küçük oğluma da ‘İş yerinde ye’ diyorum. Et ihtiyacını böyle karşılıyoruz” diyor.
‘Asgari ücret alsak da insanca yaşamamız lazım’
Daha iyi bir yaşam istediğini belirten Aylin, “Çalışıyorsak, asgari ücret de alsak insan gibi yaşamamız lazım. Örneğin bu ev, uygun bir ev değil. Benim ayrı bir odamın olması lazım.
Ama bu koşullarda iki artı bir eve taşınamam. Markete gittiği zaman istediği her şeyi alabilmeli bir insan. Yemeğinden kısıyorsun. Üst başından kısıyorsun. Kim ne verirse onu giyiyorsun. Kendine bir şey alamıyorsun. Öncelik çocukların oluyor. Kendimi silmişim zaten. Mecbur kalmadıkça hiçbir şey almıyorum” diyor.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
2026 asgari ücreti açıklandı: Açlığa bile muhtaç kalacağız
Yeni yıl öncesi asgari ücret görüşmelerinin üçüncü toplantısı sonucunda hükümet yüzde 27'lik bir zamla asgari ücreti 28 bin 75 lira olarak açıkladı. Açıklanan asgari ücret açlık sınırının altında.
2026 asgari ücreti: Bu neyin adaleti?
'Birileri torununun torununa servet bırakırken, benim yoksul halkım çocuklarını orada burada çalıştırarak aile gelirine katkı sağlamaya zorlanamaz.'
Asgari ücret belirlenirken geçimin nasıl sağlanacağı belirleniyor mu?
Batıkent’te kadınlara asgari ücret beklentilerini, nasıl geçinebildiklerini sorduk. Asgari Ücret Komisyonu toplantılarına katılan İşçi Gülden Görmez gibi kadınlar insanca yaşanacak bir ücret istiyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























