Asgari Ücret Tespit Komisyonu 3. toplantısının ardından 2026 yılı için belirlenen asgari ücreti açıkladı. Açıklamaya göre yeni asgari ücret yüzde 27,53 artışla birlikte 28 bin 75 lira oldu.
Türk-İş'in açıkladığına göre Kasım 2025 için yoksulluk sınırı 97 bin 159 lira, açlık sınırı ise 29 bin 828 lira. 2026 yılı için açıklanan asgari ücret ise kasım ayının açlık sınırının dahi altında.
Kadınlar açlığa özlem mi duysun?
DİSK Araştırma Merkezinin (DİSK-AR) yayımladığı Asgari Ücret Araştırması 2026 verilerine göre kadın işçilerde asgari ücretle çalışma oranı genel ortalamanın oldukça üzerinde. Kadınların yüzde 60.1’i asgari ücret ve altında. Yüzde 63.7’si asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında. Asgari ücretin en fazla yüzde 10 fazlası düzeyinde gelir edenler de eklendiğinde bu oran yüzde 67.4’ü buluyor. Belirlenen asgari ücret kadınları açlığa özlem duyar hale getirecek.
İşçi kadınlar tepkili
Açıklanan asgari ücrete ilişkin işçi kadınlar tepkilerini dile getiriyor.
Esenyurt'tan bir tekstil işçisi: "Oh gözümüz aydın, çok zam vermişler. Verdikleri zammın yarısını geri alsınlar. Ne lazım; ev, araba alırız da zengin oluruz Allah muhafaza! Bunlar bize 28 bin lira verirken kendileri kaç para alıyorlar? Şu an mesaideyim biliyor musunuz? Mesaiye kaldık üç kuruş daha fazla alalım diye. Şimdi mesai bitene kadar kafamda dönüp duracak bu 6 bin liralık zamla ben bir sene nasıl geçineceğim? Bunlar gitmeden bize rahat yok artık. Altınlar içinde yaşıyorlar bize de 28 bin lira öyle mi?"
Tekstil işçisi Oya: "Çok vermişler. Hiç vermezlerdi daha iyiydi. 5 bin 971 lira harca harca bitmez. Bunlar bizimle dalga geçiyorlar vallahi. Moralim bozuldu. Bu ne yüzsüzlük arsızlık. 230 bin lira maaş alan vekillerimiz. Mecliste birbirini yediler aldıkları maaşın 2 katına çıkarılsın diye. Bize alalım 28 bin lira onlar alsınlar 460 bin lira."
Esenyurt'tan bir temizlik işçisi: "22 bin liraydı 18 bin lira kira veriyorum, 4 bin lira şimdi oldu 9 bin lira. Ben nasıl geçineyim? Hangi parayla et alayım, bir bardak kahve çay içmek benim de hakkım değil mi? Vallahi artık buna dur dememiz lazım. Bu işin sonu iyi değil, her gün insanlar intihar ediyor, her gün çoluk çocuk okula aç gidiyor. Allah bunları kahretsin artık. Yok, ne faturaya yetiyor ne yiyeceğe yetiyor. Herkes kendini kurtarmanın peşinde. Sabahtan gidiyorum akşama kadar tuvalet temizliyorum, ortalığı siliyorum ben de insanım, biz de insanız yeter artık."
Esenyurt'tan İşsiz bir genç kadın: "Ne yapalım bu parayla? Bizimle dalga geçiyorlar. Başka bir açıklaması yok. Yoksulluk sınırının açlık sınırının da altında kaldı. Bi de 75 lira koymuşlar dalga geçer gibi bozdurup bozdurup harcarız. Ev kiralarının marketi fiyatlarının böyle olduğu bir ülkede 28 bin lirayla nasıl geçinecekler. Bir ailede diyelim ki 4 kişi çalışıyor, yine de 28 bin liralık maaşla geçinemez hiç kimse. Çünkü zam akını başlayacak, yeni yıl da geldi her şeye zam var. Önce zam haberleri sonra da asgari ücret ki bu daha başlangıç. İşyerlerinde kabul görmese bu maaş, herkes bi itiraz etse başka türlü olur. 28 bin lirayla ne yapılacak?"
Tekstil işçisi Selma: "Bozdurup bozdurup harcayacağım. Beklediğim ama istediğim değil. Neler yaparım bu parayla; önce 20 bin lira kiramı öderim, sonra araba alırım. Tatile giderim. Çocuk okuturum. Ben duyunca bir panik yaptım. Eşim korktu. 'Ne oldu hanım' diye. Ben o parayı nerede saklarım onun paniğini yaptım aslında ama kocam anlamadı. Allah sonumuzu hayır etsin."
Tuzla'dan bir metal işçisi: "Evet yine asgari ücretin açlık sınırın altında kaldığı bir yılda tek başına ayakta durmaya çalışıyorum. Ödeme güçlüğü, çektiğim borç yüzünden hafta sonları ek işlere giderek çevirmeye çalışıyorum ama yine de yetmiyor. İnsanca yaşamak için geçinme derdini düşünmeden bir ücret talep ediyorum."
Urfa'dan işçi bir kadın: "Bence yetmez, zaten Türkiye’nin ekonomik durumu çok kötü. Bu süreçten sonrası daha da kötü olacak. Zam üstüne zam. Millet yine açlıkla, sefaletle, yoksullukla mücadele edecek. Bunun içerisinde kiracı olan insanlar var, çocuklarını okula gönderen ebeveynler... Kısacası hepimiz için çok zor bir yaşam olacak."
Tuzla'dan bir metal işçisi: "Asgari ücreti çocuklarına harçlık diye verenler; çocuklarına harçlık bile veremeyenlerin alacağı asgari ücreti belirleyecek. Sadece günü kurtarmaya bakıyoruz artık."
Aközbekler tekstil işçisi: "Günümüz enflasyonunu, kirasını, hayat pahalılığını düşününce ortaya çıkan rakam insanların aklıyla alay eder nitelikte. Söylenecek çok şey var da maalesef anlayan bir muhatap yok karşıda."
Malatya'dan bir tekstil işçisi: "Asgari ücretle çalışanlar; üretimin her alanında, hizmet sektöründe, fabrikalarda, temizlikte, bakım işlerinde, ulaşımda, inşaatta kısacası hayatın her alanında emek veriyor. Buna rağmen açlık sınırının altında bir maaşa mahkum ediliyor, yüksek vergilerle hakları gasp ediliyor.
Her asgari ücret belirleme döneminde işletmeler ya kapanıyor ya da küçülmeye gidiyor. Bu durum, hükümet ile işverenler arasındaki danışıklı dövüşü andıran bir kısır döngü yaratıyor. Sonuç ise değişmiyor: Mutsuz çalışanlar, mutsuz aileler.
Ama neyse ki bu ülkede mutlu mesut yaşayan yüzde onluk bir kesim var. Ülke ekonomisinin neredeyse yarısı onların elinde. Çok şükür, vergileri de siliniyor. Bu millet ise bununla yetinmeye çağrılıyor; 'şükretmek gerek' deniyor."
Malatya'dan bir tekstil işçisi: "Bence asgari ücretliler yaşamasın diyorlar, bu ülkede yoksulluk ve açlık sınırının altında asgari ücret. Bu durumu konuşmaya Türkçem yetmiyor."
Tuzla'dan güvenlik işçisi bir kadın: "Akşam bir umut televizyonda asgari ücret açıklamasını seyrediyoruz ama sonuç yine hüsran. O kadar kötü ki belin doğrulmasın, üzerine bir sigara yak ve yine aynı iç ses 'ben bu parayla nasıl geçineceğim.' Hiç bu kadar yok sayılmadı bu ülkenin insanları. Basın dış kapıda, bir tane işçi yok, sendika yok; sanırsın muz cumhuriyeti. Pes doğrusu.
Ayrıca insanın bu açıklamadan sonra, dışarı çıkıp avaz avaz bağırası geliyor. Bir de hakkını ararken ailen tarafından dahi yalnız bırakılıyorsun ki çok ama çok acı. Biz hakkımızı birlikte aramaya bir an önce başlamalıyız çünkü inanın bana bizim bizden başka kimsemiz yok."
Eşi tersane işçisi bir kadın: "Asgari ücretin 28 bin 75 lira olması bana hiç bir katkı sağlamıyor. Olduğum ve kaldığım yerden devam edeceğim. Aynı sıkıntılarla aynı hayat şartlarında yaşamaya devam edeceğim. Benim için değişen hiçbir şey olmadı. Asgari ücret zamlanmasaydı daha iyiydi. 28 bin lira şu zamanda kirada oturan için çok bir şey değil. Zaten 13 bin lira kira vereceğim. Bunun elektrik, su, doğalgazı zaten bana 15-16 bin. İki çocuğum da okuyor zaten. Yapılan zammın, 28 bin liranın bana hiçbir katkısı olmadı."
TKIS Blınds işçisi bir kadın: "Merhaba ben TKIS Blınds fabrikasında çalışan ve tam üç yılını veren bir işçi kardeşinizim. Konuya nereden başlayacağımı inanın ki bilmiyorum. Asgari ücret belli oldu: 28 bin 75 lira. Geçen sene devletin verdiği yüzde 30’luk zam oranı biz TKIS çalışanlarına; daha doğrusu sendika isteyen, hakkını savunan ve örgütlü olan işçiye yüzde 20-25 olarak yansımıştı. Amaçları sadece bizleri yıldırmak. Kendi isteğimizle işi bırakmamızı istiyorlar. Peki soruyorum size, geçen sene asgari ücrete yüzde 30 oranında zam yapıldı. Bu sene ise; yüzde 27'lik zam oranı bizlere kaç lira olarak yansıyacak? Çalışıp üreten bizlerken büyüyen sermaye neden onlar? Çok üzücü ve vahim bir durum içerisindeyiz. Emek ucuz ekmek pahalı!"
Fotoğraf: Evrensel
İlgili haberler
Asgari ücretliye IBAN gönderen devletten ne bekleyelim?
Çocukken fabrikada, atölyede ailesinin geçimini sağlamaya çalışmalarıyla başlayan geçim dertleri evlenip çoluk çocuğa karışmalarına rağmen bitmemiş İkitelli’den Duygu, Fatmanur ve Nilgün’ün.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























