NATO'ya ve yeniden silahlanmaya karşı kadınların ortak mücadelesi: Batı Alman Kadın Barış Hareketi
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Batı Alman kadınları, yeniden silahlanma ve NATO politikalarına karşı örgütlenerek militarizme karşı uzun soluklu bir barış mücadelesi yürüttü.

Almanya'da kadınlar, iki dünya savaşının acılarını öylesine sırtlarında taşıdılar ki 1945'te faşizmin yenilgisinden sonra “Nie wieder/Bir daha asla!” duruşunun kararlı savunucusu oldular. 50'li yılların başında yeniden Alman ordusunun kurulması tartışmaları başladığında bunu ellerini bağlayarak kabullenmediler. Kendileri, çocukları ve tüm dünya halkları için yapabilecekleri çok şey vardı. 

Bu duyguları şu sözlerle ifade ettiler: “O zamanlar, yeniden silahlanmayı önlemeye yardımcı olmak istedik. Korkunç İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden sadece altı yıl sonra, yeniden bir Alman ordusu kurmak istemeleri bize akıl almaz görünüyordu. Yeniden silahlanmayı ulusal bir felaket olarak görüyorduk ve haklı olarak vatanımızın bölünmüşlüğünü derinleştireceğinden korkuyorduk. Ancak Almanların yakınlaşmasına katkıda bulunmak ve birleşmeye doğru adımlar atmak istedik. [...] Siyasetle ilgilenmeyen kadınları siyasete tanıtmayı, doğru içgörüler kazanmalarına yardımcı olmayı ve onları sivil eyleme motive etmeyi görevimiz olarak gördük [...]"

Nasıl kuruldu? 

"WFFB/Batı Alman Kadın Barış Hareketi", adını Şubat 1952'de Göttingen'de düzenlenen bir barış konferansında aldı. Kuruluş fikri, birkaç ay önce, 14 Ekim 1951'de Kuzey Ren-Vestfalya'daki Velbert'te yaklaşık bin kadının bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştı, "Almanya Barışı İçin Kadınlar ve Anneler Kongresi", Protestan ve Katolik kadınlar tarafından "Barış" bayrağı altında gerçekleştirildi. Katılımcılar arasında Klara Maria Faßbinder (1890-1974, Bonn Pedagoji Akademisi Tarih Eğitimi Profesörü), Henriette Rühle (1910-1963, Merkez Parti üyesi) ve Maria Deku (1901-1983, Hristiyan Demokrat Birlik/CSU üyesi) yer alıyordu. Başlangıçta Hristiyan kadınların bir araya gelmesi amacıyla planlanan kongre, barışa bağlılıklarını paylaşan komünist, pasifist ve sosyalist kadınları da kendine çekti. İdeolojik farklılıklarına rağmen, bu kadınlar, bu kongrenin kabul edilen manifestosunda katılımcılar tarafından formüle edildiği üzere, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin yeniden silahlandırılmasına temelden karşı çıkmalarıyla birleşmişlerdi: 

"[...] Barış bizim hayatımızdır, bu nedenle vatanımız, savaştan altı yıl sonra, uygun bir barış antlaşması yapmalı, barışçı tavır almalıdır. Büyük ölçüde son iki savaşın sonucu olan ciddi ahlaki hasar ancak barışta iyileştirilebilir; savaşa hazırlık bunu daha da kötüleştirir. Bizlerin ve tüm dünyanın mücadele ettiği zor sosyal sorunlar ancak barışta ele alınabilir. Bu sosyal yeniden yapılanma, savunmaya en iyi katkıdır. Almanya'nın silahsızlandırılması, uluslararası anlayışın ve silahsızlanmanın başlangıcı olmalıdır. 1951'de Velbert'te düzenlenen ilk Barış Kongresi'ni, Cuxhaven'da (1951), Frankfurt'taki St. Paul Kilisesi'nde, Münih'te ve Oberhausen'da düzenlenenler de dahil olmak üzere birçok başka kongre izledi.

Nasıl bir yapısı vardı?

Batı Alman Kadın Barış Hareketi/WFFB, dernekler sicilinde resmi bir kaydı ve kendine ait tüzüğü bulunan, katı anlamda bir dernek değil; daha ziyade yerel ve bölgesel kadın gruplarının esnek bir koalisyonuydu. Ne resmi bir üyelik sistemi ne de üyelik aidatı vardı; örgütün hedeflerini benimseyen kadınlar faaliyetlere katılıyor ve gönüllü olarak zaman ayırıyordu. Her bir eyalette bağımsız bölgesel gruplar ve çalışma komiteleri faaliyet gösteriyordu. Bu gruplar konferanslar, kermesler, bilgilendirme stantları ve broşür dağıtma kampanyaları düzenliyor; nükleer silahlanma ve olağanüstü hâl yasaları gibi konulara karşı imza topluyorlardı. 

Her eyalette, bölgesel gruplar arasındaki iş birliğini koordine eden bir kadın başkan veya küçük bir grup bulunuyordu. Ülke genelinde faaliyet gösteren seçilmiş bir yönetim kurulu mevcuttu ve kamuoyuna yönelik çalışmalar büyük ölçüde örgütün kendi dergisi olan Frau und Frieden* (Kadın ve Barış) aracılığıyla yürütülüyordu. WFFB gönüllü çalışmalara dayanıyor ve bağışlarla finanse ediliyordu. Bu yapısıyla, Barış ve Özgürlük İçin Uluslararası Kadınlar Birliği'ne (WILPF) benziyordu.

Üye bileşimi nasıl?

Batı Alman Kadın Barış Hareketi'ndeki kadınlar, barışa olan bağlılıklarını; eğitim, çocuk yetiştirme ve kamuoyu bilincini artırma odaklı bir gündemle birleştiriyorlardı. Bu, kadın haklarını güvence altına almayı amaçlayan kadın hareketi kaynaklı bir girişim olarak yorumlanmamalı. 

Batı Alman Kadın Barış Hareketi (WFFB), kendisini parti siyasetinden ve dini mezheplerden bağımsız bir oluşum olarak tanımlıyordu. Dini veya siyasi dünya görüşü ne olursa olsun herkes üye olabiliyordu. Katılım için tek kriter, örgütün temel amacı olan Almanya'nın yeniden silahlanmasını önleme hedefiyle kendini özdeşleştirmekti. Böylece Katolik, komünist, sosyalist, liberal ve muhafazakâr kadınlar WFFB bünyesinde birlikte çalıştılar. Üyeler belirli bir sosyal sınıfa veya meslek grubuna mensup değildi; WFFB'de aktif olan kadınlar arasında ev kadınlarının yanı sıra, işçilerden akademisyenlere kadar hayatın her kesiminden çalışan kadınlar yer alıyordu.

Eylem ve etkinleri nasıldı?

Yukarıda belirtilen etkinliklere ek olarak, WFFB barış konferansları ve "barış günleri" düzenledi. 22 Mayıs 1952'de Bonn'da, Genel Antlaşma'yı ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nin Avrupa Savunma Topluluğu'na (AST) katılımını protesto etmek amacıyla bir barış günü düzenlendi. Bu etkinliğe yaklaşık bin 600 kadın katıldı. Şansölye Adenauer'e ve diğer hükümet yetkililerine çok sayıda protesto kararı iletildi. ABD, SSCB, İngiltere ve Fransa arasında Cenevre'de müzakereler sürerken, WFFB üyeleri nöbet eylemleri gerçekleştirdi. İzleyen yıllarda WFFB'nin çalışmaları; Almanya'nın yeniden askerileştirilmesi, zorunlu askerlik hizmetinin getirilmesi, nükleer silahlanma, olağanüstü hâl yasaları ve Vietnam Savaşı'na karşı yürütülen mücadele ekseninde şekillendi.  "Yeniden Silahlanmaya Karşı Kadınlar" gösterisine bin 500 kadın katıldı. WFFB üyeleri ayrıca, 1964 yılında Lahey'de Amerikalı grup "Women Strike for Peace" (WSP) tarafından düzenlenen ve tüm NATO ülkelerinden kadınların çok uluslu bir nükleer gücün oluşturulmasına karşı gösteri yaptığı protestoya da katıldılar. İngiltere'den gelen kadınlar, 1964'te Bonn'da düzenlenen savaş karşıtı forumda WFFB üyelerine katıldı. 1960'lardan itibaren Vietnam Savaşı, Paskalya Yürüyüşü hareketi ve nükleer karşıtı hareket, WFFB'nin temel gündem maddeleri haline geldi.

Egemenlerin saldırısıyla karşılaştı 

WFFB'nin kuruluşu; Almanya'nın yeniden silahlanması ve Batı Almanya devletinin barış ve güvenlik politikasının gelecekteki yönü üzerine parti siyaseti, pasifist ve Hristiyan çevrelerde yürütülen tartışmalara bir tepki olarak görülebilir. Bunun somut bir sonucu olarak, aralarında komünist ve sosyalist ülkelerin de bulunduğu diğer ülkelerdeki kadın gruplarıyla temas ve diyalog kuruldu. Böylece, WFFB kadınlarının barış odaklı ağı; ABD, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği ve Vietnam gibi ülkelere kadar uzandı. WFFB üyelerinin defalarca komünist sızma suçlamalarıyla karşı karşıya kalmasının temel nedeni, büyük ölçüde sosyalist ülkelerden kadınlarla kurdukları bu temaslardı. Örgüt, Anayasayı Koruma Dairesi tarafından izlemeye alındı; üyeleri polis gözetimine tabi tutuldu, evlerinde aramalar yapıldı, ayrıca tutuklanıp haklarında yasal işlem başlatıldı. 

WFFB, komünist bir cephe örgütü hatta paravan örgüt olarak sınıflandırıldı ve yasaklandı. 1953 yılında Anayasayı Koruma Dairesi, WFFB'nin de yer aldığı bir "siyasi cephe örgütleri" listesi yayımladı. Bavyera'da WFFB, buna karşı protesto ve yasal yollara başvurarak, örgütün eyaletin anayasa karşıtı örgütler listesinden çıkarılmasını sağladı. WFFB ayrıca Rheinland Pfalz eyaletinde de yasaklandı; bu durum örgüt ile eyalet yönetimi arasında dört buçuk yıl süren bir hukuk mücadelesini başlattı ve süreç, yasağın kaldırılması ve WFFB'nin itibarının iade edilmesiyle sonuçlandı. 


Kadın ve Barış Dergisi

Frau und Frieden (Kadın ve Barış) dergisi ilk kez Mayıs 1952’de yayımlandı. Dergiye düzenli olarak katkıda bulunanlar arasında Klara Marie Faßbinder, Ingeborg Küster, Elly Steinmann, Maria Deku ve Erna Hinz-Vonthron yer alıyordu. Dergi; ulusal ve uluslararası barış örgütü kongreleri, WFFB üyelerinin seyahatleri, Federal Hükümetin planladığı yeniden silahlanma girişimleri ve bu tedbirlere yönelik protestolar hakkında haberler yapıyor; daha geniş bir çerçevede ise grubun militarizasyona, nükleer silahlanmanın artırılmasına ve yaygınlaştırılmasına karşı mücadelesini ele alıyordu: “Başyazılar, raporlar, açıklamalar, özel makaleler ve hiciv yazıları aracılığıyla, Federal Cumhuriyet’teki en önemli siyasi olaylar karşısında bir duruş sergiledik; militarizasyonla mücadele ve nükleer silahlara, olağanüstü hal yasalarına, kadınlar için sivil hizmet ve vicdani ret konularına yönelik protestolardan, demokratik hakların aşındırılmasına karşı çıkan açıklamalara kadar pek çok meselede tavır aldık.” 

Dergi, 1952’den 1974’e kadar aylık olarak yayımlandı. 1974 yılında mali sıkıntılar nedeniyle yayınına son verildi. Derginin WFFB üyeleri arasında birleştirici bir bağ işlevi gördüğü anlaşıldı; zira derginin ortadan kalkmasıyla birlikte WFFB de varlığını yitirdi. Bir diğer neden ise WFFB üyelerinin, bir sonraki kadın kuşağını örgütlerine dahil etmeyi başaramamalarıydı.

WFFB; zorunlu askerliğin yeniden getirilmesini, Federal Cumhuriyet’in NATO’ya katılmasını veya nükleer silahlanma yarışını engelleyememiş olsa da kadınlar çabalarının haklı ve gerekli olduğuna dair derin bir inanç taşımaya devam ettiler. Nazi diktatörlüğü ve İkinci Dünya Savaşı'na dair kişisel deneyimleri, onlara yollarına devam etme gücü verdi. 

Manşet Kolaj: Batı Alman Kadın Barış Hareketi Nedir - Ne Yapar - Ne İşe Yarar? (1967)

İlgili haberler
Howl'un tarafı

Yürüyen Şato’daki gibi, savaş yalnızca cephede yaşanmıyor; kentlerin sokaklarına, mutfaklara, iş yerlerine, evlere kadar sızıyor.

Gebze'de kadın işçiler NATO'ya, savaşa karşı sokaktaydı

Gebze Sendikalar Birliği, "NATO defol", "Savaşa değil emekçiye bütçe", "Asgari ücrete zam" talepleriyle yaptığı eylemde, silahlanmaya ayrılan kaynakların emekçilere ayrılması gerektiği vurgulandı.

Sınırların Ötesi: Kadınlar hakları için, eşitlik için, barış için sokakta!

Dünyanın pek çok ülkesinde kadınlar savaşa karşı, ağır çalışma koşullarına, eşitsizliğe karşı ses çıkartıyor.


Editörden