‘Okullarda 1 Öğün Ücretsiz Sağlıklı Yemek Haktır’ kampanyası devam ediyor. Balçova ve Narlıdere’de imza standı açan kadınlar izlenimlerini Ekmek ve Gül’e yazdı.

Faika annesiydi Mehmet’in. Onun varlığını görmeyen Feyzullah’ın da karısı. 15 senedir evli olan Faika ve Feyzullah’ın hayatına Mehmet çok geç gelmişti. Gerçi gelmesi de yaşamlarını değiştirmemişti.

Gebze’nin Hürriyet Mahallesindeyiz. Kadınlar 2018’den çok şey istiyor. Aslında pek de umutlu değiller ama en çok da kadın cinayetlerinin ve eşitsizliğin son bulmasını istiyorlar, hem de hemen!

Özel eğitim kurumlarında çalışan genç bir eğitim emekçisi, okulun ek zam vermek yerine öğretmenleri işten çıkarmakla tehdit etmesine karşı iş bırakma ve sendikalaşma deneyimlerini paylaşıyor.

Yeter mi her mevsim sıcacık olacak bir ekmeği kazanmaya ve her mevsim cap canlı açacak bir gülü koklamaya bildiklerimiz? Yetmez.

‘Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinden biri aradı, gittik görüşmeye. Bize yol gösterdiler. Sayelerinde evimizi tuttuk, hemen eşya desteği sağladılar. O boş ev şimdi benle oğluma yuva oldu.’

‘Geleceğimiz için mücadele etmek zorundayız. Derneğimizin ve yürüttüğümüz kadın çalışmalarının bize öğrettiği en önemli şey de bu’

Ülkü hikayesinin kadınlara çaresizlik değil, cesaret vermesini istiyor ve bir çağrıda bulunuyor; “Haksızlıklara susmayın, sustukça eziyorlar, kendinize güvenin ve korkmayın...”

‘Milli Eğitim Bakanı açık açık ‘biz cemaat ve tarikatlarla berber eğitimde iş yapacağız’ derse merdiven altıda sübyan okulu da çoğalır, cemaatler ve tarikatlar da cirit atar’

‘Bu insani kriz, Türkiye’deki sağlık sisteminin tamamen piyasa koşullarına terk edildiği, sağlığın kendisinin para haline getirildiği bir döneme denk geldi.’

Hayatı gençler için Kutu Park’tan ibaret kılmaya çalışanlara karşı, bütün hayatı, tüm güzellikleriyle, hak ettiğimiz gibi özgürce, esenlikle, güven içinde birlikte kazanabiliriz.

Eğitimdeki değişiklikler ne bilgisizliğin ne de plansızlığın ürünüdür. Tam tersine başkanlık sistemi ve onun ‘yeni Türkiye’sinin ihtiyacı olan itaatkar nesiller yetiştirmek hedefinin ürünüdür.

Esenyurt’ta depo işçisi kadınların barış mesajını getirdik sizlere, “Fidanlar kırılmasın, güllerimiz solmasın, analar ağlamasın. Sevgi ortak dilimiz, dünya bizim ülkemiz.”

Melisa Kesmez son kitabı Küçük Yuvarlak Taşlar’da annelik/kadınlık hallerini, aşkı, gidenleri ve kalanları kendine has diliyle ustaca anlatıyor…

Kadınların nasıl ve kime ibadet edeceklerini nasıl, koşullarda çalışacaklarına kadar karar veriyorlar. ‘Azla yetin patrona itaat et’ diyorlar.

Orta vadeli program da aynı şekilde çocuk işçiliği ortaokuldan itibaren yaygınlaştırmak ve ‘kurumsallaştırmanın’ politikasını çiziyor.

Kadınlar faşizme karşı mücadelenin en başat aktörü olmak zorunda. Bu mücadele soyut, müphem ve adressiz bir mücadele değil. Örgütsüzlükle başarılabilecek bir mücadele hiç değil!

Kadroya (şirkete) geçiş için yapılan sınavlarda taşeron işçilere sadece yaptıkları işlerle ilgili sorular sorulabilir. Aksi halde ya da işçi başarısız olursa, itiraz ve dava hakkı vardır.

Paris’te düzenlenen bu olimpiyatlarda kadın ve erkek oranlarının eşitlenmesi sebebiyle “tarihte cinsiyet eşitliğinin en iyi sağlandığı olimpiyat” olarak bizlere sunuldu. Gerçekten öyle mi?

Aile yılının iktidar açısından en temel başlıkları ise nüfus politikaları ve kadınların esnek çalışması oldu. Ama işçi ve emekçi kadınlar da boş durmadı. Gelin aile yılının ilk dört ayına bakalım...

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden