Bir yanda kayyum bir yanda kriz
Kayyumların ve kriz etkisini derinden hissettiren Diyarbakır’da bir kadın, ‘Yani bu kayyum gelmiş hep fakirlere zahmet oluyor. Fakir daha fakir zengin daha zengin...’ diyor.

Ekonomik krizin gün geçtikçe etkisini daha da hissettirdiği bu günlerde kayyum yönetimi altındaki Diyarbakır’da hayat giderek zorlaşıyor. İradeleriyle birlikte, işsizlik ve yoksulluğa karşı talepleri de hiçe sayılan Diyarbakırlı kadınlar için günler, kışın gelmesiyle birlikte daha sıkıntılı geçiyor.

Sur’da, sokak arasında küçük bir bakkal dükkanı işleten bir kadınla birlikteyiz. 30 yıldır bakkalda çalıştığını söylüyor. Türkçe bilmiyor, evde çocukları Türkçe kendisi ise Kürtçe konuşuyormuş. Hayat daha da pahalılaşırken, bir yandan da işsizliğin kendilerini vurduğunu anlatıyor: “İşsiziz, güçsüzüz kızım. Önceden çocuklarımız çalışıyordu, günlük 30-40 lira alıyorlardı. Şimdi işsiz kaldılar. Eşim 3 yıldır hasta, çalışamıyor, evde yatmak zorunda. Benim sigortam, maaşım yok. Kimse halimize bakmıyor. Ne yapalım kızım...”

Artık pazara bile gidemediğini, evin önünden seyyar satıcılar geçtiğinde onlardan bir şeyler aldığını belirterek, “Yazın yine bir şekilde idare ediliyor ama kışın çok daha zor” diyor. Bakkal olarak işlettiği küçücük dükkana ayda 200 lira kira verdiğini, bazen onu bile ödeyemez duruma düştüğünü söyleyen kadın, “Bak içinde pek bir şey yok kızım ama yine bu dükkan bize bir umuttur, hiç yoktan iyidir” diye konuşuyor.

Çözüm konusunda ise konuşmaktan çekiniyor. “Ne diyeyim daha kızım, Allah hayırlı bir çözüm çıkarsın. Korkumuzdan konuşamıyoruz artık. Hangisi hayırlı ise o olsun. Yani bu kayyum gelmiş hep fakirlere zahmet oluyor. Fakir daha fakir zengin daha zengin... Yine de her şeyin hayırlısı başka bir şey diyemiyorum.”

Sokakta rastladığımız bir başka kadın da evlerinde düzenli çalışan kimsenin olmadığını belirterek, geçim sıkıntısından yakınıyor. “Evde işi olan çalışan kimsem yok. Bir evden 300 lira alıyorum, çocuklar bazen günlük işlere gidiyorlar o şekilde geçimi sağlamaya çalışıyoruz” diyen kadın, giyecek ve yiyeceklerin çok pahalı olduğunu, okula giden çocuğunun masraflarını bile zor karşıladıklarını söylüyor.


İlgili haberler
‘Bize daha fazla jest yapmasınlar’

‘Önceden 50 lirayla pazara giderdim, 15 lira artardı. Şimdi gidiyorum 70-80 lira tutuyor. Onların en...

Kaşığın ucuyla bize, kepçeye kendilerine...

Bizim gibi evine bakan insanları sefalete sürükleyen devlet vekilleri, bizim aldığımız maaşla kaç gü...

‘Çocuklarımı düşünmeyeni ben de düşünmem’

Ankara Onkoloji Hastanesinde çalışan kadın işçilerin gündemi asgari ücret. Hükümete öfkeli olan işçi...