AYM üyesi eşitlik hurafe derken davama bakan hakimin söylediği ise eşin ne zaman senin soyadını alacak oldu. Bu iki ‘hukukçunun’ sözleri yargının kadına bakışını özetler nitelikte.
‘Maddi durumu olmayan çocuklar evden bile beslenme götüremezken okulda nasıl para verip öğlen yemeği yiyecek? Tek maaşlı ebeveynler nasıl gelecek verecek evlatlarına?’
Kadınlardan aldığı destekle muhtar seçilen Sevgi Akyıldız mahallenin dertlerini anlattı; 'Kadınlar geliyor, dertlerini anlatıyorlar. O kadar farklı dertleri, sorunları var ki; aklınız hayaliniz almaz'
Tuzluçayırlı kadınlar kış hazırlıkları derdini özetliyor: Bu pahalılıkla kışlık yapmak da kışı çıkarmak da çok zor olacak!
1 Mayıs'ın ardından işçi kadınların yaşamına mercek tutan filmleri derledik.
Kadınların nasıl giyinip nasıl konuşacağından, nerede gülüp ne zaman sokağa çıkacağına kadar görüş beyan edenlere karşı 25 Kasım’da kadınlar olarak sesimizi daha fazla yükseltmemiz gerekiyor.
Bakırköy Belediyesi işçisi bir kadın toplu iş sözleşmesi süreçlerinin patron ve sendika yöneticileri eliyle nasıl karmaşıklaştırıldığını anlatıyor.
Standının başında duran türbanlı bir kadın “Bütün kapalı bayanlar AKP’liymiş gibi bir algı var, bu çok yanlış” diyor. Haklı. Neden mi?
‘Üç kuruş paraya idareten bir ömür tüketeceğimiz değil, çocuğumuza sağlıklı bir hayatı kuracağımız, bir ayakkabı almak için kredi mi çeksem demeyeceğimiz bir hayatı istemiyor muyuz?’
14 yaşında bir çocuk işçiyim. Ağabeylerimle birlikte kuryelik yapıyorum. Neredeyse 5 ay olacak çalışalı. Şahsen, okumak isterdim. Hâlâ da istiyorum.
‘Yaşadıklarımızı çocuklarımız yaşamasın’ diye verilen kararlar, bizi daha beter bir yaşama mahkûm bırakıyor.
Aileler düğün dernek kurar, gerdek yatağına kadar her şeyi hazır eder. Fakat düğün gecesi beklenmedik olaylar silsilesinin ilk fitili atılır. Beyazlar içindeki yatak odasının yatağı ateşe verilmiştir.
Yuttukları, dağıttıkları, cebe indirdikleri her bir kuruşta bu kadınların, bu gençlerin, bu bebeklerin, bu babaların canının hakkı olduğunu düşünün...
Kadınlar artan hayat pahalılığı karşısında çocuklarını okula aç göndermemek için büyük bir mücadele veriyor. Öyle ki kadınlar yaz mevsiminde önümüzdeki okul döneminin beslenmesini düşünür halde.
‘Hiç durmadan çalış, iş yetişmiyor, kolunu bile kaşıma, tuvalet paydostan sonra!’
Kocaeli’de esnaf kadınlar korona sürecinde yaşadıkları zorlukları anlattı. Dükkanını kapatmak zorunda kalan kadınlar, geçim kaynağı olmadığı gibi bir de büyüyen borçlarla baş başa kaldı.
Ağır çalışma koşulları, düşük ücretler... Market çalışanları bu şekilde yaşamını sürdürmeye çalışırken bir de fiyatlara sinirlenen müşterilerle ilgileniyor. Halbuki fiyatları belirleyenler bu marketle
Yıllar boyu şiddetten mücadele ederek kurtulan Nurten Sönmez; ‘Tüm kadınlara şunu hatırlatmak istiyorum; mücadele edersek kazan biz kadınlar oluyoruz. Kaderimizi değiştirmek elimizde.’
Ücretsiz iznin patronun elinde işçisinin sırtındaki kırbacı olmasına bir örnek daha: Sendikalaşma çalışması yürüten kadın işçi ücretsiz izne çıkarılıyor, işyerinde patron işçileri takip ettiriyor.
Dersim’den bir kadın işçi sesleniyor: Onlar zenginleşirken biz hakkımız olan zammı dahi hak etmeyen oluyoruz. Ne kadar baskı kurarlarsa kursunlar emeğimiz için bir arada olmamız gerektiğini biliyoruz.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















