MEKTUP

Kadro mudur beklediğim yoksa Azrail mi bilmiyorum. Ama şunu iyi anladım ki ne hükümet, ne karakol ne yargı bizi koruyor. Güvenceli işiniz, insanca yaşayacak ücretiniz yoksa mahalle bile değiştiremiyor

Toplumsal cinsiyetin hekimlik mesleğine ve branş tercihlerine olan etkisi, hem kadın hem de çalışan sağlığı bakımından ele alınması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Pendik Ekmek ve Gül grubunun 1 Mayıs öncesi yaptığı kahvaltı buluşmasından notlar…

Emeğin sömürülmediği, liyakatın geçerli olduğu, sendikalaşmanın arttığı bir gelecek kurabileceğimize inanıyorum çünkü birlikte güçlüyüz ve mücadele ederek başaramayacağımız bir şey yok.

Bu 1 Mayıs’ta yaşanan bu yoksulluk ve bu yoksulluğun getirdiği ev içi gerginlikler son bulsun diye alanda olmalıyız diye düşünüyorum. Şimdi değilse ne zaman?

Eşi tarafından bıçaklanıp ölümden dönen Dilek Hemşire, Kibar Özten'i katleden Ozan Ali Özten'in yargılandığı davaya dair izlenimlerini Ekmek ve Gül'e yazdı.

Fethiye'de 8 kişinin toplu tecavüzüne maruz kalan ve kadınların dayanışmasıyla adalet mücadelesi veren kadın, Anayasa Mahkemesi kararının ardından Ekmek ve Gül aracılığıyla kadınlara mesaj gönderdi.

Yaklaşık 6 aydır işsizim. Sayısız iş başvurusunda bulundum, kimse asgari ücret vermiyor sigorta yapmıyor, veren firmalar da yaş sınırlaması koyuyor. Peki biz nasıl yaşayacağız, nasıl geçineceğiz?

Balkonumdan baktığımda gördüğüm metrobüs durağı artık daha farklı görünüyordu, yüzlerce kez çıkıp indiğim merdivenler artık kanlar içindeydi. Bir daha nasıl geçecektim oradan üzülmeden, korkmadan…

Yılgınlığa düşmüş arkadaşlarıma seslenmek istiyorum; yeter ki biz birbirimize ve taleplerimize sahip çıkalım!

Seyhan Belediyesinde Genel-İş’te örgütlü bir kadın işçi, sendika ve belediye yönetiminin işçinin harekete geçmesinin nasıl önüne geçtiğini anlatıyor.

Eğer örgütlü olunan bir sendika varsa işçinin yanında durmalı. Eğer durmuyorsa da sizin de bizim de bugün ki mücadelemiz hem sendika bürokrasisine hem de patrona karşı olmak zorunda.

Arkadaşlarla oturup bir çay bile içememek, ped ihtiyacını bile karşılayamamak, okulda ve kentte sürekli tedirgin dolaşmak… Genç kadınlar böyle bir hayata mahkûm mu? Cevap bu buluşmada…

Bu ramazanda ne bereket var sofralarda ne umut var insanlarda. Neyin bayramı olacak bu ayın sonunda bilemiyoruz.

Narlıdere-Balçova Ekmek ve Gül Dayanışma Gruplarının çağrısına kulak veren ve 25 Kasım, 8 Mart çalışmaları içinde yer alan bir eğitim emekçisi bu birlikteliğin onu nasıl güçlendirdiğini anlatıyor.

Anlayışlı, sevgiden beslenen bir evlat yetiştirecekti, sonucu öğrendikten sonra canı pahasına direneceğine and içti. Ayşe kendi değişmezse hiçbir kuralı değiştiremeyeceğini fark etti.

800 kadını bir yerde toplamak gibi bir gücümüz var ama bir araya geldiğimizde kadın mücadelesinden bahseden sadece Fransız bir misafir oluyor, onu da biz tercümeden kaza bela anlamaya çalışıyoruz

‘Sendika, anayasal hakkımız. 21 yaşında bir kadın olarak sendikayla birlikte öz güvenim daha da arttı. Arkadaşlarımı da bu çatı altında, sendikalaşmaya davet ediyorum.’

Bir araya gelmedikçe, eve kapandıkça, geçim derdi ve işsizlik derken kendini dört duvara hapsediyor. Bu toplantı hem bize hem de katılan kadınlara umut oldu diyebilirim.

Adana’dan Gülay, pandemiyle birlikte büyüyen borç yığınını ve küçük esnaf olarak ayakta kalma çabasını anlatıyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.