MEKTUP

Yaşadığımız baskılar karşısında haklarımızı bilerek, haklı itirazlarımızı yaparak, kazandık ve bu deneyimlerimizi arkadaşlarımızla paylaştık. İşyerinde işçinin inisiyatifi daha fazla hissedilir oldu.

Çoğunlukla evlerde yatılı olarak temizlik, çocuk, yaşta hasta bakımı işlerinde çalışan göçmen kadınların iş bulmaları için aracılık eden bir şirkette çalışan bir kadın anlatıyor:

Malatya’dan bir sağlık emekçisi anlatıyor: Serum bile bulunmayan hastaneler, kötü yemekler, liyakatsiz yöneticiler, ödenmeyen haklar ve tükenen sağlıkçılar...

'Bize yevmiyeli öğretmen demek daha uygun olur. Çünkü yevmiyeli çalışan bugün vardır yarın yoktur. Biz de devlet okullarında çalışıyoruz ama güvencemiz yok.'

İhtiyacımız olan yaşam koçluğu vb. değil insanca yaşam koşulları içinde sürdürebileceğimiz, haklar ve özgürlükler temelinde kuracağımız, güvenli ilişkilerdir.

Çukurova Üniversitesinde öğrencilere üst geçit yapılması sözü verilelli yıllar oldu ancak yapılan bir çalışma yok. Öğrenciler Ç.Ü. yurdu önünde üst geçit taleplerinden vazgeçmiyor.

'Biz doğrunun ve gerçeğin savunucusu olan, güç mekanizmalarına değil topluma hizmet eden ve etnik kökeni sebebiyle özgürlüklerine kastedilen gazetecilerin yanındayız.'

'Çalışan biz, üreten biz, geçinemeyen, faturasını ödemeye uğraşan ve markete korkarak giren biz; halka hakaret edenler, aşağılayanlar, dalga geçen onlar.'

'Ne olursa olsun mücadelemden vazgeçmeyeceğim. Büyütülecek bir şey yok algısını belki değiştiremem ama benim için en azından bana ait olmayan bir utançla uyanmamanın hafifliğini yaşarım.'

Şiddet nedeniyle eşinden ayrılan, yaşadığı şehri değiştiren bir kadın güvencesiz çalışırken, çocuklarının nafakasını da alamıyor. Her gün artan geçim derdiyle baş etme çabasını anlatıyor.

İşveren nasıl bizlerin yemeğini vermek zorundaysa bunu işçiler mücadeleleriyle kazandıysa devlet de çocukların okuldaki bir öğünlerini karşılamalı. Bunu sağlamak için hep beraber hareket etmeliyiz.

Her gün gelen zamlara karşı ses çıkarmalıyız. Bizlere bunu reva görenlere karşı yan yana gelip örgütlenmekten başka çaremiz yok. Patrona karşı sendikanın biz işçilerin yanında durmasını sağlamalıyız.

İlk defa Ekmek ve Gül'le tanışan Beykent Üniversitesi öğrencisi hislerini kaleme aldı.

‘Her gün sosyal destek başvurusu yapan ailelere gelir tespiti yapmak için ev ziyaretleri gerçekleştiriyorum. Karşılaştığım manzaralar, denk geldiğim hikayeler içler acısı.’

İkitelli’den mektubumuz var! Sevtap, tüm yüklerin dönüp dolaşıp nasıl kadınları bulduğunu anlatıyor.

Sağlık emekçileri mutsuz ve tükenmiş durumda. Bıçak eti de geçti kemikte. Güzel günler için mücadeleye devam etmemiz ve umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini düşünüyorum.

Ümit Özdağ'ın kendisine tepki gösteren öğrencilere söylediği, 'Esenyurt'ta 24 saat geçirmeye davet ediyorum' sözüne Esenyurt'ta yaşayan ve çalışan bir kadın işçi yanıt veriyor.

İki üniversite diploması, 6 dil, bir sürü sertifika… L.E. için bunlar iyi bir iş bulmasına yetmemiş. Soruyor: Bizim kaçıp gitmememiz için bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?

İki büronun temizliğine, çayına bakıp, karşılığında yol yemek dahil 2100 lira almaya ‘tamam’ demesi beklenen bir kadın anlatıyor…

Yeni mezun kadın mühendisler sefalet ücretlerine, sürekli ayrımcılığa maruz kalarak çalışmak zorunda bırakılıyor. İşyerinde ‘beyaz yakalı-işçi’ gerilimini ortadan kaldırmanın formülünü veriyor Açelya.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.