Sıkışmışlık ve öfke kıskacında akran zorbalığı
Gençler arasında sık sık gündeme gelen akran zorbalığı ve şiddetini Esenyalı'da yaşayan gençlerle konuştuk

Sosyal medyada ve haber sitelerinde 29 Aralık gecesi rastladığım bir video var. Bu videoda birkaç 11. sınıf öğrencisinin engelli bir çocuğa uyguladığı şiddeti eğlenerek kayda aldıklarını gördüm. Geçenlerde de yine sosyal medyada ve haber sitelerinde bir ortaokul öğrencisinin okul tuvaletinde dövülerek daha sonra da bıçaklanarak öldürüldüğünü duymuştuk. Akran zorbalığı bizim de sürekli gündemimizde. Bu konuyu ciddi anlamda gündem etmek gerektiğini düşünüyorum. Gençlerin geleceğini doğrudan etkileyecek olan ve bugünden uygulanan bu şiddet biçimlerini yakından incelemek için Esenyalı’da yaşayan ortaokullu, liseli, işçi gençlerin fikirlerini almaya çalıştık. Bu sorunun emekçi mahallelerinde ve semtlerde gençler arasında nasıl tartışıldığını da aktarmak istiyorum.

Daha 9. sınıf olan yani lise birinci sınıfa giden bir genç, okullarında akran şiddetinin fazla olduğunu, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan etkilendiğini ve bu nedenden dolayı da okulunu sevmediğini söyledi. Bu şiddete karşılık ne yaptığını sorduğumda ise “Bizim de elimiz armut toplamaz” diye karşılık verdi. Yani kendini korumak için şiddete başvurduğunu hissettirdi.

10. sınıf öğrencisi genç bir kadın ise okullarında akran baskısının yanı sıra öğrenciler arası tacizlerin de arttığını belirtti. Okul çıkışlarında da gençlerin elindeki bıçaklardan korktuklarını ve bunun için de bir önlem alınmadığını, ne yapacaklarını bilemediklerini söyledi.

CAMDAN BİLE BAKAMIYORUZ

Gelelim 8. sınıfa giden daha doğrusu okuldan alınan bir öğrenciye… Ortaokullarında akran şiddetinin daha çok üst sınıflarda olduğunu, alt sınıfları ezdiklerini söyledi. Hem şiddete meyilli hem de derslerinin kötü olduğunu söyleyen, bu nedenden dolayı okuldan alınıp bir tarikat yurduna verilen genç “Matematik dersim çok kötüydü. Diğer derslerim de iyi değildi. Okulda arkadaşlarım beni çok ezerlerdi. Bu yüzden de hep kavga çıkardı. Ben de kavga ederdim. Ailem bu yüzden beni okuldan aldı. Başlarda hiç istemediğim halde beni yatılı Kuran kursuna gönderdiler. Orada da Türkçe hariç diğer derslerin önemli olmadığını söylediler. Şimdi dışarı bile çıkamıyoruz. Hatta camdan bile bakamıyoruz” dedi.

Aslında bakarsak bu kuşak kabına sığmayan bir kuşak ve kaba sığdırılmaya çalıştıkça, elinden her şey alındıkça, sağlıklı ve güvenceli bir yaşamları olmadıkça, ücretsiz ve nitelikli bir eğitim olmadıkça spor yapacağı, eğleneceği, vakit geçireceği, ailesiyle birlikte zaman geçirebileceği bir alanı olmadıkça şiddete başvurması kaçınılmaz oluyor.

‘DEĞİŞMESİ GEREKEN EĞİTİM SİSTEMİ’

Aslında gençler şu anda birbirlerini darbederek ve akranına baskı uygulayarak hem kendini ispatladığını düşünüyor hem kendine has bir duruşu olduğunu zannediyor. Memlekette mafya düzeni ve çete düzeni kısa yoldan para kazanma sevdası oldukça şiddet gençlerin peşini bırakmayacak. Bu sistem içinde emekçi ve yoksul ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve öfkeleri gören çocukların öfke kusması, şiddeti ve parayı da bir güç olarak görmesi, egemenlik sağlamak istemesi söz konusu. Hep birlikte hatırlamak gerekirse mafya lideri Sedat Peker’in ilk videosunun çoğunu gençler izlemişti. Gençlere “Sedat Peker’in düşünce yapısını ve kendini nasıl buluyorsunuz?” diye sorduğumuzda gençler “Bence ülkemizi Sedat Peker yönetmeli. Hem çok güçlü hem de herkes ondan korkuyor” diyerek Peker’e özenmişlerdi.

Şimdi ise değişen çok bir şey yok. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığının 2023 yılı bütçe teklifi görüşmelerinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun nasıl şiddet içerikli ifadelerle kendini açıkladığını, yine bütçe görüşmelerinde Meclis Genel Kurulunda AKP’li ve İYİ Partili vekiller arasında nasıl yumrukların havada uçuştuğunu ve yine geçenlerde bir polisin HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye nasıl tokat attığını gördük. Böylesi bir şiddet ortamında tek başına aileyi ve onun eğitimini sorgulamamız ve yargılamamız yüzeysel kalır. Değişmesi gereken tek şey gençlerin davranışları değil. Değişmesi gereken eğitim sistemi. Asıl değişmesi gereken şiddeti her gün tekrar tekrar üreten bu düzen.

Fotoğraf: Mikhail Nilov/Pexels

İlgili haberler
Akran zorbalığını önlemede farkındalık yetmez!

Okuldaki şiddet sadece okulla ilgili bir sorun değil. Çocukların geleceği, şiddet sarmalıyla örülü g...

Üniversitelerde tarikat-cemaat gerçeği: YTÜ Örneği

Çünkü bugün açısından gençliğin ihtiyaçları, gelecek planları, hedefleri, hayal ettiği yaşam AKP ikt...

İÜ’de öğrenciler CİTÖB için mücadeleyi örüyor

İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları Komisyonu öncülüğünde, 25'i aşkın kulübün desteğiyle öğrenci...