Ped, herkes için bir haktır
Pede erişim herkes için doğrudan sağlık hakkı ile ilişkilidir. Cezaevindeki mahpusların pede ulaşım hakkı için bir kampanya başlatan Hapiste Kadın Ağından Ezgi Duman ped hakkını yazdı.

Dünya üzerindeki her 100 bin kişiden 144’ü mahpus, bu 144 kişiden de ortalama 9 veya 10’u kadın. Bir diğer deyişle, tüm dünyadaki mahpus nüfusunun yaklaşık yüzde 6,5’i kadın. 2000 – 2013 yılları arasında kadın mahpus nüfusu yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Birçok ülkede bu artış genel mahpus nüfusunun artışıyla paralellik gösterse de, bazı ülkelerde erkek mahpus sayısına oranla daha hızlı artıyor. ABD, İngiltere ve Galler, Avusturalya, Meksika, Kenya, Yunanistan, Hollanda kadın mahpus sayısındaki artışın erkek mahpus sayısındaki artışa oranla daha yüksek olduğu ülkelere örnek verilebilir.
Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’deki kadın mahpus nüfusu da artıyor. Türkiye’deki bu artış genel mahpus nüfusunun artışıyla paralellik göstermekte. 2000 yılında bin 815 olan kadın mahpus mevcudu 2016 yılında 7 bin 894’e yükselmiş, yani 16 yılda 4 katı aşkın artış söz konusu.

DUVARIN ARDINDAKİ KADINLAR YETERİNCE GÜNDEME ALINMIYOR
Hapishane sistemlerinde erkek mahpusların kadınlardan her zaman daha fazla olması ve cinsiyet ayrımcı bakış açısı kadınların cinsiyetlerine özgü ihtiyaçlarının genel olarak ihmal edilmesine yol açabiliyor. Böylelikle toplum içerisinde zaten maruz kalınan ayrımcılık, hapsedilmeleriyle birlikte yoğunlaşarak devam etmekte ve tahliye sonrasına da katlanarak yansımakta.
Türkiye’de de kadın mahpuslara ilişkin ayrı bir ceza infaz politikası söz konusu değil. Bu durum mevcut yasal düzenlemelerde ve bu uygulamalarda görülebilir. Yasalarda kadınlar için ayrı hükümlerin yer almaması, kağıt üzerinde eşitlik olarak görülebilse dahi pratikte kadın mahpusların ayrımcılık yoluyla kötü muameleye maruz bırakılması anlamına geliyor. “Eşit” değil ‘eşitleyici’ yaklaşıma ihtiyaç var. Bu ayrımcılığın ortadan kaldırılması için her şeyden önce kadın mahpusların sorunları ve ihtiyaçları açığa çıkartılmalı. Bu çerçevede mevzuat değişikliğine gidilmeli ve yasaların uygulanması konusunda gerekli alt yapı ve denetim mekanizmaları geliştirilmeli.
Kadın mahpusların eril şiddete karşı etkin şikayet mekanizmalarının olmamasından, damgalanmaya, sağlık hakkının engellenmesinden erkekler için dizayn edilmiş hapishanelerde kapatılmaya kadar birçok sorunu var. Ne yazık ki bu sorunları ve ihtiyaçları ortaya çıkarmak adına ortaya koyulan çalışmalar yetersiz. Hapishaneler ile ilgili çalışmalar yapan STÖ’lerin konunun kadın boyutuna dair özgün çalışmalarında yetersizlik varken, kadın örgütlerinin de duvarın ardındaki kadınları yeterince gündemine aldığını söylemek mümkün değil. Bu durumu kırmak adına 2015 yılında Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneğinin (CİSST) çağrısı ile Hapiste Kadın Ağı oluşturuldu. Mahpusluğun kadın hali, kadınlığın ise mahpus hali üzerine çalışmak ağın temel amacı.
Hapiste Kadın Ağı olarak ilk kampanyamızda kadın mahpusların ped hakkını öne çıkarmak istedik. Bunun elbette çeşitli nedenleri vardı.

SADECE KADINLAR DEĞİL TRANS ERKEKLER İÇİN DE…
Türkiye hapishanelerinde genel kanının aksine birçok temel ihtiyaç malzemesi kantinlerde satılıyor. Üstelik mahpusların ya düzenli bir geliri yok ya da çok düşük ücretlere çalışıyorlar. Haliyle bizler için çok sorun olmayan bir ped ücreti hapishanedeki insanlar bakımından büyük bir sorun haline gelebilir.
Ayrıca tek sorun pedlerin ücretli olması da değil. Kadın mahpuslar STÖ’lerle yapılan görüşme ve mektuplarda pedlerin kantinlerde kimi zaman bulunamadığını, bulunsa dahi tek tip ve tek marka olduğunu belirtmekteler. Bu tür durumlarda yaşadıkları zorlukları anlatan kadınlar, regl dönemlerinde bebek bezi, pamuk gibi şeylerle idare ettiklerini belirtiyorlar. Tampon kullanan kadınlar açısından ise durumun daha da kötü. Doktor reçetesinde sizin tampon ihtiyacınızı yazsa dahi hapishane idareleri sizin ihtiyacınızı görmezden geliyor.
Söz konusu sorunlar tüm kadın gruplarını kapsıyor. Bu çerçevede kampanyanın en temel amacı hapishanede yabancı, yerli, adli, siyasi, genç yaşlı çok sayıda kadının var olduğunu ve çoğunun pede ihtiyacı olabileceğini duyurmak. Bu çerçevede ped hakkı herkes için bir hak ve tüm kadınları etkiliyor. Dışardaki kadınlar bakımından da hepimizi birleştirebilecek bir talep, çünkü bizler açısından da çok yakından bilinen ve yaşanan bir sorun.
Farklı kadın gruplarının ortak talebi olmasının yanı sıra ped hakkı talebi trans erkek mahpusların da gündeme gelmesini sağlayacaktır. Regl olmak sadece kadınlara has bir durum olmadığı gibi, sadece regl olabilenler kadındır da diyemeyiz. Bugün birçok trans kadın nasıl ki regl olmuyorsa, bazı trans erkekler de regl olmaktadır. Kampanya boyunca na-trans kadın mahpusların ped hakkı temel gündem maddesi olsa da trans erkeklerin ped hakkı gündeme sıkça gelecektir. Bu konunun da gündeme taşınması regl olma ile kadın olma arasında bir organik bağ olduğu varsayımını da yıkmamıza yol açabilir. Aynı zamanda hapishanelerde LGBTİ bireylerin varlığına ve ihtiyaçlarına dair de bir vurgu içermektedir.


ÜCRETSİZ PED HAKKI YASAL GÜVENCEYE ALINMALIDIR
Aynı zamanda ped hakkı hijyen ile ilgili olduğu için kadınların sağlığını da etkiliyor. Kadınların yeterli ve kendileri için en uygun, en rahat ettikleri pede ya da tampona ulaşabilmelerinin kadın sağlığı üzerinde olumlu etkileri olacaktır. Kadınlar hepimizin bildiği gibi doğurganlığa bağlı veya cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha açık durumdalar. Hapishane ortamı ise ne yazık ki bu tür hastalıkların tespiti ve tedavisi için uygun ortamlar değil. Düzenli kontrollerin yapıldığı ya da yeterli tedavi koşullarının sağlanmadığı bir gerçek. Haliyle önleyici sağlık hizmetleri, kadınların kendilerini hastalıklardan koruyabilmeleri çok önemli. Hijyen ve onun bir parçası olan ped hakkı da haliyle kadınların sağlık hakkının önemli bir parçası.
Kampanyanın temel hedefi –elbette- kadın mahpusların ücretsiz ped hakkının yasal güvenceye alınmasıdır. Sosyal medya çalışmalarında, hapishane personeli ile yapılan görüşmelerde “Kadınlara ücretsiz ped sağlanıyor” gibi bir söyleme rastlayabiliyoruz. Dönemsel olarak, sosyal sorumluluk projeler kapsamında bazı hapishanelerde kadınlar ücretsiz ped sağlandığı doğru. Ancak bunlar istikrarlı ve sürekli değil, ayrıca tüm hapishaneleri de kapsamıyor. Tüm hapishaneleri, yani pede ihtiyacı olan herkesi kapsayacak ve sürekli bir çözüm için ücretsiz pedin bir hak olarak tanınması gerekir. Bu çerçevede mevzuata, hapishanelerde ücretsiz ped sağlanacağına ilişkin yasa maddesinin eklenmesi talebimiz temel nokta.
Kampanya şu ana kadarki süreçte, yaz ayalarında olmamıza rağmen basından ve kadınlardan iyi bir ilgi gördü. Ancak elbette sonuç alıcı olması için yeterli değil. Kamuoyu baskısı talebimizin kabul edilmesi için çok önemli. Bu yüzden yaz demeden tatil demeden her pazartesi akşamı değişik hastaglerle Twitter’dayız. Kurumların da kampanyaya olan desteği gittikçe artıyor. Eylül ayında ise aydınların, sanatçıların dayanışmasıyla beraber kampanyanın güçlenmesini umuyoruz.
Cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı en güçlü mücadele aracımız kuşkusuz dayanışma. Hapishanelerde, kapatılma merkezleri olarak- ataerkil tahakkümün en yoğun hissedildiği yerler. Bu yüzden mahpus kadınların dayanışmamıza ihtiyacı var, “Kadın mahpuslar için ücretsiz ped istiyoruz” söylemini her yerde, güçlü bir biçimde dillendirmemize çok ihtiyacı var. Bizi / hepimizi kurtaracak olan bu dayanışmadır.
İlgili haberler
Yasemin'i cezaevi çıkışında kadınlar karşıladı

Evliliği boyu eşi Özkan Kaymaklı’nın şiddetine ve cinsel saldırılarına maruz kalan Yasemin Çakal mah...

Tarım işçisi kadınlar günde 50 liraya 12 saat çalı...

Aydın Efeler'de mevsimlik tarım işçisi kadınlar kızgın güneşin altında 12 saat güvencesiz bir şekild...

5 adımda kalp sağlığınızı koruyun!

Kalbimizi korumak için yapmamız gerekenler çok basit aslında. 5 adımda kalbimiz nasıl daha sağlıklı...