Deprem sonrasında çocukların oyun ve oyuncak ihtiyacı nasıl karşılanmalı?
‘Oyunlar sırasında engelleyici, yargılayıcı olmadan, oyuna bir yön vermeye çalışmadan çocuğa eşlik etmek, onun bize vereceği küçük rollere girerek oyununa katılmak uygun bir yaklaşım olacaktır.’

Travmatik yaşam olaylarının ardından oyunun çocuk açısından öneminden söz ederek başlamak isterim. Aslında oyun çocuğun en doğal uğraşı. Çocuklar, oyun aracılığıyla öncelikle yaşamı anlamaya çalışırlar. Oyunlarda aldıkları çeşitli rollerle, yaşamda alacakları rollere hazırlanırlar. Oyunlar içinde, akranlarıyla birlikte çeşitli durumların üstesinden gelerek, problem çözme becerileri geliştirirler. Aslında bir anlamda oyunlar çocuk için yaşamın bir provası niteliğindedir. Afetler gibi zorlu yaşam olaylarından sonra ise oyun, bütün bu işlevlerine ek olarak, çocuğun yaşadığı durumu anlamasına, anlamlandırmasına ve üstesinden gelmesine yardımcı olur.

OYUN ÇOCUKLARIN DUYGULARINI DIŞA VURMASINI VE TRAVMAYLA BAŞA ÇIKMA BECERİSİNİ GELİŞTİRMESİNİ SAĞLAR

Travmatik yaşam olaylarına maruz kalan çocuklar sıklıkla yaşadıkları travmaya yönelik oyunlar oynarlar. Bu yineleyici oyunlar genelde yaşanan zorlayıcı yaşam olayını yeniden canlandırmak şeklindedir. Örneğin, depremin ardından çocuklar, tahta blokları üst üste dizip yüksek evler, binalar yapıp onları sarsarak yıkabilirler; ya da oyuncak bebeklerini toprağın, taşların altına gömüp çıkarabilirler; oyunlarında bu döngüyü üst üste birkaç kez tekrar edebilirler. Oyuncaklarıyla afet anını ve sonrasını yeniden kurgulayabilirler. Bu oyunlar, çocuk için hem yaşadığı olayla ilgili duygu ve düşüncelerini dışarı vurmasını kolaylaştıran hem de olaya yönelik başa çıkma becerileri geliştirmesine yarayan bir araçtır. Özellikle henüz sözel dil becerisi tam gelişmemiş küçük yaştaki çocuklar için yaşadıkları zorlukları ifade edebilmenin en birincil yoludur. Çocuk, yaşadıklarını oyununa taşıyarak, oyunun akışını istediği gibi şekillendirip, travmatik olay üzerinde bir kontrol sağlar.

ÇOCUKLARIN OYUNLARINA EŞLİK EDİN

Yetişkinler kimi zaman çocukların bu tür oyunlar oynaması nedeniyle endişelenebilirler; bu oyunlara karşı toleransları düşük olabilir. Pek çok yetişkin aslında bu oyunların çocuk için iyileştirici, sağaltıcı, yaşadıklarına anlam vermesini kolaylaştırıcı bir rolü olduğunu bilmiyor olabilir. Bazen yetişkinler, yaşadıkları zorlu yaşam olayını kendilerine hatırlattığı için; bazen de çocuklarını olumsuz anlamda etkileyeceğinden korktukları için bu oyunlara engel olmaya, çocuklarını bu oyunlardan vazgeçirmeye, başka oyunlar oynamaları için ikna etmeye çalışabilirler. Oysa ki aslında, söz ettiğim nedenlerle, çocuklara yaşadıkları zorlu olayları canlandırıp anlamaya çalıştıkları oyunlar oynamaları için olanak sağlamamız önemlidir. Bu oyunlar sırasında engelleyici olmadan, yargılayıcı olmadan, oyuna bir yön vermeye çalışmadan çocuğa eşlik etmek, onun bize vereceği küçük rollere girerek oyununa katılmak uygun bir yaklaşım olacaktır. Bu sırada hem çocuğun duygularını gözlemlemek, bu duyguları ifade etmesi konusunda destekleyici olmak hem de yaşanan olayla ilgili yanlış anlamaları varsa -ki bu yanlış anlamalar çoğu zaman çocuğun kafasının daha da karışmasına, suçluluk duymasına ya da korkularının sürmesine neden olabilmektedir- bunları anlamak; çocuğa yaşına uygun, doğru ve yatıştırıcı bilgiler vererek bu algıyı düzeltmek üzere olanaklar yakalayabiliriz. Özellikle anne-babaların ya da çocuğa bakım veren diğer yetişkinlerin ve öğretmenlerin bu tür oyunların çocuklar için iyileştirici, sağaltıcı olduğunu bilmeleri önemlidir.

BLOKLAR, KEPÇE, AMBULANS GİBİ OYUNCAKLAR TRAVMATİK ETKİ YARATMAZ AKSİNE DUYGULARI KONUŞULABİLİR KILAR

Yaşanan depremlerden sonra pek çok yardım kuruluşunun, sivil toplum örgütünün afetten etkilenen çocuklara yönelik yardım kampanyaları düzenlediğine tanık oluyoruz. Özellikle de çocukların temel gereksinimlerinden biri oyun olduğu için bu yardım kampanyalarıyla, çocuklara oyuncak sağlamak üzere birtakım çalışmalar yürütülüyor. Bununla ilgili medyada çok çeşitli duyurular, bilgilendirmeler yer alıyor. Ruh sağlığı çalışanlarına sıklıkla “Afet sonrası dönemde çocuklara oyuncak desteği sağlarken nelere dikkat etmeliyiz?”, “Çocukları yeniden travmatize edebilecek oyuncaklar var mıdır?”, “Bu oyuncakları nasıl seçeriz?” gibi pek çok soru yöneltiliyor. Medyada bu sorulara verilen bazı yanıtların doğru içeriklere sahip olmadığını görüyoruz. Örneğin, birbirine takılıp çıkarılan bloklar, kepçe, ambulans gibi bazı oyuncakların çocuklarda travmatik etkiler yaratabileceğine, o nedenle bu tür oyuncakların, oyuncak desteği yaparken gönderilmemesi gerektiğine yönelik uyarılar yapılıyor. Oysa ki, oyuncaklar travmatize etmez; çocuğun iç dünyasını sarsan travmatik deneyimi dış dünyaya aktarabilmesi için bir kanal açar. Böylece travma ve eşlik eden zorlu duygular konuşulabilir, paylaşılabilir olur.

Bir de tabii çocukların hayal gücü çok yüksek, çok yaratıcılar. Biz depremi hatırlatan herhangi bir oyuncağı çocuğa vermekten kaçınsak da çocuk zaten öyle bir oyuna ihtiyaç duyuyorsa bir taşı, bir kutuyu, bir sopayı herhangi bir nesne yerine geçirip istediği oyunu oynayabilir.

ÖNEMLİ OLAN YAŞA UYGUN VE GÜVENLİ OYUNCAK SEÇİMİ

O nedenle aslında deprem sonrası oyuncak desteği yaparken ya da çocuklar için oyun alanları düzenlerken dikkat etmemiz gereken şey oyuncakların travmatik anıyı hatırlatıcı özelliklere sahip olup olmadığından çok, yaşa uygun ve güvenli olmasıdır. Örneğin, çok küçük yaştaki çocukların oynayacağı bir oyun alanı düzenliyorsak, çocukların oyuncakları ağızlarına götürebileceklerini düşünerek, yutabilecekleri küçük parçalı oyuncakları tercih etmemeliyiz. Kesici veya sivri uçları olan, zararlı kimyasal boyalar içeren oyuncakları göndermemeli ya da kullanmamak üzere ayırmalıyız. Ne yazık ki bağışlarda zaman zaman kullanılmayacak durumda olan eskimiş eşyaların gönderildiğine tanık oluyoruz. Bu oyuncağın ulaşacağı çocuklar, bizi hiç tanımayacak ve kim olduğumuzu hiç bilmeyecek olsa bile ona değer verdiğimizi, onu önemsediğimizi hissetmesi çok önemli bu noktada. Çocuklara akranlarıyla bir araya gelerek oyun oynayacak olanaklar sağlamak ve bu oyunlar aracılığıyla bu çok zor süreci anlamlandırma çabasını desteklemek önceliğimiz olmalı.

ÇOCUKLARA DESTEK PLANLI, SÜRDÜRÜLEBİLİR, UZUN ERİMLİ OLMALI
Son olarak vurgulamak istediğim bir nokta daha var. Afeti izleyen ilk birkaç ay toplumsal desteğin ve dayanışmanın çok yüksek düzeyde olduğu, depremden etkilenen çocuklara ve aileleri güçlendirmeye yönelik destek kaynaklarının çok daha yoğun bir şekilde devreye sokulduğu bir dönem oluyor. Ancak bir süre sonra toplumun doğrudan etkilenmemiş kesimleri çoğunlukla zorunlu nedenlerle kendi yaşam koşuşturmacalarına dönmek durumunda kalıyorlar. O zaman da depremden doğrudan etkilenen kişilere, ailelere ilk başlarda yönlendirilmiş bu yoğun ilgi ister istemez azalıyor. Özellikle çocuklar gibi hassas gruplara büyük bir dikkat ve duyarlıkla yaklaşmamız gerektiğini hatırlamalıyız. Bu kadar çok kaybın olduğu ve pek çok korkutucu, kaygı verici, zorlayıcı özellikleri olan bir yaşantının arkasından bir anda onlarla oynayacak sayısız insan ortaya çıkıyor, bulundukları yerlere oyuncaklar yağıyor; belki daha daha önce nadiren karşılaştıkları ya da hiç karşılaşmadıkları çok çeşitli etkinlik olanakları sunuluyor. Sonra bunların hepsi yeniden yaşamlarından çıkıyor, eksiliyor. Böylesi bir durum, çocukların uyumunu daha da zorlaştıracaktır. Bu çocukların yabancılaşma duygusunu daha çok arttıracaktır; çocukların zaten deprem nedeniyle sarsılan güven duygusunu bir kez daha sarsacaktır. Yaşamda bir düzen, süreklilik ve öngörülebilirlik olduğuna dair inançlarını yeniden yeniden örseleyecektir. O nedenle hem oyuncak desteği yaparken hem de çocuklara yönelik deprem sonrası etkinlikler ve oyun programları planlarken bunların sürdürülebilir olması; dikkatli düşünülerek gerçekçi bir planlamayla yürütülmesi, çocukların yeniden bir kayıp duygusu yaşamasına neden olabilecek uygulamalardan kaçınılması gerekir.

Fotoğraflar: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Depremzede bir kadın: Ak Parti binasına gittik, ‘P...

Depremzedeler için misafirhaneye dönüştürülen Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevine yerleşen depremzede...

Depremzede çocuklar için ‘Gökyüzü Çadırı’ Bakırköy...

Antep'teki depremzede çocuklar için Gökyüzü Çadırı kurmak üzere çağrı yapan Emek Partisi Bakırköy İl...

Depremzede çocuklar tarikatlara mı teslim ediliyor...

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, depremde refakatsiz çocukların devlet kurumları dışında cemaat ve...