Başak Gürkan cinayetinde ilk duruşma 3 Haziran’da: ‘Bu dava hepimizin vicdanının sınavı’
Boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürülen Başak Gürkan cinayetinin ilk duruşması 3 Haziran’da görülecek.

Ankara’da boşanma aşamasında olduğu Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan tarafından katledilen Yüksek Mühendis Başak Gürkan cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması 3 Haziran Çarşamba günü görülecek. “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianamenin kabul edildiği duruşma Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde saat 10.15’te gerçekleşecek.

Duruşma öncesinde Başak Gürkan’ın ablası Yaprak Gürkan, Dava Avukatı Hüseyin Öztürk ve cinayetin işlendiği Kardelen Mahallesi’nin Muhtarı Elif Ayyıldız ile görüştük.

‘Bir kadının sesi duyulacak mı?’

Yaprak Gürkan, bayramın kendi evlerine uğramadığını söyleyerek “Başak, en güvende olması gereken yerde, en yakınındaki insanlar tarafından canice hayattan koparıldı. Bu sadece bir kayıp değil. Bu, bir çocuğun ömür boyu taşıyacağı bir eksikliktir. Bu, bir ailenin parçalanmasıdır. Bu, toplumun vicdanında açılmış bir yaradır. Biz artık bayramları kutlayamıyoruz. Geride kalan yavrusu, anası babası, kardeşleri, sevdikleri… Yarım kaldık hepimiz” dedi.

Abla Gürkan 3 Haziran’daki duruşmanın sadece onların davası olmadığının altını çizerek, “Bu dava, bir kadının yaşam hakkının, annesiz bırakılan bir çocuğun geleceğinin davasıdır. Bu dava, hepimizin vicdanının sınavıdır. Ablam öldürüldü. Faili en yakınıydı. Şimdi adaletin karşısındalar. 3 Haziran’da sadece bir duruşma yok. Bir kadının sesi duyulacak mı, yoksa susturulacak mı buna karar verilecek” diye konuştu.

‘Kadın cinayetlerine alışmayacağız’

Sessiz kalmama ve adaletin yerini bulması için ses olma çağrısında bulunan Gürkan, sessiz kalınırsa katillerin cesaret alacağını, cezasızlığın ise toplumun vicdanını ve ülkenin geleceğini karartacağını söyledi: “Bir suç cezasız kaldığında sadece bir dosya kapanmaz; adalet duygusu da zedelenir. Her cezasızlık, yeni acıların önünü açar. Eğer bugün susarsak, yarın başka kadınlar da aynı kaderi yaşayacak. 3 Haziran’daki duruşmada sadece sanıklar değil, toplumun vicdanı da yargılanacak. Kadın cinayetlerine alışmayacağız. Biz yasımızı tutarken, bir taraftan adaletin yerini bulmasını bekliyoruz.”

Avukat Öztürk: Tahrik indirimi almaya çalışıyorlar

Savcılığın hazırladığı iddianameye ilişkin konuşan Avukat Hüseyin Öztürk, iddianamede eksik bırakılan bir hususun bulunmadığını söyledi. Dosyaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, sanıkların yaşanan cinayete gerekçe olarak “namusu” göstererek, bu doğrultuda da tahrik indirimi almaya yönelik çabalarının olduğunu ifade etti. Öztürk, “Böyle bir gerekçe olamaz. Bunu dosyanın avukatı olduğum için söylemiyorum. İnsan olanın bakış açısıyla söylemeye çalışıyorum” diye konuştu.

‘Kamera kayıtları sanıkların iddialarını çürütüyor’

Kamera görüntülerinde iddia edilenin aksine Gürkan’ın sanıkları tahrik etmediği; aralarında makul bir konuşma geçtiğinin görüldüğünü söyleyen Öztürk, “Barış Arslan’ın babasıyla birlikte cinayeti işlediğini söylüyoruz. Çünkü Başak’ın kaçışını, kendini savunmasını tamamen engellemiş vaziyette” diye anlattı.

Başak Gürkan’ın daha öncesinde tehdit altında olduğuna ilişkin bir bulgu olmadığını ifade eden Öztürk, “Aralarında anlaşmalı boşanma prosedürü sürüyordu. Bütün dertleri evin yarısını almaktı” dedi.

‘Ağırlaştırılmış müebbet dışında bir karar adalet duygusunu zedeler’

Benzer olayların yaşanmaması, adaletin yerini bulduğunun söylenebilmesi için sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının alması gerektiğini ifade eden Öztürk, “Ancak geride kalanlar için bunun tatmin edici bir duygu yaratması olası değil. Çünkü 5 yaşındaki bir kız çocuğunun önünde işlenen bir cinayet var. Onun ömür boyu bu etkiden çıkabilmesi olası değil bence. Anne babanın evladını kaybetmesi doğal yollardan bile çok zorken böyle vahşice bir cinayete kurban gitmesi onların tekrar normal yaşama dönmesinin önünde büyük bir engel. Sanık kayınbaba yönünden bir problem yok, eş Barış Arslan üzerinden ‘tahrik indirimi’ almaya çalışıyorlar. Bundan yararlanırsa adalet tecelli etmiş olmaz. İkisi de ‘namus’ gerekçesi gibi hiçbir gerekçeye bağlı olmaksızın gerekli cezayı almalıdır” diye konuştu.

Dosyadaki kamera kayıtlarının ciddi bir delil olduğunun altını çizen Öztürk, “Kayıtlar olmasaydı sanıklar anlattıkları her şeyin doğru olduğu yönünde bir intiba yaratabileceklerdi” dedi.

‘Toplumsal duyarlılık kaybolmamalı’

Son olarak duruşmayı takip edeceklere çağrıda bulunan Öztürk toplumsal baskının ve kamuoyu takibinin önemine dikkat çekti: “Siz de biliyorsunuz, toplumsal baskının ne kadar önemli olduğunu. Duyarlılığın hiç kaybolmaması gerektiği kanaatindeyim. Böylesine bir cinayetin hiçbir gerekçeye sığınmaksızın en ağır cezayla cezalandırıldığı bilgisinin yaygınlaşması bakımından çok önemli.”

Muhtar Ayyıldız: Sessizlik şiddeti büyütür
Cinayetin işlendiği Kardelen Mahallesi’nin Muhtarı Elif Ayyıldız ise mahalle sakinlerine seslenerek Başak Gürkan davasında ses olmaya çağırdı.
Başak Gürkan’ın katledilmesinin toplumun her bir kesimini sarsması gereken ağır bir insanlık suçu olduğunu söyleyen Ayyıldız, “Bir mahalle muhtarı olarak bu olay karşısında duyduğum acıyı, öfkeyi ve üzüntüyü tarif etmek kolay değil. Bir annenin hayatının böylesine vahşice elinden alınması, geride küçücük bir çocuğun bu travmayla bırakılması hepimize çok ağır bir sorumluluk yüklemektedir” diye konuştu.
Davadan beklentilerinin adaletin eksiksiz ve tavizsiz şekilde tecelli etmesi olduğunu ifade eden Ayyıldız, davada hiçbir gerekçe ile indirim uygulanmaması gerektiğini, bunun toplum vicdanını yaralayacağını söyledi.
Gürkan davasına sahip çıkmanın başka kadınların hayatlarının yarım kalmaması için öneme sahip olduğunun altını çizen Ayyıldız, “Başak Gürkan için verilecek karar, kadınların yaşam hakkına yönelik saldırıların da karşılığı olacaktır. Sessizlik, şiddeti büyütür. Toplum olarak ses çıkarmazsak, yarın başka kadınların hayatı yarım kalacak, başka çocuklar aynı acıyla büyümek zorunda kalacaktır” dedi.
‘Sen yoksan bir eksiğiz’
Davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade eden Ayyıldız, mahalle sakinlerine seslenerek duruşmaya destek olmaya çağırdı:
“Başak’ı unutmayacağız, unutturmayacağız. Adalet yerini bulana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Tüm mahalle sakinlerimizi ve duyarlı vatandaşlarımızı Başak Gürkan için adalet talebine ortak olmaya davet ediyorum. Acımız bir, sorumluluğumuz ortaktır. Bir kişi daha eksilmemek için; kadınlar yaşasın diye, çocuklar annesiz kalmasın diye tüm mahalle sakinlerimizi ve vatandaşlarımızı dayanışmaya, Başak Gürkan cinayetine karşı ortak ses olmaya ve adalet mücadelemize destek vermeye davet ediyorum. Sen yoksan bir eksiğiz.” 

Fotoğraf: Evrensel

İlgili haberler
Başak Gürkan cinayetinin ardından: İktidara öfke ‘yaşama’ talebinde büyüyor

Kadınların öfkesi, 'yaşamak isteme' talebinden büyüyor. Konuştuğumuz her kadın, iktidarın değişmesi ve bu düzenin kadınlara biçtiği rolleri yıkmak gerektiğini dile getiriyor.

Başak Gürkan’ın ardından: ‘Bu davaya ve birbirimize sahip çıkmalıyız’

Ankara’da Başak Gürkan’ın katledilmesinin ardından Gürkan’ın yaşadığı mahalledeki kadınlarla konuştuk.


Editörden