AYM’nin nafaka kararı kadınların eşitlik hakkına aykırı
'Boşanmak gibi son derece medeni bir talep nedeniyle her gün kadınların öldürüldüğü bir ülkede, ekonomik koşulların zayıflatılmasının kadınların medeni haklarının kısıtlanmasına neden olacağı açık.'

Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasına ilişkin verdiği karar, Anayasa’daki kadın-erkek eşitliği ve bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamada devletin yükümlülüğünün bulunduğuna ilişkin düzenlemeye aykırıdır. Zira ülkemizde, başta boşanma kararı olmak üzere en temel medeni haklarını kullanmak isteyen kadınlar, hayatlarına dair en basit kararları verdikleri için öldürülmektedir. Anayasal yaşam hakkı başta olmak üzere kadınların medeni haklarda da eşit haklara sahip olmasını sağlamakla yükümlü olan devlet makamları ise “cinsiyet eşitliği” söylemini dahi yasaklayarak görevlerini açıkça ihmal etmektedir.

Hakimin taktir yetkisine müdahale

Mevcut yasal düzenlemede süreli nafaka kararının verilmesine engel bir hukuki durum yoktu. Nitekim uygulamada süreli verilen nafaka kararlarına rastlanıyordu; özellikle evliliğin süresine göre bu kararlar verilebiliyordu. Dolayısıyla bu, zaten hakimin takdirinde olan bir durumdu. Evliliğin süresine, yoksulluğa düşme haline, tarafların eğitim durumu gibi unsurlara göre hakim, her somut dosyada süreli ya da süresiz nafakaya karar verebiliyordu. Hatta mevcut düzenlemede nafakanın tek seferde toplu olarak ödenmesine de hükmedilebiliyordu.

Dolayısıyla mevcut haliyle düzenleme, hakimlere her somut dosya bakımından adil bir nafaka belirleme konusunda takdir yetkisi veriyordu. Bu çerçevede “süresiz” kelimesinin iptal edilmesinin, hakimin takdir yetkisini sınırlamaya neden olacağı görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu değişikliğin daha adil bir uygulama sağlayacağını iddia etmek güçtür.

Tüm somut kriterler göz önüne alınarak, boşanmayla yoksulluğa düşecek tarafın korunmasını sağlayacak bir takdir yetkisinin bulunması gerekir. Nitekim çoğunlukla yoksulluğa düşenler, evlilik içerisinde çalışmasına veya eğitim almasına izin verilmeyen kadınlar olmaktadır. Kadınların istihdam oranlarının sürekli düştüğü, ev içi emeğin kadınlara yüklendiği günümüzde, nafaka hakkının kısıtlanmasının uzun vadede kadınların boşanma kararı vermesini güçleştiren bir duruma dönüşmesi ihtimali kuvvetlidir. Kadınların çoğunlukla şiddet nedeniyle boşandıkları göz önüne alındığında ise bu durumun, içinde bulundukları şiddet sarmalından çıkamamalarına neden olması riski bulunmaktadır.

Aslen yapılması gereken ne?

Evlilik süresince kişisel gelişimi ve istihdamda eşit bir biçimde yer alması engellenen tarafın, en üretken çağında geri bırakılmasının sonuçlarına tek başına katlanması anlamına gelecek bu yaklaşımdan uzaklaşılması gerekmektedir. Bu anlamda, tercihleriyle buna neden olan tarafın nafaka yükümlüsü olması halinin kısıtlı süreye bağlanması, ortaya çıkan zararı ve ekonomik ihtiyacı gidermeyecektir. Bu nedenle devletin sosyal yardım, iş edindirme ve eşitliğin sağlanması gibi anayasal yükümlülüklerini daha güçlü biçimde yerine getirmesi gerektiği açıktır.

Ancak ülkemizde ne devlet kurumları bu yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmekte ne de sırtını bu düzene dayayarak ev ve çocuk bakımını kadına yükleyen, kadınların iş edinmesine engel olan erkekler nafaka ödemeye yanaşmaktadır. Mahkemeler tarafından belirlenen nafakaların çok büyük bir bölümünün ödenmediği ve icra yoluna başvurulmak zorunda kalındığı, dosyalar üzerinden görülmektedir. Burada ciddi bir eşitsizlik ve haklara erişim bakımından geri bırakılan kadınlar gerçeği vardır. Boşanmak gibi son derece medeni bir talebi nedeniyle her gün kadınların öldürüldüğü bir ülkede, ekonomik koşulların da zayıflatılmasının kadınların medeni haklarının kısıtlanmasına neden olacağı açıktır. Mevcut düzenlemenin aynen korunması; bunun yanı sıra sosyal yardım, iş edindirme ve eğitim imkanlarının artırılması, kreş ve yaşlı bakımı gibi kadınların üzerine yıkılan yüklerin devlet kurumları tarafından ücretsiz ya da düşük ücretli biçimde karşılanması ise en önemli ihtiyaçtır.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Karaca, kadın örgütlerinin nafaka sorularını Bakan Gürlek’e yöneltti

Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasını sınırlayan iptal kararını Meclis gündemine taşıdı.

Süresiz nafaka düzenlemesinin iptali ne anlama geliyor?

Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini iptal etti. Av. Sevil Aracı, kararı Ekmek ve Gül'e değerlendirdi.

NAFAKA GERÇEKLERİ

Nafaka nedir, ne değildir? Neden kadınlar için vazgeçilmez bir haktır? Nafaka boşanma sonrası kadınların yeni bir yaşam inşa etmesi yeterli midir? Nedir bu 6. Yargı Paketi? Hepsi burada!


Editörden