Anayasa Mahkemesi (AYM), geçtiğimiz günlerde SGK’nın, HPV aşısı ücretini ödememesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına oy çoğunluğu ile karar verdi.
Oysa 2022 yılında dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve 2025 yılında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, aşının ücretsiz uygulanmaya başlanacağını belirtmişlerdi. Pek çok kişi aşının ücretsiz olacağı tarihi yıllardır beklerken aşılara dair tek değişim, fiyatlarındaki artış oldu. Yıl itibariyle 3 doz aşının fiyatı 9 bin ila 15 bin lira arasında değişiyor.
AYM verdiği kararı, devletin sağlık hizmetinde kamu kaynaklarını kullanma konusundaki takdir yetkisine dayandırdı. Buna ek olarak gerekçede, başvurucunun aşı masrafını ödemiş olmasının mali bir külfet oluşturmadığını gösterdiği ve koruma amacıyla yapılan aşının hayati önemi olmadığı öne sürüldü.
‘Sağlık alanında devletin takdir yetkisi sınırsız değil’
Ancak karar oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla alındı. Üç Anayasa Mahkemesi hakimi karşı oy kullandı. Karşı oy yazısında, HPV aşısının bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış, kanseri önlemeye yönelik önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğu vurgulandı. Hakimler, devletin sağlık alanında takdir yetkisinin sınırsız olmadığını belirterek yaşam hakkı ve sosyal devlet ilkesi gereği koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi sağlama yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti. Karşı oyda ayrıca, derece mahkemesinin davayı reddederken kullandığı "aktüel tehlike" ölçütünün koruyucu sağlık hizmetleri açısından yetersiz olduğu belirtildi. Aşıların amacının hastalık ortaya çıkmadan riski ortadan kaldırmak olduğu hatırlatılarak, HPV aşısının "bireysel tercihe bırakılabilecek sıradan bir tıbbi müdahale olarak değerlendirilemeyeceği" ifade edildi.
Av. Prof. Dr. Söğüt: ‘Karşı oy önemli bir anayasal zemin’
Ekmek ve Gül’e konuşan İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Avukat Prof. Dr. İpek Sevda Söğüt, AYM’nin bu kararının ardından benzer davalarda mahkemelerin ret yönünde kararlar verebileceğini söyledi. Ancak karşı oy gerekçesinin güçlü olduğunu ve ileride açılacak davalar bakımından önemli bir anayasal zemin oluşturacağını da ekledi. Söğüt, AYM’nin bu kararının aşı bedelinin hiçbir koşulda karşılanmayacağı anlamına gelmeyeceğini belirtti. Özellikle bundan sonraki davalarda somut olay ve özelliklerinin, bilirkişi raporlarının daha da önem kazanacağına dikkat çekti.
AYM’nin verdiği kararı “bir geri ödeme uyuşmazlığı” şeklinde okumamak gerektiğini belirten Söğüt, HPV aşısına erişimin “bağışıklama, kanserden korunma ve sağlıkta eşitlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini” söyledi.
‘Bu bir sosyal devlet ilkesidir’
AYM’nin bütçeyi gerekçe göstermesine ilişkin değerlendirmede bulunan Söğüt, bir kişinin kansere yakalanmasının ardından devletin kanser tedavisi için yaptığı harcamalar ile HPV aşısının karşılanması için yapılacak harcamaların kıyaslandığında, HPV aşısının finansal açıdan da daha avantajlı olduğunu söyledi. “Ki bu meseleye sadece finansman açısından bakmak son derece yanlış, bu bir sosyal devlet ilkesidir” dedi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Söğüt, AYM’nin HPV aşısı kararında yalnızca finansman meselesi olarak ele alınmadığını düşündüğünü söyledi. Devletin bu konuda daha tutucu ve çekimser bir politika izlediğini belirten Söğüt, aşının cinsel yolla bulaşan HPV virüsüne karşı koruma sağlamasının bu yaklaşımda etkili olabileceğini ifade etti.
Söğüt, aşının yaptırılmasının ardından SGK’ye başvuru yapılmasının, ödemenin karşılanmaması halinde ise dava açılmasının izlenen bir süreç olduğunu belirterek, bu yöntemle açılan çok sayıda davanın kazanıldığını hatırlattı. Asıl çözümün bireysel davalar olmadığını vurgulayan Söğüt, koruyucu bu aşının ücretsiz olarak erişilebilir olması gerektiğini belirtti.
Dr. Derya Bulgur: 148 ülkede aşı programında
Kadınlarda en sık görülen 4. kanser türü rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ile yüzde 100’e yakın bir oranla engellenebiliyor. Konuştuğumuz TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Derya Bulgur, bu sebeple Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olarak tanımlandığını ve HPV aşısının şu anda 148 ülkede ulusal bağışıklama programı içinde yer aldığını belirtti.
‘Olsa da olur olmasa da olur’ sağlık hakkı
AYM’nin kararının, halihazırda kadın sağlığına ilişkin yetersiz, görmezden gelen sağlık politikaları ile birlikte değerlendirildiğinde, mevcut sorunları derinleştireceğine işaret eden Bulgur, “Bu karar ile yarın başka pek çok aşı uygulaması için sağlık hakkı ihlallerine yol açacak bir kapıyı araladığı endişesi oluşturmaktadır. Bu yaklaşım; koruyucu sağlık hizmetlerini devlet için ‘mutlak bir zorunluluk’ değil, bütçeye göre ‘olsa da olur olmasa da olur’ bir harcama kalemi olarak konumlandırmaktadır. Kadın sağlığına ve koruyucu sağlık hizmetlerine daha az pay ayrılmasını esasen politik bir mesele olarak da görüyoruz” dedi.
“Bu sistem eşitsizlikleri derinleştirmekte; sağlığa erişimi ‘paran kadar sağlık hizmeti’ uygulamasına indirgemektedir” diyen Bulgur, mevcut düzende esas alınanın hastalığı önleyici sağlık hizmeti değil tedavi edici sağlık hizmeti olmasını halk sağlığı ve sağlık hakkı açısından çelişkili olduğuna dikkat çekti.
‘AYM kararı aksine oldukça hayati’
HPV aşısı AYM’nin kararının tersine, toplum sağlığı açısından oldukça hayati bir uygula olduğunu vurgulayan Bulgur, şu örneği verdi: “Yakın zamanda İngiltere’de yapılan çalışma bunun en güncel kanıtı. En son paylaşılan verilerde; İngiltere’de 2008 yılında başlatılan aşı programının sonuçlarına göre; 20-24 yaş arasındaki kadınlarda rahim ağzı kanserinden ölümler sıfıra indiği duyurulmuş ve yankı uyandırmıştır.” AYM kararının, neoliberal sağlık politikalarına ve kadın sağlığını eşitlik ilkesine aykırı biçimde ihmal ve feda edilebilir gören cinsiyetçi, ayrımcı politikalara hizmet ettiğini ekledi.
Kadınlar aşı olamıyor ya da aşı olmak için borçlanıyor
Uzmanların dediği gibi, aşının ücretli olması pek çok kadını aşıyı olmaktan mahrum bırakıyor. Bunlardan biri A.*, 20’li yaşlarının sonunda. Aşı olmak için 3 yıldır HPV aşısının ücretsiz yapılacağı sözünün yerine getirilmesini bekliyor, daha doğrusu beklemek zorunda: “Üç yıl önce kontrole gittiğimde doktor HPV testinin pozitif çıktığını ancak genç olduğum için çok ciddi bir sorun olmadığını söylemişti. HPV aşısı olmam gerektiğini ifade etmişti. Asgari ücretle İstanbul’da geçinmeye çalışan bir kadın olarak 10 bin küsür lira olan aşıyı karşılayamadım. Borç harç alıp yaptırmak istedim, o sırada aşının ücretsiz yapılabileceğine dair Sağlık Bakanı açıklama yaptığı için onu bekledim. Ailemden destek almak istedim ancak ailemin bu konuda beni tasvip etmeyeceğini bildiğim için onlara farklı şekilde anlatmaya çalıştım ancak cinsel hayatım olmadığını varsaydıkları ve HPV’nin de sadece bu yolla bulaştığını düşündükleri için olumlu bir sonuç alamadım.” Doktorunun ‘Aşını bir an önce olmalısın’ uyarısının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen aşı hep “ertelenebilir” bir masraf olarak kalmak zorunda kalmış. A., AYM’nin bu kararına ilişkin “Bakanlık bir şekilde ücretsiz sağlamalı bu aşıyı. Bu karar, politik olarak devletin bu aşıyı halkına lüks gördüğü anlamına geliyor. Doktorlar hastalara HPV aşısının çok ciddiye alınması gerektiğini, ilerlerse insan hayatına mal olabileceğini söylerken Sağlık Bakanlığının aşıyı ücretsiz ve zorunlu olarak insanlara sağlamaması bunun halk için çok da ciddi bir tehlike arz ettiğini düşünmediğini gösteriyor bence. Her şeyden önce Bakanlık bunu ciddiye almalı, toplumda farkındalık oluşturmalı. Bu sonuç eminim birçok kadını daha da endişelendirmiştir. Ücretsiz olacağı bakanlık tarafından defalarca iddia edilen aşıyla ilgili çıkan bu karar bakanlığın halka karşı yalan söylediğini kanıtlıyor” diye konuştu.
Görüştüğümüz bir diğer kadın ise HPV aşısını borçlanarak olduğunu söyledi, “Bu konuda hem toplumsal tabular nedeniyle hem de aslında ailemin de ekonomik açıdan zorlanması sebebiyle onlardan yardım alamadım. Maalesef yaşları ileri ve sağlık sorunlarımız arasında dahi önceliklendirme yapıyoruz” diye ekledi.
*Kadının ismi isteği üzerine gizlendi
Görsel: Soldaki Wikimedia Commons, sağdaki Canva
İlgili haberler
Ücretsiz HPV aşısı sözü tutulmadı Bakanlık aşı değil ‘farkındalık’ dağıtıyor
Sağlık Bakanlığı, rahim ağzı kanseri farkındalık ayı kapsamında aşı yerine yalnızca tarama testi öneriyor. 2026’da ücretsiz olacağı vadedilen HPV aşısı ise hâlâ paralı.
HPV aşısı ücretsiz olmadığında neler mi yaşıyoruz?
Yanlış bilgi, ücretli olması, testlerin anonim yapılmaması kadınların HPV aşısı olmasının da önüne geçiyor, kaygı da yaratıyor.
Serviks (rahim ağzı) kanseri hakkında bilmemiz gerekenler
Nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri nelerdir? Nasıl korunabiliriz? Tedavisi nasıldır? Herkes aşı yaptırabilir mi?
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























