Tüm kadınlara güvenceli iş ve emeklilik hakkı!
‘Emekliliğin herkes için koşulsuz bir vatandaşlık hakkı olması, uzak bir hayal ya da gerçek dışı bir ütopya değil.’

Geçen sayımızda, yine orta sayfamızda yayımlanan, ‘Çalışan kadınların en az yarısı emekli olamayacak’ başlıklı yazımızı şöyle bitirmiştik: “Mevcut koşullarda bugün fiilen çalışma yaşamında olan kadınların en az yarısı için emeklilik uzak bir hayal. İşte tam da bu yüzden bu mevcut koşulların değişmesi gerekiyor. Nasıl bir değişikliğe ihtiyaç olduğu ise bir başka yazının konusu...”

İşte bu yazıda, nasıl bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu ele alacağız.
Esasında en sağlıklı ve en kesin çözüm, herhangi bir koşul aranmaksızın, tüm yurttaşlara belli bir yaşa geldiklerinde bir yaşlılık aylığı bağlanmasıdır. Böylece çalışıp çalışmadıklarına, prim ödeyip ödemediklerine bakılmaksızın, belli bir yaşa gelen tüm kadınlar, ömürlerinin sonuna kadar düzenli bir gelire sahip olabilir. Emekliliğin herkes için koşulsuz bir vatandaşlık hakkı olması, uzak bir hayal ya da gerçek dışı bir ütopya değil.

RADİKAL BİR DEĞİŞİKLİK GEREKLİ
Türkiye’de 15 yaşından büyük yaklaşık 30 milyon kadın var. Bu kadınların yaklaşık 20 milyonu iş gücünün (çalışma yaşamının) dışında. İş gücünün dışında olan 20 milyon kadından en az 15 milyonu için emeklilik imkansız. Diğer 5 milyonun da en az yarısının bugünkü koşullarda emekli olması çok güç. İş gücünün içinde olan 10 milyon kadının 5 milyonu için de emeklilik, bir önceki yazımızda belirttiğimiz nedenlerden dolayı hayal. Sonuçta 30 milyonluk kadın nüfusunun 22.5 milyonu için emeklilik ya imkânsız ya da çok zor.
Bugün yürürlükte olan primli sistemi yani “Prim yoksa emeklilik hakkı yok” denklemi, her 4 kadından 3’ünü yani 22.5 milyon kadını emeklilik hakkından mahrum bırakıyor. O halde, radikal bir değişiklik gerekiyor.

EŞİTSİZLİK EMEKLİLİĞE DE YANSIYOR
Öte yandan kadın ve erkekler arasında büyük bir eşitsizlik de söz konusu. Türkiye’de her 10 erkekten 7’si çalışırken, her 10 kadından ise sadece 3’ü çalışıyor. Çalışan erkeklerde kayıt dışı istihdam oranı yüzde 28.8; çalışan kadınlarda ise yüzde 44.3. Görüldüğü gibi kadınlar ve erkekler arasında hem çalışma hem de kayıtlı çalışma bakımından çok büyük bir fark var.
Çalışma yaşamındaki bu büyük eşitsizlik emekliliğe de yansıyor. Her 5 emekliden 4’ünün erkek, 1’inin kadın olması bu durumun en somut göstergesi. İşte bu yüzden radikal bir değişiklik gerekiyor.
Bu eşitsizliklerin emeklilik hakkına yansımaması için tüm yurttaşları kapsayan, koşulsuz bir emeklilik hakkı gerekiyor. Bunu en çok, çalışma yaşamından dışlanan, çalışma yaşamına girdiğinde de sigortasız çalışma gereği ile karşı karşıya kalan kadınlar hak ediyor.

BEŞ ADIMDA KOLAYLAŞABİLİR
Sonuç olarak, prime endeksli mevcut emeklilik sisteminin karşısına “Herkese koşulsuz-şartsız emeklilik hakkı” talebi ile çıkmalıyız.
Bununla birlikte mevcut primli sistem içinde de kadınların emeklilik hakkına erişmelerini kolaylaştıracak adımlar atılması mümkün. Bu adımları beş başlık altında toplayabiliriz:
- Kadın istihdamının artırılması
- Nitelikli, güvenceli ve ücretli istihdam
- Kayıt dışı istihdamla mücadele
- Borçlanma hakkının genişletilmesi
- Emeklilik koşullarının kolaylaştırılması

1- KADIN İSTİHDAMININ ARTIRILMASI
Mevcut primli sistemde emekli olmanın yolu çalışmaktan geçiyor. Ancak Türkiye’de her 10 kadından sadece 3’ü çalışıyor. Türkiye kadın istihdamında Avrupa sonuncusu. O halde atılması gereken en önemli adım kadın istihdamının artırılması. Kadın istihdamını artırmak içinse emekten yana ve eşitlik temelli kapsamlı politikalara ihtiyaç var.
Eğitim düzeyi artıkça istihdam oranı da artıyor. Kadınların genel eğitim ve mesleki eğitim düzeylerinin artırılması bu noktada büyük önem taşıyor.
Ancak eğitim de tek başına yetmiyor. İstihdam olanaklarını artıracak ve kadınların bu olanaklardan yararlanmasını sağlayacak ekonomi politikaları büyük önem taşıyor. İstihdamı sermayenin insafına terk eden ekonomi politikaları yerine kamusal istihdamın artırılması, kadın istihdamını da artıracak bir seçenek olarak orta yerde duruyor.
Kadın istihdamının önünde birçok engel var. Mevcut cinsiyetçi iş bölümü, kadın istihdamını, belli sektör ve işlere sıkıştırırken, kadın istihdamını sınırlıyor. Bu yüzden bu tabloyu değiştirecek uzun erimli politikalar uygulanmalı. Kadın istihdamının önündeki en büyük engellerden biri de ev işleri ve çocuk bakımı; 11 milyon kadın bu nedenlerle istihdama katılamıyor. O halde ücretsiz kreş hakkı başta olmak üzere bu engelleri kaldıracak eşitlikçi politikalara ihtiyaç var. Bunun yanı sıra “Kadının yeri evidir” bakış açısını değiştirmek, kadınların istihdamının önündeki toplumsal engelleri de kaldırmak gerekiyor.


2- NİTELİKLİ, GÜVENCELİ VE ÜCRETLİ İSTİHDAM
İstihdamın artırılması, kadınların emeklilik hakkına erişebilmeleri bakımından önemli. Ancak en az bunun kadar önemli olan bir başka husus da istihdamın türü ve niteliği.
Kendi hesabına çalışan kadınlarda kayıt dışı istihdam oranı yüzde 83; ücretsiz aile işçisi kadınlarda ise yüzde 92. Dolayısıyla bu istihdam türleri, kadınları kayıt dışılığa mahkûm ederken, emeklilik hakkından da yoksun bırakıyor.
Ücretli çalışan kadınlarda ise kayıt dışı istihdam yüzde 20. Bir başka deyişle ücretli istihdam (işçilik, memurluk), diğer istihdam türlerine göre emeklilik hakkına ulaşmak bakımından daha avantajlı. Tam da bu noktada kadınların ücretli istihdam olanaklarına erişmesi büyük önem kazanıyor. Bununla birlikte ücretli istihdamın güvenceli, sürekli ve nitelikli olması gerekiyor. Aksi takdirde kadınların çalışma yaşamı kesintilerle dolu oluyor ve emeklilik için gereken prim gün sayısını tamamlamak zorlaşıyor.
Ağır çalışma koşulları ve düşük ücretler de kadınları çalışma yaşamının dışına itiyor. Bu çerçevede çalışma koşullarının iyileştirilmesi, iş güvencesinin sağlanması ve ücret düzeylerinin yükseltilmesi gerekiyor. Çalışma yasalarının çalışanlar lehine değiştirilmesinin yanı sıra sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması; böylece kadınların sendikalarda örgütlenerek daha iyi haklar elde edebilmesi elzem bir ihtiyaç olarak önümüzde duruyor.

3- KAYIT DIŞI İSTİHDAM İLE MÜCADELE
Türkiye’de yaklaşık 1 milyon kadın işçi, sigortasız çalıştırılıyor. Patronlar, 1 milyon kadın işçinin emeklilik hakkını çalıyor.
Sigortasız istihdama ilişkin denetimler son derece yetersiz, cezalar caydırıcılıktan uzak. Bir bütün olarak sigortasız işçi istihdamına karşı etkin ve sonuç alıcı bir mücadele yürütülmesi gerekiyor. Kayıt dışı çalıştırılan kadın işçilerin, geçmişe dönük dava açarak, yatırılmayan primlerini talep etmesinin önündeki engellerin de (hak talep edebilmek için 5 yıllık süre kısıtlaması, ispat zorluğu, dava masrafı vb.) kaldırılmasına ihtiyaç var. Kendi hesabına çalışan kadınlar, kendi sigorta primini ödemekle yükümlü. Ancak kendi hesabına çalışan 612 bin kadın kayıt dışı. Bu kadınların büyük çoğunluğu küçük esnaf, çiftçi ya da işportacı ve düşük gelir elde edebildikleri için sigorta primlerini istese de ödeyemiyor. Bu nedenle, maddi olanaksızlıklar nedeniyle primini ödeyemeyen kendi hesabına çalışan kadınları, kayıtlı istihdamın içine çekecek politikalar gerekiyor.
Patronlara sayısız teşvik ve desteğin verildiği bir ülkede yoksul kadın esnaflara, çiftçilere, işportacılara da devlet desteğinin verilmesinin, primlerini ödemelerine devlet katkısı yapılmasının önünde hiçbir engel yok.
Benzer bir durum, 2 milyon kayıt dışı ücretsiz aile işçisi kadın için de geçerli. Büyük çoğunluğu haneye ait tarlada çalışan ancak ücret elde etmeyen bu kadınların, isteğe bağlı sigortalılık yaptırıp primini ödemesi neredeyse imkânsız. O halde yine devletin elini taşın altına sokmasına ihtiyaç var.


4- BORÇLANMA HAKKININ GENİŞLETİLMESİ
Kadın istihdamının artırılması ve kayıt dışı çalıştırılan kadınların kayıt altına alınması çok önemli ancak tek başına yeterli değil. Çünkü emeklilik için prim gün sayısını tamamlama şartı aranıyor.
Bunun için de sigorta primlerinin düzenli yatmaya başlaması kadar sigortasız çalışılan geçmiş yılların da telafi edilmesi gerekiyor. Bu noktada borçlanma (sigortasız döneme ilişkin primlerin borçlanılarak yatırılması) devreye giriyor.
Kadınlar için doğum borçlanması hakkı mevcut ama bu hak sadece sigorta girişinden sonraki doğumları kapsıyor. Acilen yasal değişikliğe gidilerek sigorta girişinden önceki doğumlar için de borçlanma hakkı getirilmeli! Ancak bu da yetmiyor. Özellikle kendi hesabına çalışan ve ücretsiz aile işçisi kadınlara, sigortasız çalıştıkları tüm dönemleri uygun koşullarda borçlanabilecekleri yeni bir hakkın tanınması acil ve elzem bir ihtiyaç.

5- EMEKLİLİK KOŞULLARININ KOLAYLAŞTIRILMASI
9 Eylül 1999’dan önce kadın işçiler için emeklilikte bir yaş koşulu aranmıyor, kadın işçiler 20 yıl sigortalılık süresi ve 5 bin gün prim ödeyerek emekli olabiliyordu. 1999 yılında yapılan değişiklik ile kadın işçiler için prim gün sayısı 7 bine yükseltilirken, emekli olmak için 58 yaş koşulu getirildi. 2006’da yapılan ve 1 Mayıs 2008’de yürürlüğe giren değişiklik ile prim gün sayısı 7 bin 200 güne yükseltilirken, emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e çıkarıldı.
Benzer biçimde kendi hesabına çalışanlar (4-b’liler) ve kamu çalışanları (4-c’liler) için de emeklilik koşulları ağırlaştırıldı. Örneğin kendi hesabına çalışan kadınlar için prim gün sayısı 7 bin 200 günden 9 bin güne çıkarılırken, emeklilik yaşı da önce 58’e, sonra kademeli olarak 65’e yükseltildi.
Öte yandan kolaylaştırılmış emeklilik seçenekleri de zorlaştırıldı. Kısmi emekli aylığı almaya olanak sağlayan 15 yıl-3.600 gün koşulu, 25 yıl-4.500 güne çıkarıldı.
Sonuç olarak emekli olmak için gereken prim gün sayısı artırılırken, emeklilik yaşı yükseltildi. Böylece kadınların emekli olmaları çok daha zor hale getirildi. Emeklilik koşullarının gözden geçirilmesi, ülke gerçekleri ışığında kadınların emeklilik koşullarının hafifletilmesi ve alternatif kolaylaştırılmış emeklilik seçeneklerinin devreye sokulması gerekiyor. Aksi takdirde milyonlarca kadın için emeklilik uzak bir hayal olmaya devam edecek.
İlgili haberler
DOSYA: Kadınların emeklilik hakkı ve doğum borçlan...

Doğum borçlanması yine gündemde... Emekli olmak için gereken yaşı doldurdunuz. Ama prim gün sayısını...

DOSYA: Kadınların emeklilik hakkı ve doğum borçlan...

Doğum borçlanmasının koşulları ne? Doğum borçlanması başvurusu nereye yapılır? Doğum borçlanması içi...

DOSYA: Kadınların emeklilik hakkı ve doğum borçlan...

Erkekler, sigorta girişinden önce yaptıkları askerlik için borçlanma hakkına sahip. Kadınlar ise sig...

Doğum Borçlanması ile nasıl emekli oluruz?

Emeklilik hakkının ne kadar hayati olduğunu 61 yaşındaki Hava, üç kuruş para için inşaatta tuğla taş...

Çalışmayan kadına emeklilik: Bunlar kimi kandırıyo...

Önümüze ısıtıp ısıtıp koyuyorlar ‘ev kadınlarına emeklilik fırsatı’ diye haberleri. Ne müjde, ne fır...

Gıdım gıdım gasp: Dul ve yetim maaşları

Birçok kadının tek güvencesi olan dul ve yetim aylığı ile ilgili neler biliyoruz? Örneğin bu maaş de...