Ren’in Cesaret Anası Agnes Meyer
Faşizm dönemindeki yaptıkları nedeniyle ‘Ren’in Cesaret Anası’ veya ‘Lunapark Agnes’ olarak tanınan Agnes Meyer’in hayatı edebiyat dünyasında da yerini aldı.

Agnes Meyer ailesinin Yahudi olmayan tek kişisi olarak faşizm döneminde cesaret, işbitiricilik ve akıllı taktiklerle ailesinin yaşamasını sağladığı için Ren’in Cesaret Anası adıyla tanınır. Lunapark Agnes adıyla da anılan Agnes Meyer’in bu eşsiz hayatı yazar Friedrich Wolf tarafından da Cesur Bir Kadının Romanı adıyla edebiyata da taşındı.

Agnes Klauer, Lunapark’ta atlı karınca çalıştıran Kölnlü Katolik bir ilenin 18. çocuğu olarak 3 Ekim 1896’da dünyaya geldi. Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1915’te Siegburg’daki mermi fabrikasında askerlik yaptı ve gelecekteki eşi Neuwied’den Julius Meyer ile tanıştı. Çift 1920’de evlendi, oğulları Herbert 1921’de doğdu ve Köln’de kendi atlıkarınca şirketlerini kurarak serbest meslek sahibi oldular.

Naziler 1933’te iktidara geldiğinde, Yahudi olan Julius Meyer ve ailesi için baskı ve ihbarlar başladı. Agnes Meyer, atlı karınca firmasını kendi üzerine alarak Yahudi ya da yarı Yahudi ailesinin yaşamını sürdürmesini sağladı. Şirket, göze batmamak için kırsal bölgelerde çalıştı. Örneğin Kasım 1938’deki Pogrom gecesinde Yukarı Silezya’da bir köyde zarar görmeden çalışabildiler. Ancak Agnes’in görümcesi, kayınvalidesi ve kayınpederi Yahudi oldukları için tutuklanıp Theresienstadt’taki toplama kampına gönderildiler. Annesi aynı yılın Ekim ayında öldü. Babası ise 1943’te Auschwitz’e nakledildi ve orada öldürüldü.

Agnes ve eşi atlı karıncalarıyla bir doğu turnesine çıkarak Theresienstadt’a kadar gittiler. Agnes atlıkarıncalarına çalışma izni almak için Köln’e döndü. Eşi Julius, Agnes’in akıllı davranışı sayesinde toplama kampına gönderilmekten kurtuldu. O sırada Sovyetler Birliği Kızıl Ordusu Almanya’ya doğru ilerlediğinden Naziler toplama kampındaki tutsakları ya yok ettiler ya da yollarda ölsünler diye ölüm yürüyüşlerine çıkardılar. Julius ölüm yürüyüşünden de kaçtı, Agnes ise ölüm yürüyüşündekilere yiyecek, içecek sağlamak için çaba harcıyordu.

Julius’un anne babası ve üç kardeşi Nazi döneminde hayatını kaybetti. Kendisi de 1968’te hayata veda etti. Agnes ise 9 Mart 1990 yılına kadar yaşadı, 1989’da faşizm dönemindeki yaptıkları nedeniyle Federal Almanya Cumhuriyeti liyakat madalyasına layık görüldü.

İlgili haberler
GÜNÜN KADINI: Brigitte Reimann

Doğu Almanya Cumhuriyeti yazarlarından Brigitte Reimann: Bazen erkek sanatçıların onlara hayran olan...

Geleneklere bağlı kalmadı, mücadele etti: Bertha P...

Bertha Pappenheim hak savunuculuğunu ‘hayırseverlik’ kapsamından çıkarıp ‘mücadele’ haline getirdi Y...

‘Gerçek insanları’ sahneye taşıyan Kaethe Reichel

Alman tiyatrosunda güzelliği ve sevimliliği ile değil karakteriyle dikkat çeken Kaethe Reichel’i tan...