‘Gerçek insanları’ sahneye taşıyan Kaethe Reichel
Alman tiyatrosunda güzelliği ve sevimliliği ile değil karakteriyle dikkat çeken Kaethe Reichel’i tanıyalım.

Alman tiyatrosunun Grand Dame’ı Kaethe Reichel, 3 Mart 1926’da doğdu, 19 Ekim 2012’de öldü.

Brecht’ in öğrencisiydi, Sezuan’in İyi Insanı’nda, Mezbahaların Kutsal Johannası’nda oynamış, Berliner Ensemble tiyatrosuna genç yaşta girmesine rağmen güzel, sevimli tavrıyla değil karakter oyunculuğuyla dikkat çekmişti.

Doğaldı, acı çekmiş, acılarını zaman zaman sert bakışlarının, zaman zaman acılı gülümsemesinin, kahkahalarının ardına saklamış bir genç kadındı… İşçi, emekçi kadın rolleri için biçilmiş kaftandı sanki, birilerini oynamıyor, kendini oynuyor, oynarken verilmek istenen mesaj onunla cisimleşerek seyirciye geçiyordu.

Brecht’ in vazgeçilmez oyuncularından biri oldu. Brecht öldüğünde 30 yaşındaydı, Helene Weigel’le yoluna devam etti. Goethe, Kleist, Schiller, Anna Seghers’in eserlerinin değişmez sanatçısı oldu… Hep Doğu Almanya Cumhuriyeti’nde yaşadı ama Batı Almanya ve diğer birçok Avrupa ülkesinde turnelere çıktı. Her seferinde ‘artık dönmez’ manşetleri atıldı burjuva gazetelerde, ama hep döndü.

SAHNEDEN İŞÇİ DİRENİŞLERİNE...

Buckow’daki küçük bahçeli evinde domatesini, biberini, kabağını yetiştirerek, kitabını yazarak, birkaç filmde oynayarak, Bischofferrode’ de işlerini kaybetmemek için direnen işçilerle birlikte açlık grevi yaparak, Berlin Alexanderplatz’daki Hartz IV’e karşı eylemlere katılarak, savaşa karşı tepkisini Çeçenistan’da, Yugoslavya’da, Almanya’daki birçok eylemde göstererek çok sade yaşadı…

Reichel iki Almanya’nın birleşmesinin emekçilere yoksulluk ve açlık getirdiğine inananlardan, bunu her fırsatta, eylemlere katılarak haykıranlardan, dünyanın neresinde olursa olsun savaşa karşı çıkanlardan, Çeçenistan’da oğullarını savaşa göndermeyen anaların yanında, emperyalist amaçları için Yugoslavya’yı paramparça yapanların karşısında olan bir aydındı. Sadece oturduğu yerden eleştirmeyen, tepelerden bir yerden vicdanlara seslenmeyen, sokağa çıkan, işyerlerini kaybetmemek için direnen işçilerle açlık grevlerine katılan, topladığı imzalarla Çeçen annelerine, topladığı paralarla savaştan zarar gören Sırp annelerine destek veren biriydi.

Eski elbiselerini ters yüz etti, battaniyesinden etek, pantolon dikti, bahçesinde yetiştirdikleriyle yemek yaptı… Olması gerektiği gibi yalın bir hayat yaşadı ve 86 yaşında yaşama veda etti…

Kendisini kahraman gibi görüp görmediği sorusuna gülerek, ‘gerçek kahramanlar antifaşistlerdir, işyerleri için mücadele eden işçilerdir, savaşa karşı çıkanlardır!’ diye cevap verdi…

Olanağı varken neden DDR’den (Doğu Almanya Cumhuriyeti) kaçmadığı sorusuna cevabı ise, ‘bana göre en doğal insan hakları barınma ve yaşamını idame ettirecek gelir sağlayan bir işe sahip olma hakkıdır. DDR’de bu hakkı Anayasa garanti ediyordu. Her türlü eksikliklere, hatalara rağmen biz bu hakka sahiptik. Kapitalizm bu hakkı sağlamaz, kapitalizm savaş, açlık, yoksulluk demektir!’ diye cevap veriyordu… Alman tiyatrosunun Grand Dame’ı Kaethe Reichel 2012 yılında, 86 yaşında öldü. Ölümü burjuva gazetelerinde “son dinozorun ölümü” şeklinde yansıdı: ‘Brecht’ in kadınlarındandı’, ‘akıllanmaz beton kafalılardandı’, ‘iki Almanya’nın birleşmesine karşı çıkanlardan’.

İlgili haberler
Oyunculuktan gazeteciliğe, hak savunuculuğuna: Mar...

Yaşamının genç zamanlarında oyunculuk hayalleri kuran Marguerite Durand ilerleyen yıllarda kadınları...

Nazi avcısı Beate Klarsfeld

Eşiyle birlikte Nazi katillerinin izini süren, onların yakalanması, suçlarının açığa çıkması ve tutu...

GÜNÜN KADINI: Brigitte Reimann

Doğu Almanya Cumhuriyeti yazarlarından Brigitte Reimann: Bazen erkek sanatçıların onlara hayran olan...