İktidarın eğitim sistemini 17 kez değiştirmesi, öğretmenleri itibarsızlaştıran söylemleri, eğitim emekçilerini her türlü müdahaleye ve şiddete açık hale getirdi.

İşçi kadınlar, sanatın ve sporun zengin çocukları için bir ayrıcalık olmaktan çıkarılması ve devletin bütçe önceliklerini sermayeden değil, çocukların gelişiminden yana kullanmasını talep ediyor.

'Eğitim emekçilerinin son grevleriyle, durmadan yeni suçlular, yeni mağdurlar üreten ve tüm sorumluluğu ailenin üstüne atan sistemi bu kez köşeye sıkıştırdığı kesin.'

Okullarda şiddetin boyutlarını, nedenleri ve ne yapılması gerektiğini bu dosyada ele alıyoruz.

'Mobbing ve taciz, bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu olarak kabul edilip TİS'lerde yer alması gerekiyor.'

Kadınlar güvenceli ve insanca çalışma koşulları, insanca ve güvenli bir yaşam ve barış için bir araya gelip sokaklara dökülüyor.

Savaşın gölgesinden işsizliğe, oradan yoksulluğa uzanan bir hayat… Eda, geçim derdi, borçlar ve ertelenen sağlık ihtiyaçları arasında ayakta kalmaya çalışıyor.

'Metroda gözüm dışarıya dalmış, kulaklarımda “mücadele, yaşatır, birlik, bir olmalıyız, kadın cinayetleri politiktir, ekmek istiyoruz ama gül de istiyoruz” sözcüklerinin uğultusu var.'

Akın Gürlek’in geçmiş kararları ve bugünkü vurguları, önümüzdeki dönemde hak alanlarının daralabileceğine işaret ediyor...

Yıllar önce yapılmış ancak açılmayan yeni okul binası, velilerin ısrarlı mücadeleleri sonucunda açıldı. Veli kadınlar, mücadelelerine ve kazanımlarına dair mektuplarını Ekmek ve Gül’e gönderdiler...

Kapitalizm tarihi boyunca süren ekmek mücadelesinin mirasçıları olan kadın işçiler, 8 Mart’ı direniş alanlarında, grev çadırlarında ve fabrika önlerinde karşılıyor.

25 Ocak Pazar günü Adana’nın Karşıyaka bölgesinde, kadın emeği ve yaratıcığı ile kurulan Asil Cafe’de Psikolog Ceylan Gündeş ve Avukat Sevil Aracı’nın katılımıyla kadınlarla bir buluşma gerçekleşti.

Cinsel saldırıya uğrayan genç bir kadın, tehdit ve baskılara rağmen adalet mücadelesini yazdı. ‘Utanç benim değil’ diyen kadın, 12 yıl ceza kararının ardından sesleniyor: Biz buradayız ve susmuyoruz.

Haklara saldırı, emeğin en ucuz hale gelmesi ve savaşların gölgesi tüm dünyada kadınları olumsuz etkileyecektir. Ancak toplumsal patlamalar da en karanlık dönemlerin ardından ortaya çıkar.

‘Keşke herkes eksikliğini fazlalığa dönüştürebilse senin gibi. Hasede, fesada ve savaşa dönen komplekslerle dolu dünya…’

İkitelli’den Gül, Neriman, Dilek ve Saniye nasıl bir mahalle ve ilçe istediklerini işte böyle anlattı...

İktidarın yarattığı sömürü ve nefret döngüsü en çok mülteci kadınları etkiledi. Suriyeli kadınlar çalacak kapıları ve başvurabilecekleri hukuki mekanizmalar olmadığı için şiddetle burun buruna yaşadı.

İlla yapacağız diyorlarsa bu fonun ismini ‘İşçilerin kırık hayalleri ve sömürdüğümüz haklar fonu’ olarak değiştirsinler de amacına tam anlamıyla uygun olsun.

Küçükçekmece Ekmek ve Gül'ün düzenlediği kahvaltıda kadınlar yeni başlangıçlar için adım atmaya devam ettiklerini dile getirdiler.

Kadın dizisi, toplumun sorunlarını ortaya seren, kadınlara duygusal kırıklıklarını anımsatarak ağlatan ve her hafta bunu değişik biçimlerde tekrarlayarak ağlatan, inleten arabesk bir dizi. Ama...

Editörden