Dünyanın farklı bölgelerinde kadın emekçiler; güvencesiz çalışma, düşük ücret, şiddet ve sağlıksız çalışma koşullarına karşı mücadeleyi sürdürüyor. Pasifik ülkelerinde kadınlar iş yerlerinde cinsel tacize karşı daha güçlü yasal koruma talep ederken, Hindistan’da okul yemek programında çalışan kadın işçiler işlerini ve ödenmeyen maaşlarını geri istiyor. İngiltere’de doğum servisi çalışanları tehlikeli gaz maruziyetine karşı dava açarken, Endonezya’da yıllar süren mücadelenin ardından ev işçileri ilk kez yasal olarak “işçi” statüsü kazandı. Kadın emeğine yönelik hak ihlalleri sürse de, farklı ülkelerde yükselen mücadeleler daha güvenli ve güvenceli çalışma koşulları talebini büyütüyor.
Pasifik ülkeleri: ‘Kadınlar iş yerlerinde güvende değilken eşitlikten bahsedilemez’
Pasifik ülkelerinde kadınlar, iş yerlerinde cinsel taciz ve şiddete karşı bölgesel hak grupları ve meslek örgütleri aracılığıyla koruyucu yasal düzenleme talep ediyorlar. Fiji Kadın Hakları Hareketi, Papua Yeni Gine, Solomon Adaları ve Vanuatu ile birlikte hükümetlerine ILO 190 sözleşmesinin imzalanması ve uygulanması için çağrıda bulunuyorlar.
Fijisun’ın haberine göre başlatılan kampanya açıklamasında, Papua Yeni Gine’de anket yapılan kadınların yüzde 71’inin, Vanuatu’da yüzde 66’sunun iş yerinde cinsel tacize ya da şiddete uğradığı belirtiliyor. Fiji’de ise çalışan 5 kadından birinin iş yerinde cinsel tacize uğradığını bildirdiği ifade ediliyor.
Fiji Kadın Hakları Hareketi (FWRM) yöneticisi Nalini Singh, verilerin bölge genelinde iş yerlerinde şiddete, tacize karşı koruyucu önlemlerde süregelen eksiklikleri yansıttığını söyledi: “İş yerinde cinsel taciz ve öneyici ve koruyucu politikaların eksikliği kadınların iş hayatındaki refahını ve fırsatlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor”
Singh, hükümetlerin, sivil toplumun, sendikaların ve toplulukların daha güvenli iş yerleri için birlikte çalışması gerektiğini söyledi. “Kadınlar çalıştıkları yerlerde güvende değilken ekonomik güçlenme veya cinsiyet eşitliğinden bahsedemeyiz” diye ekledi.
Kampanya, önümüzdeki hafta boyunca dijital platformlarda yaygınlaştırılacak ve 190 Sayılı Sözleşme’ye ilişkin farkındalık yaratmaya, ülkeye özgü sorunlara ve kurumsal hesap verebilirlik çağrılarına odaklanacak.
Hindistan: Okul yemek programında çalışan kadın işçiler ödenmeyen maaşlarını ve işe iadelerini istiyor
Hindistan Sendikalar Merkezi (CITU), Hindistan eyaleti Andhra Pradesh hükümetinin okul öğle yemeği programını Akshaya Patra Vakfına devretme kararını eleştirdi. CITU, bu kararın DWCRA (Kırsal Bölgelerde Kadınların ve Çocukların Gelişimi Programı) programı kapsamındaki kadın işçilerin işlerini kaybetmesine yol açtığını ve okul çocuklarının beslenmesinin olumsuz etkilendiğini belirtti.
The News Mill’in haberine göre 11 Mayıs’ta Andhra Pradesh Okul Öğle Yemeği Programı’nda çalışan işçiler, Visakhapatnam Bölge Valisi Abhishek Kishore’a bir dilekçe sundu.
CITU Visakhapatnam ilçe sekreteri P. Mani, “Chandrababu Naidu hükümeti okul öğle yemeği programını Akshaya Patra Vakfına devretme kararı aldı. Biz bu karara karşı çıkıyoruz çünkü DWCRA kadınları olarak bu işi 23 yıldır yapıyoruz” dedi. Mani, değişikliğin geçerli bir gerekçe olmadan yapıldığını ve DWCRA (Kırsal Bölgelerde Kadınların ve Çocukların Gelişimi Programı) çalışanlarının 2026 Ocak ayından beri maaş alamadığını söyledi. Ayrıca hükümetin yemek pişirmek için gereken gaz desteğini kestiğini, Akshaya Patra Vakfının ise bazı temel gıda ürünlerini sağlamadığını belirtti: “Chandrababu Naidu hükümeti hiçbir neden göstermeden tüm Okul Öğle Yemeği Programı’nı Akshaya Patra’ya devretti. İşlerimizi kaybediyoruz. 2026 Ocak ayından beri maaşlarımız ödenmedi. Hükümet gaz sağlamadı. Akshaya Patra Vakfı yumurta ve Ragi Java (Güney Hindistan’ın geleneksel besleyici tahıl lapası) vermedi. Okul çocukları protein açısından zengin gıdalardan mahrum bırakılıyor.”
Hindistan hükümeti, hamile kadınlar ve çocuklar için yeterli beslenme ve sağlık hizmetlerini geliştirmek amacıyla çeşitli girişimler başlattı. PM POSHAN kapsamındaki okul öğle yemeği programı, ailelerin çocuklarını okula göndermesi için önemli bir teşvik olarak görülüyor.
Kadın ve Çocuk Gelişimi Bakanlığı’na göre PM POSHAN programı Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Hükümet, eski adı “Okullarda Öğle Yemeği Ulusal Programı” olan “Pradhan Mantri Poshan Shakti Nirman (PM POSHAN)” programını 2021-22 ile 2025-26 dönemi için onayladı.
Programın amaçları arasında devlet okullarında ve devlet destekli okullarda eğitim gören uygun durumdaki çocuklara sıcak yemek sağlamak bulunuyor. Eğitim Bakanlığı, programın düzgün işlemesinden ve besleyici yemeklerin ulaştırılmasından eyalet hükümetleri ile birlik bölgesi yönetimlerinin sorumlu olduğunu belirtiyor.
Tüm eyaletler ve birlik bölgelerinde kaliteli yemek sunulmasını sağlamak için kalite, güvenlik ve hijyen konusunda ayrıntılı yönergeler yayımlandı. Bunlar arasında okulların sertifikalı ve markalı ürünler kullanması, aşçı yardımcılarına eğitim verilmesi ve yemeklerin öğrencilere servis edilmeden önce Okul Yönetim Komitesi’nden en az bir öğretmenin de bulunduğu iki ya da üç kişi tarafından tadılması gibi kurallar yer alıyor.
İngiltere: 100’den fazla doğum servisi emekçisi nitröz oksit maruziyeti nedeniyle dava açtı
İngiltere’nin Essex bölgesinde, 100’den fazla doğum servisi çalışanı, tehlikeli seviyelerde nitröz oksit gazına maruz kaldıkları gerekçesiyle bir hastane vakfına karşı dava açıyor.
Davaya katılanlar arasında, 2018 ile 2023 yılları arasında Essex bölgesindeki Basildon Hastanesinde çalışan ebeler ve sağlık destek personeli de bulunuyor. Çalışanlar, gaz maruziyeti nedeniyle yorgunluk, anksiyete, baş ağrısı ve “beyin sisi” (odaklanma ve düşünmede bulanıklık hissi) yaşadıklarını söylüyor.
Morningstar’ın haberine göre toplamda Birleşik Krallık Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı'na bağlı NHS Resolution’a 141 başvuru yapıldı. Daha önce sonuçlanan davalarda ise toplam 89 bin sterlinden biraz fazla tazminat ödendi.
İki yıl önce yayımlanan bağımsız bir inceleme raporu, Mid and South Essex NHS Foundation Trust’ın (İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi NHS’e bağlı hastane yönetim kurumu) “şeffaf davranmakta başarısız olduğunu” ve Temmuz 2021’de gündeme gelen tehlikeli gaz seviyeleriyle ilgili endişelere müdahalede “kabul edilemez bir gecikme” yaşandığını ortaya koymuştu. Sorunun ancak Ekim 2022’de ele alındığı belirtildi.
İngiltere İş Sağlığı ve Güvenliği Kurumu’na göre iş yerinde yüksek seviyede nitröz oksite maruz kalmak nörolojik sorunlara ve kansızlığa neden olabiliyor.
Mid and South Essex NHS Foundation Trust Geçici Başhemşirelik Yetkilisi Denise Townsend, “Üzgünüz ve sorunları çözmek için daha hızlı hareket etmemiz gerektiğini kabul ediyoruz. Bu olaydan sonra gerekli dersleri çıkardık ve doğum ünitesindeki tıbbi gazların izlenmesine yönelik denetim mekanizmalarını geliştirdik” dedi.
Yüksek nitröz oksit seviyelerinin başka NHS hastanelerini de etkilediği belirtildi.
Endonezya: Ev işçileri resmen “işçi”
Ev işçileri, çok az karşılık karşılığında ağır çalışmaya alışkın. Ancak Endonezya’da yirmi yılı aşkın süren mücadele sonunda sonuç verdi. Geçen ay ülke parlamentosu, ev işçilerini resmen “işçi” olarak sınıflandıran bir yasa kabul etti. Böylece bu çalışanların sağlık sigortası, izin günleri ve emeklilik hakkına sahip olması güvence altına alındı. Yasa ayrıca 18 yaş altındakilerin bu işlerde çalıştırılmasını da yasaklıyor.
Sorunlar Endonezya’nın çok ötesine uzanıyor. Uluslararası Ev İşçileri Federasyonuna (IDWF) göre dünya genelinde bu sektörde yaklaşık 75 milyon kişi çalışıyor ve bu insanlar “diğer çalışanlara kıyasla daha düşük ücretler, daha az sosyal hak ve daha zayıf yasal ya da sosyal korumalarla” karşı karşıya kalıyor. Ev işçilerinin dörtte üçü kadınlardan oluşuyor. İnsanların evlerinde çalıştıkları için izole durumdalar ve birçoğunun çok az ya da hiç izin günü olmuyor. Bu durum onları işveren istismarına karşı daha savunmasız hale getirirken örgütlenmelerini de zorlaştırıyor. Barınma koşulları çoğu zaman kötü, verilen yemekler ise yetersiz oluyor.
The Guardian’ın yazısına göre birçok ülkede yaşlanan nüfus nedeniyle bakım ihtiyacı artarken, bu çalışanların giderek daha büyük kısmını göçmenler oluşturuyor. Bunlar arasında çoğu Asya veya Körfez ülkelerinde çalışan yaklaşık 3 milyon Endonezyalı da bulunuyor. Yurt dışında çalışanlar özellikle savunmasız durumda. İş bulma ajanslarının talep ettiği fahiş ücretler onları borç bağımlılığına sürüklüyor; ailelerinden ve arkadaşlarından uzakta olmaları ve dil engelleri yardım istemelerini zorlaştırıyor. İşverenler çoğu zaman kimlik belgelerine el koyuyor ve vizeleri belirli bir haneye bağlı olabiliyor. Bir uzman, birçok Körfez ülkesinde uygulanan “kafala” sponsorluk sistemini “köle sahipliğine yasal bir görünüm kazandırmak” olarak tanımladı.
Fotoğraf: CITU
İlgili haberler
Emeğiyle var olan ama görünmeyen kadınlar: Ev işçileri...
Kimi hiçbir güvenlik önlemi olmadan yüksek binaların camlarına çıkarak mecburiyetten cam siliyor, kimisinin hakkı yeniyor, Tacize uğruyor... Tüm bunlar ev işçilerinin tanık olduğu şeyler...
Ev işçilerinin kıdem tazminatı hakkı yok
Ev işçilerine İş Yasası değil Borçlar Kanunu uygulanıyor. Bu Kanun ise kıdem tazminatı hakkı tanımıyor. Ancak bazı başka tazminat ve haklar var. Detaylar yanıtımızda.
Hindistan’da köylüler ve tarım işçileri enflasyona karşı yürüdü
Hindistan’da binlerce çiftçi ve tarım işçisi, hükümetin tarım politikalarını protesto etmek üzere başkent Delhi'de bir araya geldi.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























