Teşekkür bekleyen devletten hesap sormaya geliyoruz!
'Gülistan’ın akıbetini karanlıkta bırakanlardan, Rojin’in davasını sümen altı edenlerden, Kadın cinayetlerini "münferit" sayanlardan, hesabı biz soracağız!'

Bugün yalnızca burada isimlerini andığımız Gülistan Doku, Rojin, Narin ve İlayda için değil; adaletin karanlıkta bırakıldığı her bir canımız için ses çıkarıyoruz.

"Devlete teşekkür" adı altında gerçeklerin üzerinin örtülmesine, sorumluların korunmasına ve "Neden sakladınız?" sorusunun cevapsız bırakılmasına alışmayacağız. Valilik makamlarının veya mülki amirlerin yüceltilmesi, yitirdiğimiz hayatların ve dökülen gözyaşlarının önüne geçemez. Asıl yüceltilmesi gereken makam; adaletin tarafsızca tecelli ettiği, çocukların ve kadınların güvenle yaşadığı bir toplumsal düzendir.

Sizin sessizliğinizden korkmuyoruz!

Resmi makamların arkasına saklanıp "devletin vakarı" diyerek gerçekleri gömenlere sesleniyoruz: Bir çocuğun, Narin’in, bir çuval içinde dere yatağına bırakılmasındaki o kolektif dilsizlik sizin eserinizdir, yasalarınızın kadınlar için sadece birer kağıt parçası olduğunun kanıtıdır.

"Siz ne yaptınız?" sorusu artık bir soru değil, bir ithamdır! Siz; katilleri akladınız, dosyaları tozlu raflara kaldırdınız, annelerin gözyaşlarını görmezden geldiniz. "Yarın akşam" diye diye ömrümüzü çaldınız. Ama artık yeter, adaletin karanlığa gömülmesine izin vermeyeceğiz. Bizi eksilttiğiniz yerden çoğalarak geliyoruz!

Bu topraklarda kadın olmak, her sabah eksik uyanmaktır. Her gün bir başka kız kardeşimizin adını siyah bir fonun üzerinde okuma korkusuyla yaşamaktır. Ama bizim öfkemiz yasımızı geçti. Bugün burada; Gülistan Doku’nun altı yıldır ortaya çıkartılmayan akıbetini, Rojin Kabaiş’in “intihar” denilip geçilmek istenen ölümünü, Narin Güran’ın bir köy dolusu sessizliğe kurban edilişini ve İlayda’nın hayallerini çalan o kirli düzeni konuşmaya, hesap sormaya geliyoruz.

Gülistan Doku nerede?

Tam altı yıldır bu soru... Gülistan, binlerce kameranın olduğu bir şehirde kuş olup uçmadı. Baş şüpheli Zeinal Abakarov’un dijital verileri köşe bucak kaçıranlar, Gülistan’ın ailesine "kızınız intihar etti" yalanını satmaya çalışanlar; bugün valilik koridorlarında delil karartma suçlamalarıyla karşı karşıyalar. Soruyoruz: O gün o dosyayı kapatmak için el birliği yapanlar, bugün hangi yüzle adaletten bahsediyor? Neyi sakladınız? Kimin imtiyazını Gülistan’ın canından üstün tuttunuz?

Rojin Kabaiş: 'İntihar' kılıfına sığmayan gerçekler

Diyarbakır’dan Van’a umutlarıyla giden Rojin’in cansız bedeni 18 gün sonra bir sahilde bulunduğunda, sistem yine aynı refleksle "kendi canına kıydı" dedi. Oysa o bedendeki darp izleri, Adli Tıp raporlarındaki çelişkiler ve ancak aylar sonra itiraf edilen yabancı DNA örnekleri gösteriyor ki; Rojin intihar etmedi. Rojin’i denetimsiz yurtların, güvensiz kampüslerin ve faillere cesaret veren cezasızlık politikasının ve ihmallerin kurbanı ettiler.

Devletin “teşekkür” beklediği yerde biz hesap soruyoruz!

Defalarca yazdığımız o acı gerçekle yüzleşin: Valilikleri yücelterek, kurumları aklayarak, "devletin vakarı" diyerek kadınların kanını silemezsiniz. Adalet, birilerinin gönlünü hoş etmek için değil; Narin’in bir çuval içinde dere yatağına bırakıldığı o karanlık ittifakı dağıtmak için vardır. İlayda’yı korumayan, şikayetlerini sümen altı eden sistemin teşekkür beklemeye hakkı yoktur.

Emekçi kadınlar, gençler, mücadele arkadaşlarımız!

1 Mayıs’ta yapacağımız buluşma, sıradan bir buluşma değildir. Bu bir itirazdır. Bu bir direniştir. Kadınların örgütlü gücü; sömürüye, şiddete ve bizi eve hapsetmek isteyen bu köhne düzene karşı en büyük kalemizdir. Bizler 1 Mayıs’a giderken fabrikalardan kampüslere, mahallelerden meydanlara bu sesi taşıyacağız.

Gülistan’ın akıbetini karanlıkta bırakanlardan, Rojin’in davasını sümen altı edenlerden, kadın cinayetlerini "münferit" sayanlardan, hesabı biz soracağız!

1 Mayıs’ta tüm kız kardeşlerimizi, işçileri, emekçileri ve bu vicdan sızısını içinde taşıyan herkesi yanımızda görmek istiyoruz. Biz sustukça bu liste uzayacak; biz birleştikçe bu karanlık dağılacak.

Gülistan Doku’yu unutturmayacağız! Rojin için, Narin için, İlayda için adalet! Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Üniversiteli kadınlar: 1 Mayıs’ta mücadelemiz kampüslerden sokaklara taşacak

'Kız kardeşlerimizi 1 Mayıs’ta alanlara beraber çıkmaya, taleplerimizi beraber haykırmaya çağırıyoruz.'

Esenyurt’ta tekstil işçisi kadınlar 1 Mayıs öncesi buluştu

Esenyurt'ta tekstil işçisi kadınlar 1 Mayıs öncesi buluşarak, okullarda yaşanan saldırıları, savaşı ve yoksulluğu konuştu.

Üniversite öğrencisi İlayda Zorlu'nun şüpheli ölümü: 'Politik bir cinayet'

Öğrenci Kolektifleri Yürütme Kurulu üyesi, Kadın mücadelesi birimi sorumlusu Eylül Doğan ve soruşturmayı takip eden Avukat Döndü Kurşunoğlu sorularımızı yanıtladı


Editörden