2008’de Hayat Televizyonu’nda yayın hayatına başlayan Ekmek ve Gül 18, ekmekvegul.net 9 yaşına girdi. Şiddete, eşitsizliğe, sömürüye karşı işçi ve emekçi kadınların kürsüsü olan Ekmek ve Gül’ün yeni yaşını yazarları, dağıtıcıları, okurları olan işçiler kutluyor.
Bize yalnız olmadığımızı gösterdi
Şık Makas işçileri
Türkiye’de işçi ve emekçilerin, özellikle de kadınların mücadelesi çoğu zaman ya görmezden geliniyor ya da üstü örtülmeye çalışılıyor ama biz biliyoruz ki bu ülkede hayatı ayakta tutan da direnişi büyüten de emekçiler. Yine biliyoruz ki yazılmayan, kayda geçmeyen her şey zamanla unutturulmak isteniyor.
Tam da bu yüzden, emek mücadelesini, kadınların direnişini ve gündelik hayatta görünmeyen emeği ısrarla yazan, kayda geçiren Ekmek ve Gül’ün varlığı bizim için çok kıymetli. Yıllardır bunu yapan, emekçilerin sözünü gerçekten duyuran Ekmek ve Gül sayesinde kendimizi daha güçlü hissettik. Şık Makas işçileri olarak direnişimizin en başından bugüne kadar hep yanımızda olduğu için, tüm direnişçiler ve özellikle kadınlar adına çok teşekkür ediyoruz. Aylarca derdimizi dinlediniz, konuştuk, kaleme aldınız ve bize apayrı bir cesaret verdiniz.
Şık Makas direnişi de bu ülkedeki pek çok emek mücadelesi gibi başladı ama zamanla şunu gördük; bu sadece bizim hikayemiz değil. Güvencesizliğe, sömürüye, değersizleştirilmeye karşı ses çıkarmak isteyen herkesin ortak hikayesine dönüşüyor. Bugün hâlâ direniyoruz çünkü biliyoruz ki hak verilmez, alınır.
Emek mücadelesini görünür kılan, kadınların sesini büyüten ve direnişleri birbirine bağlayan her söz, her yazı bu mücadelenin bir parçası. Bizim hikayemiz de bu ortak mücadelenin içinde yerini alıyor. Bize yalnız olmadığımızı gösteren, binlerce kadının sesini duyurmasına yardımcı olan ve bize çok şey öğreten Ekmek ve Gül’ün kuruluş yıl dönümünü de en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Özak direnişinden Ekmek ve Gül sayfalarına
Funda Bakış
Urfa
Mücadele alanında Ekmek ve Gül ile tanışmak; Özak direnişiyle Urfa’nın kızgın güneşini gören kadınlarla bir yanıyla mutluyduk bir yanıyla üzgün... Başka şekilde de güneşi görebilirdik mesela izin günlerimiz olsaydı mesela çok mesai yapmasaydık ama biz direniş ateşiyle güneşi bir gördük. Gece gündüz sermayeye çalışıp zenginliğine zenginlik katarken kendi hayatlarımızdan vazgeçmiştik. Emeklerimiz hiç olmuş görünmüyordu. Ekmek ve Gül o emeği görünür kıldı. Ben Özak Tekstil direnişinde yer alan 80 gün mücadele eden işçi temsilcilerinden Funda Bakış, direniş sayesinde Ekmek ve Gül ile tanıştım.
İlk defa hayatımı, yaşadıklarımı direniş alanında paylaştım Ekmek ve Gül editörlerinden bir arkadaşımızla. Sabah kahvaltımız olan sıcak ekmek ve isot, peynirimizi paylaştık. Sohbet edip Ekmek ve Gül’den bahsetmiştik. İlk yazımı okuduğumda gözlerim dolmuştu ve “Acaba bunları okuyan var mı” diye düşünmüştüm. Oysaki binlerce okuyanı olan Ekmek ve Gül bizdik. Hayatıma dokunup beni başka yerlere götürmüştü. Mesela İstanbul’daki bir tekstil işçisine ya da Ankara’daki bir ev kadınına, Diyarbakır’daki bir üniversite öğrencisine...
Türkiye’nin dört bir yanında ekmeği ve onuru için mücadele eden kadınların yaşamını görünür kılan Ekmek ve Gül bizim kırmızı çizgimiz oldu. Kadınlara dair her şeyi bizimle paylaştı ve örnek oldu. Bir yanıyla paylaşmayı bir yanıyla mücadele etmeyi öğreten Ekmek ve Gül iyi ki var.
Ekmek ve Gül ile güvenimiz tazelendi
Eski Salcomp işçisi
İstanbul
Ekmek ve Gül deyince aklıma ilk gelen şey dayanışma. 20 yıllık işçiyim ve hayatımın Salcomp’ta çalıştığım döneminde Ekmek ve Gül sayesinde sesimiz duyulur oldu. Mesela ben Ekmek ve Gül ile tanıştığımdan beri, dergiyi okumaya, dergiye yazmaya başladığımdan beri kadınların haklarına ya da sorunlarına dair herhangi bir şey kafama takıldığında ilk açıp baktığım yer oldu. Bizimle birlikte çalışan arkadaşlarımız için de öyle.
Normalde sorsanız herhalde çoğu kadın yaşadığı sorunun görünür olmadığını hatta olamayacağını düşünür. Ama Ekmek ve Gül biz kadınları ve yaşadığımız o sorunları görünür kıldı. Hatta o dönemde direnişteyken bize başka metal fabrikalarından, başka illerden destek mektupları gönderen kadın arkadaşlar olmuştu. Ford’da çalışan kadınlar mektup yazmışlardı. Hiç unutmuyorum ve o bize şunu hissettirdi; yalnız değiliz, bu sorunları yaşayan sadece bizim fabrikamızdaki kadınlar değil. Memleketin her yanında fabrikalarda çalışan kadınlar da benzer sorunları yaşıyor ve bu sorunlarla baş etmenin yolu da ortak demek ki.
İlk greve çıktığımız günden itibaren her imkanıyla yanımızdaydı Ekmek ve Gül. Hatta bunu okuyan her işçi kadın demek istediğim şeyi anlayacaktır; iş yerinde birbirimize güvenmek en zor aştığımız ya da aşmakta güçlük çektiğimiz şeydir. Ama Ekmek ve Gül vesilesiyle ulaşabildiğimiz, iş yerinde yaşadığımız meseleleri tartışabildiğimiz kadın arkadaşlarımız oldu. Bugün çoğumuz başka yerlerde çalışmaya devam ediyoruz. Ama yine de hayatın tüm çetrefiline rağmen bir araya geldiğimizde o dayanışmayı ve sıcaklığı hiç kaybetmiyoruz. Bunu da aramızda ören Ekmek ve Gül oldu.
Haksızlığa karşı örgütlenmenin aracı
Selin Akgöl
Ege ünivesitesi çalışanı
Bana kadın mücadelesi tarihini öğreten en gözde yayınım... Emeğin ne demek olduğunu, nasıl sömürüldüğümüzü tane tane öğretti. İlk tanıştığımda ülkenin hatta dünyanın her yerinde kadınların birliğini, mücadelesini okumak beni çok heyecanlandırmıştı. Buraya mektup yazarak tüm kadınlarla mektup arkadaşlığı kurmuş gibi hissettirmesi bir yana her yazı yeni bir ilham kaynağı oluyor ve yepyeni yollar öğretiyor. Ekmek ve Gül ile tanıştıktan 10 yıl sonra iş yerinde kreşimizin kapatılmak istenmesine karşı verdiğimiz mücadelede yapılan haberler, kaleme alınan yazılar, her eylemde yanı başımızda olmaları en büyük güç kaynağımızdı. Destek ve dayanışmanın örgütlenmesine de aracılık etti. Biliyorum ki Ekmek ve Gül gerektiğinde kadınların arkasında, gerektiğinde yanında, gerektiğinde ise önünde ilerler. Birlikte nice yaşlara...
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Sınıfta da hayatta da bir pusula: Ekmek ve Gül
'Ekmek ve Gül, mesleğimi icra ederken elimde tuttuğum bir pusula gibi bana yön gösteriyor, ama o yolu yürümek bana kalıyor.'
Hayat devam ettikçe Ekmek ve Gül var olacak
Yıkılmayacağını düşünen diktatörler de, bizden hiçbir şey olmaz diye düşünenler de, elindeki her olanağı emeğin sözünü, gücünü yok etmek için seferber eden sermaye de...Kimse hareketi durduramaz.
İnsanca yaşamak için mücadele eden bütün kadınlar birleşin!
'Sefalet ücretlerine karşı grev başlatan kız kardeşlerimin mücadelesinin gücü birbirimize buluşarak büyüyor. Yaşamak, yaşatmak istiyorum diyen sağlık emekçisinin isyanı ile büyüyor mücadelemiz.'
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























