1981’de Warren Adler tarafından yazılan aynı isimli “The War of the Roses” kitabının ikinci film uyarlaması Güller, sinemada izleme fırsatı bulamayanlar için şu sıralar Disney+’de. Benedict Cumberbatch (Theo) ve Olivia Colman’ın (Ivy) başrollerini paylaştığı Güller, toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu bir evliliğin, bu rollerin yeniden şekillenmesi gündeme geldiğinde nasıl sarsıldığını ve kusursuz görünen ilişkide nasıl bir çatlak oluştuğunu kendine özgü bir üslupla ele alıyor.
Theo bir mimar, Olivia ise aşçı. Theo ve Olivia’nın ilişkisi Theo’nun bir iş görüşmesinden sıkılıp restoran mutfağında Olivia ile tanışmasıyla çok ani bir şekilde başlar. İlişki terapisti sahnesiyle başlayan film yıllar sonra Theo ve Ivy’nin mutlu evlilikleri, toplumsal cinsiyet rolleri ile sınanmaya başlar. Yıllar içinde Olivia aşçılığı bırakmış, evde çocukları ile ilgilenip onlara pasta yapan ve çocukları ile vakit geçiren bir anne olmuştur. Theo eşinin kendi deyimi ile “aile hayatının çarmıhından kurtulmasını” isteyerek eşi Olivia için bir restoran tutar, başlangıçta çok da hevesli olmayan Olivia dışarıdan aldığı olumlu tepkiler ile işine daha da sarılır.
Kariyerine ara vermeden devam eden Theo ise kariyerinin zirvesinde bir mimari yapı inşa eder. Ancak bu yapı, fırtınaya yenik düşer ve Theo’nun kariyerinin dönüm noktasını oluşturur. Bu "başarısızlık" onun işinden olmasına ve kariyerine devam edememesine yol açar. Olivia yıllardır ara verdiği kariyerinde tekrar başarı hissini yakalar, üretken olmanın, değer yaratmanın vermiş olduğu tatmin ile kariyerini hayatının merkezine alır. Bu noktada Theo ise evde çocukları ile ilgilenmektedir. Başlangıçta sosyal statüsü yüksek bu çiftin bir işbölümü gibi dengelediği rollerin değişimi ile evlilikleri de buhranlı bir sürece doğru sürüklenir. Theo’nun işinin kaybetmesi çevresi tarafından başarısız bir erkek olarak toplumsal rolünü zedeler. İçten içe Theo da bunu düşünmektedir. Toplumsal rol olarak erkeklerden beklenen başarılı bir erkek olmak, kamusal alanda yer almak ev ile özdeşleşmemek demektir.
Sevilmek için erkeklerde güç ve paranın galip geldiği algısı tam olarak ataerkil bu düzende şekillenen toplumsal rolleri atlatamayan burjuva erkeklik buhranıyla yüzleştirir. Aslında Theo, ataerkil işleyişin farkındadır. Bu nedenle yıllardır işinden uzak kalan eşine destek olur. Ancak bu durumu içselleştiremeyerek toplumsal rollere yenik düşer. Olivia ise yıllar sonra evden çıkabilmiş, başlangıçtaki ürkek tavırlarını aşarak zamanla topluma karışmış, uzun süredir ayrı kaldığı ve geç elde ettiği bu başarı duygusunun tatminine kapılmıştır. Olivia yıllar sonra bulduğu bu bireysel hazzı korumakla, Theo ise elinden kaçırdığı aynı haz ve duygu açlığı ile sınanır. Bunun yanı sıra, kariyerin erkekleri daha çok etkilemesi kadınlar için "tercih olduğu" ve kadınların "kariyerinin aksamasının problem olmadığı" algısı yani kadınlar kariyerine annelik ve aile için ara verebilirken roller değiştiğinde aynı durum erkekler için söz konusu olamaz algısı ile çiftin ilişkileri kırılma noktasına gelir.
Bundan sonra ikili arasındaki güç dengesini izleyeme başlarız. Boşanma aşaması ve evliliğin devamına çiftin birbirini hala sevmesi mi yoksa üstü örtülü bir şekilde hissettirilen özel mülkiyet ilişkisi mi karar verecektir?
Ekran görüntüsü filmden alımıştır
İlgili haberler
Toplumsal cinsiyet rolleri işçi kadınların sağlığını olumsuz etkiliyor
BİSAM’ın raporuna göre işçi kadınlar ev içi yüklerinden dolayı daha fazla sağlık sorunu yaşıyor. Evli olanlarda kas iskelet hastalığı oranı yüzde 39 iken evli olmayanlarda bu rakam yüzde 14.
İkincilliğin dünü bugünü: Cinsiyet eşitsizliği ‘kaderimiz’ mi?
Toplumsal cinsiyet rolleri nasıl ortaya çıktı, kadın erkek eşitsizliğinin tarihi nereye uzanıyor?.. Özgül Kahraman yanıtlıyor...
Metal işçileriyle toplumlarda yolculuk-1| Sınıfların doğuşu, eşitsizliğin başlangıcı
“İnsanın bile özel mülkiyet olduğu dönemler çok eskilerde kalmış bugün konuştuğumuz kadarıyla. Ama bizim bugün yaşadıklarımızla çok benzer”
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























