MEKTUP

Mesele, şiddet gören kadını ölüme terk etmemek, yaşatmaktır

İstanbul Sözleşmesi’nin gereği yapılmadığı için kadın cinayetleri her yıl katlanarak artıyor. Bu hale bir gecede mi geldi bu toplum?

Evdeki işlere ‘dolap beygiri’ gibi koşarken kendimi unuttum

Evdeki yaşlılarıma bakmak hem ekonomik olarak hem de beden olarak ciddi bir yorgunluk ve tükenmişlik oluşturdu bende. Öyle ki günler gelip geçerken bazen saçımı taramadığımı fark ettim.

Pandemi döneminde yeni anne olmak

Aslı, bebeğini ilk koronavirüs vakasının açıklandığı gün kucağına aldı. Kaygılarına devletin ödemediği aşıların sıkıntısı, yalılarından ‘Evde kal’ çağrıları yapanlara duyduğu öfke eklendi.

Pandemi özel çocuklar ve aileleri için de çok zorlu geçti

Çorlu’dan özel çocuğu olan Fehmiye pandemi sürecinde özel çocuklu ailelerin yaşadığı sorunları anlattı. Uzaktan eğitim en çok özel çocuklar için zorlu geçti…

Emekli polis arkadaşımızı taciz etti, karakolda biz haksız çıktık

‘Arkadaşımız emekli polisin tacizine uğradı, polisler ne bizi dinledi ne arkadaşımızı. Şikayetçi olmak istedik, yaka paça arabaya bindirip biber gazı ile karşılık verdi polisler.’

Sadelik

belki daha güzel bir dünyayı tasavvur edebilirsek hep birlikte, o bir heves oluşturabilir mi kalplerimizde. ne güzel yaşayabiliriz hep birlikteyi duyumsatabilirsek belki.

‘İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz”

Adana’dan okur mektubumuz: “Kadınlar birlikte daha da güçlenmekte bu yasaya sahip çıkmaktadır. Asla haklarımızdan ve İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz.”

Keşke bu sitedeki planlama, ülkede de olsaydı!

Ankara’da bu mahallede pandemi sürecinde örgütlenen dayanışma insanların sağlıklı bilgilendirilmesinden tutun da ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar bir sürü sorunu çözdü.

Israrlı takip de bir şiddettir

Kadınlar yan yana gelerek her yerden sesini yükseltmeye devam ediyor. Kadınlar öfkeli her bir kadın evinden, işyerinden işaret bekliyor...

Birbirimizin sesi olacağız!

‘Bir kadın daha sesi duyulsun ‘tacizci ceza alsın’ diye mahkemeye başvurdu, adalet aradı, güvendi ve bu güven boşa çıktı!

Kadın dayanışması hayatımızda çok şey değiştirir

‘Günümüzde daha çok önem kazanan dayanışma, birlik beraberlik ve mücadele kadına şiddete engel olan en önemli unsur. Şiddet karşısında kadınla dayanışmak çoğu şeyi değiştirir.’

Kovid hastası bir hemşire: Sağlık sistemi bizi koruyamıyor

Malatya Eğitim Araştırma Hastanesinde çalışan ve kovid testi pozitif çıkan bir sağlık emekçisi, sağlık sisteminin kendilerini hasta ettiğini söylerken, maruz kaldığı ayrımcı davranışları da anlatıyor.

En büyük gücümüz dayanışma ve örgütlülüğümüz

En büyük gücümüz dayanışma ve örgütlülüğümüz. 8/20 mesai saati uygulamasında geri adım attıran çoğunluğu kadın sağlık emekçileri olarak emeğimizi korumakta kararlıyız.

Ne yaşadıysak benzer, ne yapacaksak birlikte!

Biz kadınlar; bu öfkelerimizin nedeni olan gülüşlerimizi solduran tüm sorunlarla, içinde bulunduğumuz dayanışmayı daha da güçlendirerek sonuna kadar mücadele edecek kadar güçlüyüz.

‘Biz sizin gibi yaşamaktan başka bir şey istemiyoruz’

Suriye’den Türkiye’ye göç. Burada yaşanan yoksulluk, açlık, horlanma. Tam biraz toparlanıyor derken dünyayı saran korona ve yeniden açlık, yoksulluk ve dışlanma. Mülteci Hatice anlatıyor...

Ölümünün 87. yılında Clara Zetkin mücadelemizde yaşıyor

'Clara Zetkin’in sözleri günümüze hala ışık tutuyor: Pandemi, sermayenin boyunduruğundan kurtulmadan ne kadın ne de erkek emeğinin özgür olabileceğini fazlasıyla gösterdi.'

Çocuk istismarına ve kadın cinayetlerine göz yummayacağız

Ne Meclis gündemine getirilmesi beklenen çocuk istismarı faillerinin aklanmasına izin vereceğiz ne de kadınların bahanelerle öldürülmesine göz yumacağız.

Sesimizi duyun, üniversitemizde taciz istemiyoruz!

İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitede okuyan genç kadınlar, kendilerini taciz ve tehdit eden, sosyal medyadan hakaretlere devam eden erkeğin daha ağır ceza almasını istiyor.

Boşanma davam bittiği gün kutlamak için kırmızı oje süreceğim

‘...Yazıyorum, belki benim hikayem bir yerlerde çaresiz hisseden bir kız kardeşime cesaret verir. İnsanca yaşamak hepimizin hakkı. Boşanma davası bittiği gün bunu kutlamak için kırmızı oje süreceğim.’

‘Birlikte bağıralım, susmayalım’

Bandırma’dan bir kadın ülkede yaşanan kadın cinayetlerine ilişkin yazdı: ‘Bir cinayeti, gerekçesi ne olursa olsun savunan, hafife alan, katil için gerekçeler üreten herkes en az onun kadar suçludur.’