Sevda Karaca, 15 Şubat günü Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin 2025 yılı için açıkladığı Kadına Yönelik Şiddet Raporu’nu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, Adalet Bakanlığına ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonuna (KEFEK) bir üst yazıyla birlikte yazılı olarak sundu.
Karaca, raporun ortaya koyduğu verilere ilişkin olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a yazılı soru önergesi verdi.
Kadınlar ve çocuklar yoksulluğa ve şiddete terk
Karaca’nın bakanlıklara ve KEFEK’e ilettiği raporun üst yazısında, 2025 yılı içerisinde derneğe 8 bin 349 kadın ve çocuğun başvurduğunu, bu raporun Türkiye’de kadınların ve çocukların ne kadar derinleşen bir yoksulluk ve şiddet kıskacında olduğunu somut verilerle ortaya koyduğunu ifade ettiği belirtildi.
Karaca, raporda yer alan bazı verileri paylaşarak, “520 kadın ve çocuk şiddet gördüğü için, 600 kadın ve çocuk iş yardımı talebiyle, 200 kadın hukuki destek talebiyle, 25 kadın yaşadığı şiddet karşısında hangi yasal haklara sahip olduğu ile ilgili bilgi almak için, 25 kadın kendisi veya çocuğu için psikolojik danışmanlık ihtiyacıyla derneğe başvurmuştur” ifadelerini kullandı.
Rapora göre, şiddet gördüğü için derneğe başvuran kadınların yüzde 57,7’sinin evli oldukları erkekler tarafından şiddete uğradığını ve şiddet başvurularının bir önceki yıla göre yüzde 19,5 arttığını hatırlatan Karaca, “Kadınlar; polis, savcılık ve mahkeme kapılarından ‘somut bir şey yok’ denilerek geri gönderilmiş; açılan davalarda ise uzlaştırmacılar tarafından caydırılmak istenmiştir. Boşanmak isteyen kadınlar ise hukuki destekten yoksun kalmış ve boşanabilmek için nafaka hakkından vazgeçmek zorunda bırakılmıştır” dedi.
Kadınların yoksulluk ve açlık sorunuyla mücadele ederken derneğe yöneldiklerini ifade eden Karaca, toplam 6 bin 804 kadının ekonomik destek talebiyle, 2 bin 144 kadının çocuğunun okul üniforması, çanta ve kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanması talebiyle, 1.500 kadının ise çocuklarına beslenme desteği talebiyle derneğe başvurduğunu belirtti. Karaca, rapordaki somut verilerin kadınların ve çocukların şiddet sarmalından kurtulamadığını, çocukların eğitimden koparak çalışmak zorunda kaldığını, madde kullanımının arttığını ve devlet mekanizmalarının yetersiz kaldığını ortaya koyduğunun altını çizdi.
Raporda “aile yılı”na ilişkin olarak, kadınların güçlendirilmesi ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasından ziyade kadınların aile içine hapsedildiği değerlendirmesinin de altını çizen Karaca, “Binlerce kadın ve çocuğun şiddet ve yoksulluk karşısında devlet mekanizmaları yerine bir mahalle derneğinin dayanışma ağına sığınarak hayatta kalmaya çalışması, bu tespiti doğrulamaktadır” ifadelerini kullandı.
Devlet adım atacak mı?
Karaca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu sorulara yer verdi:
1) Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ne 2025 yılında şiddet nedeniyle yapılan başvuruların bir önceki yıla göre %19,5 oranında artış göstermesi karşısında, Bakanlığınızın "sıfır tolerans" ilkesinin sahada iflas ettiğini kabul ediyor musunuz? Şiddet vakalarındaki bu artışı durdurmak için hangi acil eylem planını devreye sokacaksınız?
2) 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesi ve bu yönde uygulanan politikaların şiddet ve yoksulluk açısından değerlendirildiğinde kadınlar ve çocuklara ne faydası olmuştur? Bakanlığınız şiddet verilerini kamuoyuna açıklamayı planlamakta mıdır?
3) Raporda belirtildiği üzere, şiddete maruz kalan kadınların karakollardan "somut bir şey yok" denilerek geri gönderilmesi ve uzlaştırmacılar tarafından dosyaların kapatılması yönünde baskıya maruz kalmaları gibi uygulamalar Bakanlığınızca nasıl denetlenmektedir? Bu alanda verdiğiniz personel eğitimlerinin somut çıktıları nedir?
4) Derneğe başvuran kadınların %57,7’sinin evli olduğu erkek veya dini nikahlı eşi tarafından şiddete uğramış olması, Bakanlığınızın yürüttüğü "ailenin korunması" eksenli politikaların kadınları güvenli kılan değil, şiddet gördükleri evlere hapis eden bir yapıya dönüştüğünü göstermez mi? Bu ideolojik yaklaşımın kadınların korunma haklarını engellemesi karşısında bir politika değişikliğine gidecek misiniz?
5) 1.500 kadının çocukları için beslenme desteği, 2 bin 144 kadının ise eğitim materyali talebiyle bir mahalle derneğine sığınması karşısında; Bakanlık olarak çocukların açlıktan dolayı okuldan kopmasını ve çocuk işçiliğine yönelmesini engellemek için Bakanlığınızın bir eylem planı bulunmakta mıdır? Çocuklara okullarda 1 öğün ücretsiz sağlıklı yemek verilmesi talebine ilişkin Bakanlığınız ne tür adımlar atmaktadır?
6) Boşanma sürecinde olan işsiz ve güvencesiz kadınların, sırf şiddetten kurtulabilmek veya çocuklarının velayetini alabilmek için geçimlerini sağlayacakları yegâne güvence olan nafaka hakkından vazgeçmek zorunda kalmaları hususunda Bakanlığınızın bir araştırması bulunmakta mıdır? Kadınları yoksulluk ile şiddet arasında seçim yapmaya zorlayan bu tabloyu değiştirmek adına bir yasal düzenleme yapacak mısınız?
7) Şiddete maruz kaldığı için başvuran çocuklar çocuk işçilerin bulunması ve çocukların okul yerine iş talebiyle derneğe yönlendirilmesi, çocuk koruma sisteminin yetersizliğinin kanıtı mıdır? Bu çocukların eğitime geri kazandırılması ve ailelerin ekonomik olarak desteklenmesi için ne gibi somut adımlar atılmıştır?
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
İlgili haberler
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği 2025 raporu: Kadınların destek talebi yüzde 42 arttı, 600 çocuk iş istedi
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği 2025 raporunu açıkladı. Rapora göre derneğe şiddete karşı mücadele, ekonomik destek talebi ve diğer sebeplerle toplam 8 bin 349 kişi başvurdu.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN























