Kadın sağlık emekçilerinin talebi: güvenli iş yeri
'Her alanda olduğu gibi, kadın sağlık çalışanına uygulanan şiddetin boyutu erkeğe uygulanana oranla çok daha büyük. Kadınlar çalıştıkları hastanelerde de güvende değil.'
Herkese merhabalar. Size biraz 25 Kasım'a giderken yaptığımız iş yeri çalışmasından bahsetmek istiyorum.

İş yerinde uzun zamandır SES İş Yeri Temsilciliği olarak sosyal etkinlik içeren bir kadın çalışması yürütülmüyordu. Biz de hem kendimize iyi gelecek hem de bir araya gelebileceğimiz bir etkinlik olması adına film izlemeye karar verdik. Öncelikli olarak önümüze üç tane film koyduk ve hep beraber hangisi olacağına karar verdik. İzleyeceğimiz film ''Peki Şimdi Nereye?'' oldu. Sonrasında tüm kadınları gerek bildiri dağıtarak gerekse birebir konuşarak film izlemeye davet ettik. Bu daveti gerçekleştirirken kadınların sendikalı olmasına, sendikasız olmasına, kamu emekçisi ya da işçi olmasına bakmaksızın tüm kadınları gözeterek bir yol yürüdük. Zamanımız kısıtlı olduğu için ulaşamadığımız yerler oldu ama biz yine de vazgeçmeyerek belirli periyotlarda film izlemeye karar verdik.

SOYKIRIM KADINLAR ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞİYOR
Film öncesi biraz kadın sorunlarına dair sohbet ettik. Malum bitmeyen savaşlar içinde hayatımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla savaşta kadını konuştuk. Bir savaşta düşman ile karşılaşan kadının maalesef ki istismara uğramama gibi bir şansı olmuyor, "en iyi ihtimal" ölüm oluyor. Bugün Filistin soykırıma uğruyor. Orada olanlar, sadece eli silahlılar arasında olan bir çatışma değil. Sivil halk bombalanıyor, okullar bombalanıyor, hastaneler bombalanıyor. Yapılan soykırım, kadınlar ve çocuklar üzerinden gerçekleşiyor. Filistin'de hastanede çalışan bir sağlık emekçisi hayatı pahasına orada bulunuyor. Kim bilir belki de çocuğu bir yerlerde bombalar altındayken o başka bir çocuğu tedavi etmekle meşgul. Ne yüce... İzlediğimiz filmde de kadınlar hangi dine mensup olduğuna bakmaksızın erkeklerin savaşmaması için barışı birlikte örmüşlerdi. İşte tam da burada hepimiz ''Kadınlar savaş değil, barış istiyor.'' dedik. ''Türkiye, İsrail ile olan ticari ilişkilerini sonlandırsın.'' dedik.

HÜKÜMET SAĞLIK EMEKÇİLERİNE ŞİDDETİ ÖNLEMİYOR
Sohbetimizin bir diğer konusu da sağlıkta şiddet oldu. Gün geçmiyor ki ülkenin bir yerinden sağlıkta şiddet haberi gelmesin. Her alanda olduğu gibi, kadın sağlık çalışanına uygulanan şiddetin boyutu erkeğe uygulanana oranla çok daha büyük. Çünkü ataerkil toplumlarda kadını zayıf gören anlayış şiddetin kadınlara daha fazla ve yüksek boyutta yönelmesine yol açıyor. Kadınlar çalıştıkları hastanelerde de güvende değil. Hepimiz biliyoruz, çok yakın zamanda bir hastaneye eli silahlı bir şahıs gelip bir sağlık çalışanını vurmuştu. Kadınlar çalıştıkları ortamın güvenli olmasını da talep ediyorlar. Elbette şiddet deyince sadece fiziksel şiddetten bahsedemeyiz. Kadın bedeni üzerinden şiddete maruz kalan sağlık çalışanı sayısı almış başını gidiyor. Cinsel obje olarak görülen hemşirelerin travmalarını es geçemeyiz. Gebelik izni alacağı için, süt izni kullanacağı için kliniği değiştirilen, mobbinge uğrayan, sözlü ve psikolojik şiddete uğrayan kadınları unutabilir miyiz? Maalesef mevcut sağlık sistemi buna seyirci kalıyor, sevgili hükümetimiz şiddeti önleyemiyor.

Tüm bunların toplamında kadınlarla bir arada olmanın verdiği rahatlık ve güçle daha iyi yarınlar kurabileceğimize inanıyorum. Gücümüzün birliğimizden geldiğini biliyorum. Verdiğimiz mücadelenin sonuçlarını görmek umuduyla...

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Sistemin sorunlarını emekçilere, çözümü ‘vicdan’a...

Sağlıkta şiddetin en önemli nedenlerinden biri yanlış sağlık politikaları. Kadınlar sağlık hizmetind...

Sağlık emekçileri sağlıkta şiddeti ve kadına yönel...

Sağlık emekçisi kadınlar pandemi dönemiyle artan sağlıkta şiddete ve kadına yönelik şiddete dair dü...

Sağlıkta şiddetin son bulacağı politikalar üretils...

TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ile Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komi...