Çadırda soba kurulunca: ‘Anne bak evimiz oldu’
Antep’te bir depremzede, çadırda soba kurulunca sevinen 4 yaşındaki çocuğunun gözünden özetliyor: Anne bak evimiz oldu.

Antep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki büyük yıkım nedeniyle herkes çadırlarda yaşam savaşı veriyor. OHAL valilerin koordinasyon sağlayamamasına görevliler tepkili. Ancak yerel ağların ulaştırdığı yardımlar daha örgütlü. Bir depremzede, çadırda soba kurulunca sevinen 4 yaşındaki çocuğunun gözünden özetliyor: Anne bak evimiz oldu.

İslahiye ve Nurdağı’nda yıkımın olmadığı bina yok. Yardım taşınan araçla gittiğiniz Nurdağı’nda, izdiham olmaması için kent girişinde başka bir araca yardımları teslim ediyoruz. O sırada konuştuğumuz askeri personel, koordinasyon olmamasından şikayet ediyor : “Çadırlar da konteynırlar da yetersiz. Tüm kentin yıkılacağını söyledi bakanlık müsteşarı. Bunlar ne kadar yetecek bilmiyoruz. Dışardan gelen valilerin kibri, iş bilmezliği süreci aksatıyor. Yerel idarecilerin koordinesinde daha iyi yönetilir.”

Gece küçük İkranur’un kurtulması sevindirse de kurtarma çalışmalarında umutlar tükeniyor. 40 yaşlarındaki bir kadın, “Bu annemin evi ama yanımızdaydılar o gece, kurtuldular. Ama bak şu apartmanda sağ çıkan olmadı” diyor.

ÇADIRDA AYRIMCILIK

Evi yıkılan Hediye Kütük de çok yardım geldiğini ama dağıtımında sorunlar olduğu söylüyor: “Çadırlar geldiğinde Suriyelilere vermediler, niye onlar insan değil mi? Yağmaladıklarını söylüyorlar ama bizimkiler de yardım gelince saldırıyor.”

Bütün ilçe yıkılacağı için uzun süre dışarıda kalacaklarına dikkat çeken Kütük, gözyaşlarıyla anlatıyor: “10 yaşındaki oğlum evde kalan kitaplarını istiyor. 4 yaşında çocuğum sobayı kurunca ‘Anne bak evimiz oldu’ diyor.

KÖYLER YIKILDI, YARDIM GEÇ ULAŞTI

İlçelere ulaşan yardımlarla az da olsa çadırlar kurulmuş. Ancak yıkılan köylere yardım birkaç gündür yardım gitmeye başladı. Nurdağı’nda konuştuğumuz bir depremzede “Gökçedere köyündekiler günlerce ekmek bulamadı” diyor. Uğradığımız Gedikli köyündeki evler de tamamen yıkılmış. Bazı AFAD çadırlarının yanı sıra İtalya’dan bir hemşehrileri bir adet koyteynır göndermiş.

Nurdağı’nda köylere giden Asiye Sığınan, “Düzgün bir organizasyon olsa bu halk, bu insanlar gerçekten bu halde olmaz! Evlerin önüne oturmuşlar, ateşinin içinde barınıyorlar! Yiyecek yok onlarda, ama merkezde çok var, köylere dağıtılmamış. Oralara girilmemiş” diye anlatıyor.

GÖNÜLLÜLER ARTIYOR

Yerel ağlar ise giderek gelişiyor. Nar Sanat Derneği’nde toplanan yardımların ulaştırılmasında önemli ilerleme kaydedildi. Kolilere baktığımızda çadır dışında her ihtiyacın kolilerde olduğunu söylemek mümkün Nar Sanat, Emek Partisi ve BİRTEK-SEN’in birçok ilden topladığı yardımlar çadırların olduğu bölgelere her gün ulaştırılıyor. İlk zamanlar izdihamlar yaşanması nedeniyle deprem bölgelerinde daha fazla gönüllünün katılımıyla koordinasyon örgütleniyor. Öte yandan mahallelerden kadınlar veya çevredeki Suriyeliler de organizasyonu gördükçe hemen işin bir ucundan tutuyor.

Fotoğraf: Evrensel

İlgili haberler
Antep'te depremin ardından yurttaşlar geceyi zor k...

‘Bu soğukta battaniye yardımı bile yapılmadı. Evden getirdik…’

Mülteci Esme: Yardımlar birkaç gün daha gelecek, s...

Depremin en ağır zarar verdiği kesimlerden biri de mülteciler. Depremde bir çocuğunu kaybeden kendi...

‘Kadınlar temel ihtiyaçlarını fısıldayarak söylüyo...

Depreme maruz kalan ancak depremin ilk gününden bu yana bölgede kurulan dayanışma ağlarından görev a...