8 Mart yaklaşırken Gersan’da işçi kadınların sözü: 'Haklarımız kağıt üstünde kalmasın'
8 Mart yaklaşırken Gersan'da çalışan gıda işçisi kadınlarla öğle molalarında bir araya geldik. Kadınlar, 8 Mart'ta alanda olmak istediklerin ancak çalışmak zorunda olduklarını söylediler.

8 Mart yaklaşırken, Avukat Cevriye Aydın’la birlikte Gersan’da gıda sektöründe çalışan kadınlarla öğle aralarında bir araya geldik. Amacımız, işçi kadınların hem iş yerinde hem de hayatın içinde, kadın oldukları için yaşadıkları sorunları konuşmaktı. Kısa molalarda kurulan bu sohbetler, kadınların gündelik yaşamına sıkışmış ama bir o kadar da yakıcı gerçekleri görünür kıldı.

Birliktelik yoksa haklar kağıt üstüne kalıyor

İşçi kadınların dem yandıkları konulardan biri çalışma koşullarının ağırlığıyla birlikte ev içi yüktü. Kadınlardan biri bu durumu şu sözlerle ortaya koydu: “Erkekler işten çıkıp eve gittiğinde mesai bitiyor; kadınların mesaisi ise evde devam ediyor, yorgunluk hiç bitmiyor.”

Mevzu yorgunluk olunca, haliyle sohbetlerde en çok dile getirilen başlıklardan biri izin hakkıydı. Kadınlar, yasal olarak ayda üç gün mazeret izni hakkına sahip olmalarına rağmen uygulamada bu hakkı kullanamadıklarını dile getirdiler. İşçi kadınlardan biri yaşadıklarını “Doktora gidecek kadar hasta değiliz ama çalışacak halimiz de olmuyor” sözleriyle ifade etti. Kadınlar raporları olmadığı için işe gelmek zorunda kalıyorlar çünkü gelmediklerinde ücretlerinden kesinti yapılıyor. Yani, kağıt üzerinde var olan hakları, iş yerinde karşılık bulmuyor.

Kadınlarla olan sohbetimizin bu noktasında, yalnızca hangi haklara sahip olduğunu bilmenin tek başına yeterli olmadığını, sendikasız bir iş yerinde işçilerin bir birlikteliği olmadığı sürece hakların kağıt üstünde kaldığını gördük. Bu durum bir işçi kadının şu sözlerinde karşılık buldu: “Tek başımıza olduğumuzda hiçbir şey kazanamıyoruz.”

‘Açlıkla sınanıyoruz’

Sohbet konularımızdan biri de elbette ki geçim sorunuydu. İşçi kadınlardan biri içinde bulundukları durumu şöyle özetledi: “Ölümle açlık arasında bir yerdeyiz. Açlıkla sınanıyoruz.”

“Çöpten ekmek alan yok” deniyor ama kadınlar, iş çıkışında akşam pazarlarında kalan ezik bozuk ürünleri toplayan insanları gördüklerini anlattılar. Bir yanda sosyal yardım nutukları atılırken, diğer yanda geçim derdinin kadınların hayatlarını nasıl kuşattığını konuştuk.

İş yerindeki yaptıkları işin belirsizlikleri de cabasıydı: “Net bir iş tanımı yok, herkes her işi yapıyor; sorumluluklar belirsiz.”

‘8 Mart’ta çalışmak zorundayız’

Buluşmamızın sonunda kadınlara 8 Mart’ta alanlara çağrımızı yaptık. Kadınlar, o gün çalıştıklarını, alanlarda olmak istediklerini ama olamadıklarını dile getirdiler. Bu yüzden talepleri açık: “8 Mart kadınlar için tatil olmalı.”

Gersan’da öğle aralarında kurulan bu kısa sohbetler bize bir kez daha gösteriyor ki kadın işçiler yalnızca daha iyi çalışma koşulları değil, insanca bir yaşam istiyor. Bu talep, ancak yan yana gelindiğinde, birlikte mücadele edildiğinde güçleniyor. 8 Mart’a giderken kadınların sözü de talebi de ortada: Eşitlik, hak ve insanca yaşam için mücadele.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Gıda işçisi kadınların 8 Mart talebi: Eşit işe eşit ücret istiyoruz!

Gıda iş kolunda işçi kadınlar eşit işe eşit ücret istiyor. Tacizsiz, mobbingsiz bir çalışma ortamı ve geçinebilecekleri bir ücret talep ediyor.

Gıda işçisi kadınlar: 'Ürettiğimiz reçeli yedirmiyorlar'

"Yan yana otururken hiç konuşmamızı istemiyordu. Sınıftaki çocuklar gibi konuştuğumuzda ayırıyorlar. Doğum günü kutluyorduk iş yerinde, onu bile ortadan kaldırdılar"

Gıda işçisi kadın: Fabrikada sabun yok, ‘Sabunu evden getirin’ dediler

‘Arkadaşlarımla görüşüyorum. Onlar da korkuyorlar ama mecburlar, gitmekten başka çareleri yok yani. Ya şu anda beni bile çağırsalar ben bile gitmek zorundayım. Başka çarem yok.’


Editörden