Çivisi çıkan dünyada, çekiç emekçi kadınların elinde
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanırken bizde emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz...

Karın, yağmurun, soğuğun hakim olduğu bu aylarda, kanımızı daha da donduran gündemlerle baş başayız. Ücretlere gelen zamları katlayan zamlı faturalar, eğitim yılının ikinci yarısıyla birlikte ortaya çıkan yeni masraflar, çevremizi saran çatışmaların ve savaşların yarattığı kaygı, ülkede yönetenlerin adaletinin altında kalarak yaşadığımız o nefes darlığı, yalnızca Türkiye’de değil; dünya genelinde patronların, prenslerin; ne yaparsa yapsın dokunulamaz olduklarını bilenlerin yaptığı pisliklerden kaynaklı duyduğumuz o ağır mide bulantısı...

Her geçen gün “Bu dünyanın çivisi çıkmış” sözlerini ya içimizden ya da birbirimize tekrarladığımız bir kış geçiriyoruz. Dünyanın çivisi çıktı da onu yerine kim çakacak sorusunu ise belki atlıyoruz, belki de bu soruya verecek cevabı henüz bulamıyoruz. Ancak çivisi çıkan dünyanın ve o çivinin pasıyla zehirlenmemizi uzaktan keyifle izleyenleri gördükçe, o çiviyi yerine takacak olanın bizler olduğunu yavaş da olsa anlamaya başlıyoruz.

Dergimizin bu sayısı, 8 Mart’a giderken her birlikte okuyacağımız, dağıtacağımız ve üzerine tartışacağımız bir sayı olacak. Dünyanın çivisini çıkartanlara, kadınları yoksulluğa, şiddete ve hayal etmek bile istemediğimiz işkencelere maruz bırakanlara karşı çekici büyük bir öfke ve cesaretle eline alan binlerce kadının mücadelesini okuyacağız orta sayfamızda.

Dosyamızda dünya çapında otomatik silahlar, insansız hava araçları ve bombalar arasında kalan kadınların, çocukların hayatlarının bir avuç “deli” öyle istedi diye değil; kâr, kaynak ve ucuz işgücü için nasıl hiçe sayıldığını ve bunun karşısında ne yapmak gerektiğini göreceğiz. Onların ellerinden, yüzlerinden akan pisliğin kaynağını hep birlikte tartışacağız.

Bu pisliği bazen gizli bazen de göğsünü gere gere yapan sınıfın, ülkemizdeki temsilcilerinin kadınları nasıl yoksulluğa ve şiddete mahkum ettiğini, yine o kadınların ağzından okuyacağız.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanırken bizde geçmişteki ve bugün emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle çekiçlerimize hep birlikte sarılacağız.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Kaygıyı öfkeye, öfkeyi örgütlü gücümüze dönüştürelim

2026’ya girerken kadın işçiler daha uzun mesai, daha düşük ücret ve daha güvencesiz bir hayata zorlanıyor. Yoksulluk, iş cinayetleri ve şiddet aynı düzenin ürünü. Biriken öfke iş yerlerine sığmıyor.


Editörden