Erciyes Üniversitesi’nde boşandığı erkek tarafından pompalı tüfekle katledilen Meliha Keskin’in ailesi ve avukatları Kayseri Adliyesi önünde dava sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Açıklamaya, Meliha Keskin’in sıra arkadaşları, avukatlar, Kayseri Kadın Platformu, ERÜ Kadın Çalışmaları Topluluğu, EMEP, CHP, TİP katılım sağladı.
Meliha Keskin’in dava sürecine dair açıklama yapmak istediklerini dile getiren Avukat Fulya Türkiz Yiğit, “Meliha Keskin Sanık Ferhat Karakaya ile sekiz yıl önce boşanmış, boşanma davaları 2022 yılı içerisinde kesinleşmiştir. Meliha Keskin üç çocuğuna tek başına bakman kendi hayatını kurmak üzere çabalayan bir kadındı ta ki 23 Ekim 2025 tarihine kadar. Meliha Keskin’in katili Ferhat Karakaya boşandıktan sonra tehdit, mala zarar verme, ısrarlı takip gibi birden fazla suçu işlemiş Keskin’i adeta canından bezdirmiştir. Keskin’in öldürülmeden önce sanık hakkında 44 defa suç duyurusunda bulunarak adalete sığınmıştır ancak bu 44 dosyanın 26’sında takipsizlik kararı verilmiştir. Bu takipsizlikler sonucunda bugün Meliha Keskin aramızda değildir” dedi.
“Uzaklaştırma kararı bir yılda bin beş yüz kere ihlal edilmiş”
Erciyes Üniversitesi’nin ihmali olduğuna da dikkat çeken Yiğit, “Meliha Keskin okuluna gidip gelen bir öğrenciyken katledildi ancak üniversite kendi sorumluluğundan kaçarak bu cinayeti münferit bir olay gibi göstermekte ve dava sürecine gözlemci olarak bile katılmamaktadır. Söz konusu ihmalle ilgili hala bir çalışması olmayan Erciyes Üniversitesi’nde hiçbir öğrenci güvende değildir. Rektörlük sadece Meliha Keskin’e değil tüm öğrencilerine karşı sorumluluğunu yerine getirmelidir” diye konuştu.
Sanık Ferhat Karakaya hakkında 90 tane uzaklaştırma kararına rağmen bir yıl içerisinde bin beş yüz kere kararı ihlal ettiğini hatırlatan Avukat Fulya Türkiz Yiğit, bu ihlallerin sanığın bu cinayeti planlayarak yaptığına kanıt olduğunu söyledi.
6284 sayılı kanunun etkili uygulanmamasının bir kadının hayattan koparılmasında nasıl sonuçlar doğurduğunu söyleyen Yiğit, “bizler hükümet yetkililerine de sesleniyoruz, etkili uygulamalar olmadığı, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığı bir süreçte kadınların hayatları yok ediliyor. Yeni Meliha Keskinler olmasın diye daha etkili kanunlara ve uygulamalara ihtiyaç ortadadır” dedi.
“Bir kadın adalete sığındıktan sonra korunmak için başka ne yapabilir”
Yargılama sürecindeki ihmallere değinen Avukat Deniz Onaç ise, 26 takipsizlik kararına da vurgu yaparak “Bir kadın adli kurumlara sığındıktan sonra korunmak için başka ne yapabilir” diye sordu.
Yapılan takipsizlik kararlarının hepsinin kopyala yapıştır olduğuna dikkat çeken Onaç “Bin beş yüz ihlale rağmen savcılığın yaptığı herhangi bir işlem yok, şahıs elini kolunu sallaya sallaya dolaşmış ve nihayetinde de planlayarak herkesin gözü önünde Meliha Keskin’i öldürmüştür” dedi.
“Bu cinayet planlı bir şekilde işlenmiştir”
Davanın ilk duruşmasının yakın zamanda gerçekleştiğini belirten Onaç, “sanık ifadelerinde eşime rastgele denk geldiğini, iffetsiz hayat sürdüğünü tespit ettiğini ve bu yüzden de öldürdüğünü söylemekte. Bir kez daha belirtmek gerekiyor ki 8 yıl önce boşanmış birinin eş statüsü yoktur. Sırf kadın olduğu ve korunması devlet tarafından sağlanmadığı için Meliha Keskin bugün aramızda değildir. Şahısla boşanmasının temel nedeni de evlilik birliği boyunca aldatılması ve defalarca şiddete uğraması ve ölüm tehditlerine maruz kalmasıdır. Bundan dolayı hakkını aramış ve adalete sığınmıştır” diyerek süreci anlattı.
Katil Ferhat Karakaya’nın ifadesinde söylediğinin aksine, Meliha Keskin’in takıntılı bir şekilde peşine düştüğünü ve rastgele değil planlı bir şekilde araç kiralayarak, silah temin ederek ve cinayetin işlendiği sabah bulunduğu yeri de işaret ederek “ben buradayım” mesajlarını başkalarıyla paylaşmıştığını söyleyen Onaç, “Kamera kayıtları açık bir şekilde göstermektedir. Kız arkadaşıyla sohbet ederken Meliha Keskin şahsı görünce kaçmış ayağı takılıp yere düşünce de bir el ateş edilmiştir. Ateş edildikten sonra can çekişirken şahıs videosunu çekmiş, bu videoyu başkasına göndermiş ve bir el daha ateş etmiştir. Üstelik kartuşları da toplayarak delilleri de karartmak istemiştir” diye konuştu. .
“Sanık sırtını siyasi bir güce mi yaslıyor”
Dosya üzerinde hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında ihmaller olduğunu belirten Onaç, “aile yargısal süreçten önce hem sanık hem ailesi tarafından Kayseri’de faaliyet sürdüren siyasi bir kişinin sürekli karşılarına çıkarıldığını dile getiriyor. Sanık tarafından bu siyasinin isminin de verildiğini ve “Ben onunla bu işleri çözerim” söylemleriyle defalarca karşılaştıklarını söylüyor. Bu söylemler duruşma tutanaklarına da yansımıştır. Ailenin en büyük korkusu bu siyasi ismin gelip acaba bu dosyaya dokunur mu gerçeğidir. Soruşturma aşamasındaki ihmaller de bu korkumuzu artırmaktadır. Silah temin edilmiş, üzerinde parmak izleri bulunmuş ama savcılık bunu araştırmaktan imtina etmiştir. Sanık cinayet anını kamera kaydına almış şahıslara göndermiş ancak bu şahıslar mahkeme sürecinde tanık olarak dahi mahkeme huzuruna getirilmemiştir. Bizim ısrarımızla yürüyecekse bu adalet arayışı biz sonuna kadar buradayız” dedi.
Katledilen Meliha Keskin’in ailesi ve avukatları adalet sürecindeki ihmallerin kendilerini endişelendirdiğini de dile getirerek adalet mücadelelerinin devam edeceğine vurgu yaptı. Meliha Keskin’in sıra arkadaşları ise “Güvenli kampüsler istiyoruz”, “Meliha Keskin’in hesabını soracağız” “Aktif ve işlevli CİTÖB” istiyoruz gibi dövizler taşıdı.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















