Dudullu OSB'de ve İMES'te bulunan kadın metal işçilerine MESS grup toplu sözleşmelerinin yansımalarını ve sonuçlarını, önümüzdeki sürece ilişkin düşüncelerini sorduk.
Öğretmenler anlatıyor, veliler öğrencilerin yemek, kaynak kitap ve okul masraflarına yetişemiyor
'Basketbolu unutmamak için de mahalledeki parkta olan sahaya gidiyorum. Bu defa da taciz ediliyorum. Her yerde sıkışmış hissetmenin ne demek olduğunu anlatsam kalem kağıt yetmez.'
Gebelikte sağlıklı, dengeli ve zengin bir diyet, annenin ve bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Dr. Akgül Kuru Oktay, gebelerin nasıl beslenmesi gerektiğine dair yazdı.
Yemek deyip geçmeyelim, hele ki Antep’teysek! İçerdiği malzemesiyle, hazırlayanıyla, hazırlanışıyla, tüketilme biçimiyle kültürel ve sosyal bir alan. Hatta bir ayna, tüketenin sınıfının aynası.
Kadınlar aile planlama hizmetine, hastanelerde kadın doğum servislerine erişemiyor. Sağlık hizmetindeki sorunlar anne ve bebek ölümlerine, istenmeyen gebeliklere, sağlıksız bir topluma yol açıyor.
'Sanal ekonomik gerçekliğin içinde kumbarasına attığı bozukluklar alttaki bir delikten düşüp kaybolan biri olarak naçar girişimlere teşvik ediliyoruz. Neyin tasarrufu?'
‘Ben bir kadın işçi olarak birlikte mücadeleye, sınıfın kendi çıkarlarına, emeğimize ve çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaya çağırıyorum herkesi.’
Sokağının ‘huzuru’ bozulmasın diye sessiz kaldığımız şiddet, taciz, tecavüz… Çocuğuna bağıran çağıran, parkın ortasında vuran, ebeveynlere ‘Ama o onun anası, babası’ diyenleri bir düşünün...
Dünya, nişasta bazlı şekeri buldu, früktoz ve glikoz şurubunu buldu. Ben de tahin helvası almak için girdiğim dükkânda ‘Gerçek şekerden mi’ diye sormayı öğrendim. Bu işin tadı iyice kaçtı…
Gül ve Zeynep Sincan’dan iki kadın. İkisi de geçinememekten yakınıyor. Zeynep eşinin kendinden habersiz çok borç yaptığını söylüyor ve ekliyor: ‘Daha fazla borç yapamasın diye nafaka bağlattım.’
Kız kardeşi üvey baba baskısıyla evden kaçtı, onu ruhen ve bedenen yaralanmış bir halde buldular. Çevrelerindeki kadınlarla el ele verdiler. Şimdi umudu büyütüyorlar…
8 Mart’ın yaklaştığı şu günlerde bizler sesimizi daha da yükselterek, daha çok bir araya geleceğiz ve daha gür haykıracağız: Yaşasın kadın dayanışması!
Geçirdiği iş kazası sonucu yaşamı altüst olan ve eşi iş kazasında can veren iki kadın anlatıyor: ‘Yaşadıklarımızın sebebi olan patrona güvenmek yerine en baştan hakkımı aramalıymışım.’
MESEM ve yeni eğitim politikaları çocukları okuldan koparıp ucuz iş gücüne dönüştürüyor. Yoksulluk derinleşirken her 4 çocuktan 1’i çalışıyor; devlet ise çocuk işçiliğini meşrulaştıran adımlar atıyor.
Eyüp Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Korosu'ndan Songül yazdı: Bir araya geldiğimiz zaman, ev işlerini, çocuklarımızın okul ve sınav stresini, geçim sıkıntılarımızı biraz da olsa unutuyoruz
Dünya 2024 yılına hareketli girdi. Bir yandan Orta Doğu’da süren savaş ve katliam, bir yandan da farklı ülkelerde kadınların hakları için mücadelesi sürüyor.
Açlık sınırının altında yaşadığımız bir dönemde, insanca yaşanacak bir ücret mücadelesi verirken, kadın cinayetleri durdurulsun, çocuk istismarı son bulsun derken tüm gündemimiz savaş oldu.
Sadece bir kişi ve bir hastalık üzerinden bu ülkedeki sağlık sistemi, hastaların karşılaştığı tablo okunabilir.
Sorunlarımız ortak ve her sohbetin sonunda ‘biz birlikte olduğumuz sürece güçlüyüz’ noktasında birleşiyoruz.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















