Femmes Egalité: Savaş politikalarına, toplumun askerileştirilmesine ve çocukların askeri disiplin altına alınmasına hayır
Fransa'dan Femmes Égalité, savaş politikalarına, NATO'ya, toplumun ve okulların askerileştirilmesine karşı kadınların ortak mücadelesini ve barış çağrısını yükseltiyor.

2024-2030 Askerî Programlama Yasası’nın kabul edilmesi ve bunu izleyen ek bütçelerle birlikte silahlanma bütçesindeki artış hız kesmeden devam etmektedir.

Ulusal Meclis, 3 Haziran tarihinde Askerî Programlama Yasası’nın (LPM) güncellenmesine ilişkin yasa tasarısını kabul etmiştir. Bu yasa, devletin 2024-2030 yılları arasında altı yıl boyunca silahlı kuvvetlerine ayıracağı harcamaların çerçevesini belirlemektedir.

6,7 milyar avroluk bir artış oylanmış ve böylece askerî harcamalar 57,1 milyar avroya çıkarılmıştır.

Ordu bütçesi böylelikle on yıl içinde iki katına çıkmış olacaktır.

Ek teçhizatlar arasında insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve İHA karşıtı savunma sistemleri (14 milyar avro) ile mühimmatlar (8,5 milyar avro) bulunmaktadır. Ayrılan bütçenin ayrıca yeni ulusal hizmet sistemini (2,3 milyar avro), dış operasyonları (2,3 milyar avro) ve personel ile işletme giderlerindeki artışları (7,8 milyar avro) finanse etmesi öngörülmektedir.

Hedef belirlenmiştir: 2030.

Emperyalist bir güç olan Fransa, kendi ekonomik ve stratejik çıkarlarını savunmak amacıyla birçok çatışmada yer almaktadır. Fransız şirketleri hem Ukrayna’ya hem Rusya’ya, İsrail’e ve Orta Doğu monarşilerine askerî malzeme sağlamaktadır.

Silahlanma bütçesindeki bu artışlar, silah sanayisine yüksek kârlar sağlamak amacıyla ayrılan milyarlarca avro anlamına gelmektedir; bu kaynaklar ise doğrudan sosyal hizmetler, sağlık, eğitim ve çalışma alanlarına ayrılması gereken bütçelerden kesilmektedir.

Bunun bedelini emekçiler, halkçı sınıfların aileleri ve gezegenimiz ödeyecektir.

Biz şunu söylüyoruz: Bombalamak için değil; sağlık, eğitim ve mahallelerimiz için harcanmalıdır para.

Okulun askerîleştirilmesini öngören Blanchet yasa teklifi

Ayrıca, okulun askerîleştirilmesini gündeme getirecek olan Blanchet yasa teklifi de bulunmaktadır.

Geçtiğimiz kasım ayında Genelkurmay Başkanı General Mandon şu uyarıda bulunmuştu: “Fransa çocuklarını kaybetmeyi kabul etmelidir.”

Savaş yanlıları çok daha ileri gitmek istemektedir. Yedek askerler tarafından verilecek ve haftada 35 dakika sürecek bir savunma dersi getirilmek istenmektedir. Bu ders, ortaokulun ilk sınıfından lise son sınıfa kadar zorunlu olacak ve programı Savunma Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecektir.

Sendikal örgütlerin büyük çoğunluğu, öğretmenlerin araçsallaştırılmasına ve gençlerin savaşa razı olacak şekilde hazırlanmasına karşı çıkarak bu projeye sert biçimde karşı çıkmaktadır.

Somut olarak dayatmak istedikleri şunlardır:
•    Ortaokuldan lise son sınıfa kadar zorunlu « Savunma » dersleri.
•    Ortaokul ve liselerde askerî yedek personelin görevlendirilmesi.
•    Lise bitirme sınavı ve yükseköğretim için avantaj sağlayacak bir askerî staj.

Bu, devlet tarafından örgütlenen bir okulun askerîleştirilmesidir.

Silahlanmaya değil, konuta kaynak ayrılsın

Femmes Égalité örgütü, halk tasarruf hesabı olan Livret A’nın nükleer sektörün finansmanında kullanılmasına karşı yürütülen kampanyaya da katılmıştır. Bu karar, Emmanuel Macron tarafından alınmıştır.

Oysa Livret A’nın öncelikle sosyal konutların ve bunların yalıtım çalışmalarının finansmanında kullanılması gerekmektedir; kamu politikalarının zaten ciddi gecikmeler yaşadığı alanlar bunlardır.

“Savaş ekonomisine ve toplumun askerîleştirilmesine hayır! Silahlanma yarışına son!” Bu, Femmes Égalité’nin de imzacısı olduğu ortak bir imza kampanya bildirisidir. Bildiri silahlanma yarışının durdurulmasını, Fransa’nın NATO’dan çekilmesini, halkların egemenliğine saygı gösterilmesini, dünyadaki emperyalist ve sömürgeci müdahalelerin sona ermesini, Fransa askerlerinin Afrika’dan ve diğer bölgelerden çekilmesini talep etmektedir.

Savaşa karşı mücadele doğrudan kadınların sorumluluğudur

Savaşa karşı mücadele, hem mecazî hem de gerçek anlamda yaşamsal bir mücadele hâline gelmiştir. 

Savunulması gereken kendi yaşamlarımız ile çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşamlarıdır. Bu, kadınlar açısından acil bir mücadeledir. Yetersiz kaynaklar nedeniyle yıkıma uğratılan kamu hizmetlerinin başlıca kullanıcıları bizleriz; çünkü devlet kaynakları silah üretiminin finansmanına yönlendirilmektedir.

Savaş, güçlünün zayıfı ezmesidir; sömürgecinin sömürgeleştirileni ezmesidir; şovenizmin yabancıyı ezmesidir.

Günümüzde savaşların başlıca kurbanları sivil halklardır. Kadınlar ilk bedel ödeyenlerdir; yerinden edilmelere, tecavüzlere, yol üstünde doğum yapmaya ve ailelerin parçalanmasına ilk maruz kalanlardır.

Savaşlar, egemenlik kurma ve şiddet iradesiyle doludur; bu ise bizim istediğimiz dünyanın tam tersidir.

Dünyanın her yanında çatışmalar çoğalmakta, emperyalist güçler halkların haklarını giderek daha fazla çiğnemekte, nükleer silahlar insanlığı tehdit etmeyi sürdürmekte ve dünya genelinde askerî harcamalara, silahlanmaya ve yeni çatışmaların hazırlanmasına milyarlar harcanmaktadır.

Emperyalist savaşlara karşı dünyanın bütün halklarının kadınları, dayanışmaya!

*Fransa’dan Toplumsal Kurtuluş ve Sosyal İlerleme İçin Femmes Égalité Kadın Örgütünün 20 Haziran’da gerçekleşen Savaşa ve NATO’ya karşı Uluslararası Kadın Buluşması Webinarına yazılı olarak gönderdikleri mesajı

Görsel: Canva


  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden