Almanya’da kadına yönelik şiddet alınan bazı önlemlere rağmen azalmıyor. 2026 yılında şimdiye kadar ölümle sonuçlanan 108 cinayet kayıtlara geçti ve hemen her gün bir kadın cinayeti teşebbüsü gerçekleşti.
Almanya’da kadınlara yönelik şiddet 2026 yılında da hız kesmedi. Şimdiye kadar 266 cinayet faili ile ilgili suç duyurusunda bulunuldu. Bugüne kadar 108 kadın, 2 kız çocuğu (6 ve 10 yaşlarında), 2 erkek çocuğu (13 ve 14 yaşlarında) ve 7 erkek; eşleri, eski eşleri, tanıdıkları, akrabaları, hayat arkadaşları, kardeşleri, oğulları, babaları, sınıf arkadaşları, komşuları, meslektaşları vb. tarafından şiddete maruz bırakılarak öldürüldü. Ayrıca 132 kadın, 4 kız çocuğu, 12 erkek, 2 erkek çocuğu ve 1 küçük çocuk yaralandı; 38 kadın ve 4 çocuk ölümle tehdit edildi. Temmuz ayında 47 saldırıda, 11 kadın katledildi.
Ağustos ayında kayıtlara geçen 43 olayın 19'u ölümle sonuçlandı. Eylül ayında ise şimdiye kadar 25 olay kayıtlara geçti, 11 kişi katledildi.
Coesfeld'de sığınmaevinde cinayet
23 Eylül'de Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletine bağlı Coesfeld kentinde, 36 yaşındaki üç çocuk annesi Türkiye kökenli bir kadın, kaldığı sığınma ve barınma merkezinde evli olduğu erkek tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Polis, olayla bağlantılı olarak kadının evli olduğu 43 yaşındaki erkeği gözaltına aldı. Savcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye vatandaşı olan çiftin bir süredir ayrı yaşadığı belirtildi. Erkeğin eve dönme isteğini reddeden kadının çarşamba günü öğle saatlerinde barınma merkezinde vücudunun üst bölümünde bıçak yaralarıyla bulunduğu bildirildi. Ağır yaralı halde bulunan kadına olay yerinde sağlık ekipleri tarafından kalp masajı yapıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan kadın olay yerinde yaşamını yitirdi. Polis, bir tanığın verdiği bilgi doğrultusunda 43 yaşındaki eşini olay yerinden yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Münster kentinde yakaladı. Yetkililer, şüphelinin hakkındaki suçlamalara ilişkin şu ana kadar herhangi bir açıklama yapmadığını bildirdi. Olay sırasında kadının üç çocuğu okulda bulunmaktaydı.
Olayın ardından polis tarafından özel bir cinayet soruşturma ekibi oluşturuldu. Hayatını kaybeden kadının kesin ölüm nedeninin ve olayın ayrıntılarının belirlenmesi amacıyla otopsi yapıldı. Polis ve savcılık, cinayetin arka planının henüz netlik kazanmadığını ve soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.
Hamburg'da kadın cinayeti
Hamburg’da da 17 Eylül'de Afganistan kökenli 40 yaşındaki bir erkek, polise giderek eşini öldürdüğünü söyledi. Ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan üç çocuk annesi kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Polisin ilk bilgilerine göre şüpheli, Hamburg’un Barmbek semtindeki polis merkezine giderek görevlilere eşini öldürdüğünü söyledi. 40 yaşındaki erkek, polis tarafından gözaltına alındı. Ailenin üç çocuğu gençlik merkezinin korumasına alındı.
Sorun etnik ya da kültürel değil
Çeşitli kadın örgütleri, kadına yönelik şiddetin kültürel ya da etnik değil; sistemden kaynaklı bir sorun olduğuna dikkat çektiler. Katilin göçmen olması durumunda medyada öne çıkarıldığı ve ırkçılığın körüklendiği belirtilerek, ırkçılık ve cinsiyetçiliğe karşı mücadelenin birbirinden ayrılamayacağı bildirildi.
Almanya'da kadın cinayetleri alınan bazı önlemlere rağmen azalmıyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl 308 kadın ve kız çocuğu öldürülmüştü. Bu vakaların 191’i partner, eski partner veya aile bireyleri tarafından işlendi. Cinsel suçlar, aile içi şiddet, dijital şiddet ve insan ticareti vakalarında ise artış yaşandı.
Evsiz kadınlara sunulan: Ya sokak ya şiddet!
Yetersiz barınma yeri ve yüksek kiralar kadınları istismarcı, şiddet içerikli ilişkilerde tutuyor. Sadece Berlin'de yaklaşık 300 kadın sığınmaevi eksikliği var. Şiddete maruz kalan kadınların ilişkilerinden ayrılmalarını kolaylaştırmak ve sığınmaevleri üzerindeki baskıyı azaltmak için bir "sosyal konut politikası" ortaya konulması isteniyor.
Berlin'de kadınlar için sığınmaevi eksikliğinin sürekli tartışılan bir konu olduğunu belirten Berlin Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Girişim (BIG) sözcüsü, şimdiki durumun "çok daha karmaşık" olduğunu, çünkü şehrin "her düzeyde çok az şey yaptığını" kaydediyor.
Ev içi şiddet mağdurları, konut piyasası nedeniyle başkentten taşınmakta önemli zorluklarla karşılaşıyor. Şiddet uygulayan kişiden ayrılmak istiyorlarsa, öncelikle yeni ve uygun fiyatlı bir konut bulma engeliyle karşılaşıyorlar. Sermaye piyasalarıyla yakından ilişkili bir araştırma enstitüsü olan Alman Ekonomi Enstitüsü'nün (IW) temmuz ayı sonunda yayınladığı bir rapora göre, Almanya'nın en büyük 40 şehrinde kiralar son on yılda ortalama yüzde 51 arttı. Raporda, Berlin'de ev sahiplerinin ortalama yüzde 26'lık bir artış talep ettiği belirtildi. Berlin'de kiralar sadece on yılda ortalama yüzde 77 arttı.
Şiddete tahammül ediliyor
Bu durum, kadın sığınmaevlerinin sunduğu hizmetleri kaçınılmaz olarak etkiliyor. Berlin'deki bağımsız kadın sığınmaevi Cocon aile içi şiddetten etkilenen bir kişinin ayrılmak istemesi durumunda ya müsait konut bulunmaması ya da istenen kiraların çok yüksek olması nedeniyle bunu yapma şansının olmadığını açıkladı: "O zaman sığınmaevi, güvenliğe kavuşmanın tek yolu oluyor." Ancak kadın sığınmaevleri, sakinlerin kendi dairelerini bulamadıkları için taşınamamaları nedeniyle aşırı kalabalık kalıyor.
Etkilenen kadınlar şiddet veya evsizlik döngüsüyle karşı karşıya kalıyorlar: Evsizliğin en sık nedeni olan kira borçlarının yanı sıra, kadınlar sıklıkla ev içi şiddeti neden olarak gösteriyorlar. En büyük sorunlardan biri de beraber yaşanan kişi ile ortak kira sözleşmesi. Eğer şiddet uygulayan taraf sözleşmeyi feshetmeyi kabul etmezse, etkilenen kadınlar genellikle sözleşmeden çıkamıyorlar ve sıklıkla kendi konaklama yerlerinden mahrum kalıyorlar. Kadın örgütleri kadınlara özel koruma hizmetlerinin, öncelikle yardım kabul etmelerini ve genellikle gizli olan kadın evsizliğini görünür hale getirmelerini sağladığını vurguluyor. Uygun fiyatlı konut eksikliğinin yanı sıra kadın sığınmaevleri ve kadınlara özel hizmetler için yeterli kaynak da bulunmamakta. Bu nedenle kadınlar için ayrı ve güvenli konaklama yerleri, kadınlara özel hizmetler için yeterli personel, mali ve mekansal kaynaklar ve her şeyden önemlisi, evsiz kadınlar ve çocuklu kadınlar için konut kotaları talep ediliyor.
Fotoğraf: Evrensel
İlgili haberler
Almanya'da göçmen ve mülteci kadın olmak: Ne güvence var ne gelecek
20 Haziran Dünya Mülteciler Gününde Almanya Göçmen Kadınlar Birliğinden Sevinç Sönmez konuğumuz. Göçmen ve mülteci karşıtlığı üzerinden yükselen sağı, bunun kadınların yaşamına etkisini konuştuk.
Almanya'da yeni hükümet ve kadınlar…
Almanya'da koalisyon hükümeti görevine başladı ancak değişiklikler kürtajı belli kurallara bağlayan ve bunlara uyulmadığı takdirde cezayı içeren 218 sayılı paragrafın kaldırılmasını kapsamadı.
Almanya’da kadınlar yasal ve güvenli kürtaj için yürüdü
Almanya’da binlerce kadın kürtajın suç olmaktan çıkarılması, sınırlamaların kaldırılması için eylem yaptı.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























